KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2023/1848 E., 2024/1527 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi Asıl Davada Davacı Vekili Davalılar
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2024
- Esas no
- 2023/1848
- Karar no
- 2024/1527
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/09/2023
- Numarası
- 2022/603 Esas 2023/582 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 08/09/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 24/12/2024
Karar Metni
1.844 kelime·9 dk okuma·7 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davaların yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükme karşı asıl ve birleşen davada davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
ASIL DAVADA DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın Kolej şubesi ile dava dışı ... Hayv. Gıda San. ve Tic. Ltd.
Şti. arasında akdedilen 29/01/2018 tarihli Kredi Genel Sözleşmesi uyarınca ticari krediler kullandırıldığını, davalıların sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kredi hesaplarının kat edildiğini, Üsküdar 23. Noterliğinden ihtarnamenin tüm borçlulara keşide edildiğini, davalılar haricindeki diğer tüm borçlulara tebliğ edildiğini, hiçbir ödeme yapılmadığını, borcun ödenmemesi üzerine Ankara 28. İcra Müdürlüğünün 2022/7613 sayılı dosyasına kayden icra takibine başlandığını, davalılarca borca itiraz edildiğini, takibin durduğunu,
davalıların itirazının haksız ve yersiz olduğunu iddia ederek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ASIL DAVADA CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin ve iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, ilamsız takibin usulüne uygun olarak hazırlanmadığını, borcun sebebinin açıkça belirtilmediğini, müvekkillerinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, eşin kefaletine ilişkin herhangi bir rıza beyanı olmadığını, dava dilekçesinde talep edilen alacak miktarına, kefalete, kefalet türüne, faize, faiz oranına, faiz türüne ve BSMV'ye itiraz ettiklerini, davacının talep ettiği alacağın zamanaşımına uğradığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte dava konusu hesabın usulüne uygun kat edilmediğini,
müvekkilleri açısından temerrüt koşullarının da oluşmadığını, temerrüt faizi ve sözleşme faiz oranlarının da fahiş olduğunu, yasa ve usule aykırı olduğunu, davanın yasal hak düşürücü sürede açılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
BİRLEŞEN DAVADA DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın Kolej şubesi ile dava dışı ... Hayv. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında akdedilen 31/12/2018 tarihli kredi genel sözleşmesi uyarınca ticari krediler kullandırıldığını, davalıların sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, kredi hesaplarının kat edildiğini, Üsküdar 23. Noterliğinden ihtarnamenin tüm borçlulara keşide edildiğini, davalılar haricindeki diğer tüm borçlulara tebliğ edildiğini, hiçbir ödeme yapılmadığını, borcun ödenmemesi üzerine Ankara 28. İcra Müdürlüğünün 2022/7614 sayılı dosyasına kayden icra takibine başlandığını, davalılarca borca itiraz edildiğini, takibin durduğunu, davalıların itirazının haksız ve yersiz olduğunu iddia ederek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin ve iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, ilamsız takibin usulüne uygun olarak hazırlanmadığını, borcun sebebinin açıkça belirtilmediğini, müvekkillerinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, eşin kefaletine ilişkin herhangi bir rıza beyanı olmadığını, dava dilekçesinde talep edilen alacak miktarına, kefalete, kefalet türüne, faize, faiz oranına, faiz türüne ve BSMV'ye itiraz ettiklerini, davacının talep ettiği alacağın zamanaşımına uğradığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte dava konusu hesabın usulüne uygun kat edilmediğini,
müvekkilleri açısından temerrüt koşullarının da oluşmadığını, temerrüt faizi ve sözleşme faiz oranlarının da fahiş olduğunu, yasa ve usule aykırı olduğunu, davanın yasal hak düşürücü sürede açılmadığını belirterek davanın reddine, %20 kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davalılar asıl ve birleşen dosyada kredi sözleşmesinde isimlerinin yazılı olduğu sayfalarda imzaların kendilerine ait olup, yazıların kendi eli ürünü olmadığına yönelik itirazda bulunmuş olup, grafoloji uzmanı bilirkişi raporu içeriği ve dosya kapsamı itibariyle her iki genel kredi sözleşmesinde davalı ... ile ilgili yazıların ... elinden çıktığını gösterir irtibatın saptanamadığı, eli ürünü olmadığı, bu şekliyle müteselsil kefaletin bu davalı yönünden geçerli sayılamayacağı;
davalı ... hakkında açılan asıl ve birleşen davaya ilişkin, mahkemece yapılan inceleme, alınan bilirkişi asıl ve ek raporu içeriği ve tüm dosya kapsamına göre, kefalet bölümündeki imza ve yazıların kendi eli ürünü olduğu, kefaletin geçerli olduğu, bilirkişi raporundaki faiz oranına ilişkin belirlemenin sözleşme hükümleri ve dosya kapsamı itibariyle yerinde olduğu, kefilin temerrüdünün ihtarnamenin tebliğ edilememiş olması nedeniyle takip tarihi itibariyle başlayacağı, bilirkişi raporunda bu hususa göre değerlendirme yapıldığı, alacağın likit olduğu gerekçeleriyle asıl davada;
davalı ... hakkında açılan davanın reddine, davalının tazminat talebinin reddine; davalı ... hakkında açılan asıl davanın kısmen kabulü ile, davalının Ankara 28. İcra Müdürlüğünün 2022/7613 sayılı takip dosyasında itirazının 2.518.351,82 TL asıl alacak, 2.469,08 TL noter gideri olmak üzere toplam 2.520.820,90 TL için iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %25,20 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında BSMV işletilmesine,
fazlaya ilişkin istemin reddine, hükmolunan meblağın %20'si oranında hesaplanan 504.164,18 TL icra inkar tazminatının davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davalının tazminat talebinin reddine; birleşen davada ise; davalı ... hakkında açılan davanın reddine, davalının tazminat talebinin reddine, davalı ... hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile,
davalının Ankara 28. İcra Müdürlüğünün 2022/7614 sayılı takip dosyasında itirazının 1.290.729,02 TL asıl alacak, 2.713,59 TL noter gideri olmak üzere toplam 1.293.442,61 TL için iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %25,20 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında BSMV işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, hükmolunan meblağın %20'si oranında hesaplanan 258.688,52 TL icra inkar tazminatının davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan 28/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda sözleşmedeki yazıların davalı ...'e ait olmadığı hususunda kesin bir kanaat bulunmadığını, adli tıp kurumundan rapor alınması gerektiğine ilişkin itirazlarının değerlendirilmediğini, davalıların ödeme emrine itiraz dilekçelerinde imzaya itiraz etmediklerinden davaya cevap dilekçesi ile itiraz edilmiş olması sebep gösterilerek imza ve yazı incelemesi yaptırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili bankadan gelen yazıda imza ve yazıların bizzat bankaca alındığı belirtilmiş olup,
mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, davalı ... hakkında asıl ve birleşen davada yazı ve imzaların davalı ...'e ait olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesine rağmen nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, vekalet ücretinin maktu olması gerektiğini, davanın takip tarihinde temerrüte düştüklerine ilişkin kabulün hatalı olup, bu nedenle temerrüt faizinin eksik hesaplandığını, davalıların adres değişikliğini bankaya bildirmemeleri nedeniyle hesap kat tarihinden itibaren temerrüt faiziyle sorumlu olduklarını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Asıl ve birleşen dava, genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takiplerine vaki itirazın iptali istemlerine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarnamesi, hesap ekstreleri ve sair deliller dosya arasında mevcuttur.
Ankara 28. İcra Müdürlüğünün 2022/7613 sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı - alacaklı tarafından davalı - borçlu ile dava dışı ... ... Ltd. Şti., ... hakkında kredi sözleşmesine dayalı olarak 2.522.023,16 TL asıl alacak, 25.585,39 TL işlemiş temerrüt faizi, 1.279,27 TL BSMV, 2.469,08 TL masraf olmak üzere toplam 2.551.356,90 TL alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibinin davalı borçlu vekilinin yasal süresi içerisinde borca ve fer'ilerinin itiraz etmesi üzerine durdurulduğu, eldeki itirazın iptali davasının İİK.nun 67.maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
Ankara 28. İcra Müdürlüğünün 2022/7614 sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı - alacaklı tarafından davalı - borçlu ile dava dışı ... hakkında kredi sözleşmesine dayalı olarak 1.290.729,02 TL asıl alacak, 15.097,70 TL işlemiş temerrüt faizi, 754,88 TL BSMV, 2.713,59 TL masraf olmak üzere toplam 1.309.295,19 TL alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibinin davalı borçlu vekilinin yasal süresi içerisinde borca ve fer'ilerinin itiraz etmesi üzerine durdurulduğu, eldeki itirazın iptali davasının İİK.nun 67.maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür.
31/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; asıl davada; davacı bankanın davalı kefillerden asıl borçlu hakkında Ankara Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğünün 2022/1024 sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takip nedeniyle tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takip tarihi itibariyle borcunun 2.518.351,82 TL asıl alacak, 2.469,08 TL noter masrafı olmak üzere toplam 2.520.820,90 TL olarak, birleşen davada;
davacı bankanın davalı kefillerden asıl borçlu hakkında Ankara Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğünün 2022/1024 sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takip nedeniyle tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takip tarihi itibariyle borcunun 1.290.729,02 TL asıl alacak, 2.713,59 TL noter masrafı olmak üzere toplam 1.293.442,61 TL olarak hesaplandığını bildirmiş, bu raporda takip tarihinin 17/04/2022 olarak alınıp raporun düzenlendiği, takip tarihi 14/04/2022 olmakla 14/04/2022 takip tarihi itibariyle borcun hesaplanmasını içerir raporun celse arası bilirkişiden istenip buna yönelik raporun sunulduğu,
asıl davada takip tarihi itibariyle alacağın 2.514.710,51 TL asıl alacak, 2.469,08 TL noter gideri olmak üzere toplam 2.517.179,59 TL, birleşen dosyada takip tarihi itibariyle alacağın 1.290.729,02 TL asıl alacak, 2.713,59 TL noter gideri olmak üzere toplam 1.293.442,61 TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir.
Grafoloji uzmanı bilirkişiden alınan 28/07/2023 tarihli raporda özetle; yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda, dava konusu, 29.01.2018 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin 38. sayfasındaki ve 31.12.2018 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin 48. Sayfasındaki ... ile ilgili yazıların, mevcut mukayese yazılarına kıyasen, davalı ... elinden çıktığını gösterir nitelikte aralarında grafolojik yönden irtibat saptanmadığı, dava konusu, 29.01.2018 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin 43. sayfasındaki ve 31.12.2018 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin 53. Sayfasındaki ... ile ilgili yazıların, özellikle 24.12.2015 tarihli dilekçedeki mukayese yazısına kıyasen davalı ...'nun eli ürünü olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Dosya kapsamından; davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... Hayvancılık ... Ltd. Şti. arasında 29/01/2018 tarihli 3.000.000,00 TL limitli ve 31/12/2018 tarihli 6.500.000,00 TL limitli iki adet genel kredi sözleşmesi akdedildiği, asıl ve birleşen davada davalıların sözleşmelerde müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu, davalı ...'nun sözleşmeler tarihinde evli olmadığı, davalı ...'ın kefaletinin geçerli olduğu,
sözleşmeler kapsamında kullandırılan kredi borçlarının ödenmemesi üzerine bankaca hesabın Üsküdar 23. Noterliğinden 16/03/2022 tarih 16509 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile kat edilerek davalılar ile dava dışı asıl borçluya gönderilen ihtarnamenin asıl borçlu davalı şirkete 21/03/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davalılara çıkartılan tebligatın iade edildiği,
böylelikle davalılar yönünden temerrütün takip tarihinde gerçekleştiği, mahkemece alınan 28/07/2023 tarihli grafoloji raporu ile takip konusu genel kredi sözleşmelerinin kefil bölümündeki davalı ... adına atfen yazıların elinden çıktığını gösterir nitelikte aralarında grafolojik yönden irtibat saptanmadığı, davalı ... adına atfen yazıların eli ürünü olduğunun tespit edildiği, böylelikle asıl ve birleşen davada davalı ...'nun asıl ve birleşen dava konusu talep edilen alacaklardan sorumlu olmadığı,
grafoloji raporunun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olması karşısında mahkemece hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davalı ... hakkında açılan asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı,
yine davalı kefil ...'ya hesap kat ihtarnamesinin tebliğ edilememesi nedeniyle takip tarihinden itibaren temerrüte düştüğünün kabulünde ve davalı ... hakkındaki davanın esastan reddedildiği gözetilerek anılan davalı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin asıl ve birleşen davaya yönelik tüm istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabul kısmen reddine yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2023/1848, K. 2024/1527, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama