KÜNYE
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2023/1022 E., 2025/75 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2025
- Esas no
- 2023/1022
- Karar no
- 2025/75
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/04/2023
- Numarası
- 2020/199 Esas 2023/295 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Dava
- Anonim Şirket Hisse Devri - Alacak
- Dava tarihi
- 16/04/2020
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 18/02/2025
Karar Metni
1.035 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki anonim şirket hisse devri ve alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait olan ... Yurt İşletmeciliği İnş. ve Tic.
AŞ'nin davalıyla inanç sözleşmesi imzalayarak şirketin %50 hissesini bedel mukabili ile davalıya devrettiğini, diğer %50 hissesini ise bir bedel olmadan davalı tarafından müvekkiline istendiğinde derhal devredileceği hükmü konularak şirketin tamamının borçsuz olarak davalıya devredildiğini, daha sonra şirketin sürekli borçlandırıldığının müvekkili tarafından öğrenildiğini, kendisine sözleşme gereği %50'lik kısmının borçsuz olarak devredilmesi ve ödenmeyen yurt kiralarının ödenmesi için noter kanalı ile ihtar çekildiğini, buna rağmen cevap alınamadığını,
daha sonra şirketin 3. kişilere satılacağı duyumunu aldığını belirterek müvekkiline ait şirket hissesinin %50'lik kısmının borçsuz olarak müvekkili adına tesciline, 17/08/2017 tarihinden itibaren yurt kira bedellerinin %50'lik kısmının müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalıya dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, taraflar arasında akdedildiği dosya kapsamında sabit bulunan sözleşmeye göre, şirketin %50 şirket hissesini inanç sözleşmesi kapsamında
"inanılana" devir edildiği, inananın ilk talebi üzerine inanılan ismi geçen şirketin %50 hissesini hiçbir bedel talep
etmeden inanana tekrar devir ve temlik edeceğinin hüküm altına alındığı, davacının ... Yurt İşletmeciliği İnşaat ve Ticaret AŞ.'deki 500 adet paya tekabül eden hissenin iptal edilerek davacı adına devir ve tesciline karar vermek gerektiği, davacı yanın aynı zamanda kira gelirlerinin payı oranında ödenmesini talep ettiği, taraflar arasındaki sözleşmede payların inanılan üzerinde olduğu döneme ilişkin elde edilen gelirin inanana ödeneceğine yönelik bir hüküm bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının tek ortağı ve yetkilisi olduğu ... Yurt İşletmeciliği İnşaat ve Ticaret AŞ.'deki 500 adet paya tekabül eden hissenin iptal edilerek davacı adına devir ve tesciline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının kötüniyetli hareket ettiğini, şirket kayıtları üzerinde tarafsız ve gerekli inceleme yapılmadan rapor hazırlandığını, bu raporun mahkeme kararına esas alındığını, inançlı işlemin güven esasına dayandığını, davalının %50'si müvekkiline ait şirketin muvazaalı olarak içini boşalttığını, müvekkili lehine tek bir işlem dahi yapmadığını, davalının dava sonunda ödüllendirildiğini, şirketin borçlarından %50 oranında pay devri ile müvekkilinin sorumlu olmasına neden olan bir hüküm kurulduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davaya konu inanç sözleşmesini imzalamadığını, böyle bir taraf iradesi bulunmadığını, borca batık şirketi devraldığını, kendi imkanlarıyla şirket borçlarını ödediğini, davanın kabulü halinde dahi müvekkilinin yaptığı ödemelerin dikkate alınması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; anonim şirket hisse devri, kira alacağının hisse oranında tahsili istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davacı yan genel davalıyla akdedilen inanç sözleşmesi uyarınca kendisine ait olan anonim şirketin %50 hissesini bedeli karşılığında, kalan %50 hissesini ise bedelsiz olarak istediği anda kendisine derhal devredilmesi koşuluyla şirketi borçsuz olarak davalıya devredildiğini, davalının devir sonrasında şirketi sürekli borçlandırdığını, gönderilen ihtara rağmen inanç sözleşmesi gereğince bedelsiz olarak devredilen %50 hissenin kendisine devredilmediğini, şirket devrinden itibaren yurt kiralarından %50'ye tekabül eden kısmın kendisine ödenmediğini iddia etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraf vekillerinin süresinde vermiş olduğu istinaf başvuru dilekçeleri üzerine istinaf incelemesi için dava dosyası Bölge Adliye Mahkemesine gönderildikten sonra davacı vekili Av. ... UYAP üzerinden sunduğu 13/01/2025 tarihli e-imzalı dilekçe ile davadan feragat ettiğini bildirmiştir.
Bilindiği üzere feragat, 6100 sayılı HMK'nun 307. maddesinde; davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmıştır. Hükmün kesinleşmesinden önceki herhangi bir aşamada davadan feragat edilebilir. Aynı Kanun'un 311. maddesinde ise, feragatin kesin hüküm gibi sonuç doğuracağı açıklanmıştır. Davadan feragatin, davayı sona erdiren kesin bir usul işlemi olması sebebiyle dilekçede açıkça gösterilmesi, kayıtsız ve şartsız olması gerektiği kuşkusuzdur.
Davacı vekilinin dosya içerisinde yer alan Ankara 65. Noterliğinin 11/06/2019 tarihli 12763 yevmiye numaralı vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür.
Hal böyle olunca, davacı vekilinin istinaf aşamasında davadan feragat ettiği gözetilerek taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2023/1022, K. 2025/75, 13 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama