İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1849 K.2024/2227

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde…

Esas2023/1849Karar2024/2227Tarih19 Aralık 2024Okuma10 dk · 1.980 kelime

KÜNYE

T.C. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi İstinaf Yoluna

Karar tarihi
19 Aralık 2024
T.C. SAKARYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2023/1849 - 2024/2227
Esas no
2023/1849
Karar no
2024/2227
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
14.03.2023
Numarası
2022/614 Esas - 2023/179 Karar
Başvuran davacı
...........
Vekili
Av. ..............
Davalı
**** **** **** ****
Vekili
Av. M............
Davanın konusu
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazm.
Başvuru tarihi
13.10.2023
İstinafa geliş tarihi
14.11.2023
Yazım tarihi
19.12.2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.980 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde.

20.01.2016 tarihinde ...'nın sevk ve idaresindeki ...plakalı araç, D100 Ankara istikametinde seyir halindeyken aracının ön kısımları ile yine aynı istikamette seyreden ... plakalı aracın arka kısımlarına çarpması sonucu meydana gelen kazada ...plakalı araçta yolcu konumunda bulunan davacının oğlu ...'nin vefat ettiğini, bu kaza sonucu neticesinde müteveffanın desteğinden mahrum kalan davacının fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak ve poliçe teminat bedeli ile sınırlı olmak koşuluyla;

harca esas değer 1.000,00 TL olmak üzere, bakiye alacağın güncel asgari ücret verilerine göre temerrüt tarihinden itibaren işletilecek faizi ile hesabı ve ödenen 94.792,12 TL'nin mahsubu ile destekten yoksun kalma tazminatının bilirkişi aracılığıyla tespiti ile taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davalı şirketin itirazı neticesinde alınan ek bilirkişi raporu davalı şirket yönünden usuli kazanılmış hak oluştuğunu, davacı tarafından işbu davaya konu edilip bakiye tazminat talebinde bulunma hakkı olmadığını, davalı Şirketin sorumluluğunun bulunmaması sebebiyle esasa ilişkin itirazları dikkate alınarak davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmiş, mahkemenin bu kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davacının içtihat değişikliği nedeniyle hak kaybına uğramaması maksadıyla, TRH 2010 tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak yapılan hesaba göre belirlenen tazminat talepli Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/614 Esas sayılı dosyasıyla iş bu davanın ikame edildiğini, davacının hak kazandığı tazminat davasının yerel mahkemece gerekçeli kararında hiçbir gerekçe belirtilmeden reddedildiğini, Anayasası’nın 141.maddesi “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır” hükmü gereği gerekçelendirilmemiş bir kararla davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Dava, destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.

Davaya konu, 20.01.2016 tarihinde gerçekleşen çift taraflı maddi hasarlı, yaralanmalı ve ölümlü trafik kazasında davalılardan ... sevk ve idaresindeki ..... plakalı araç ile ...... plakalı aracın arka kısımlarına çarpması sonucu meydana gelen kazada ...plakalı araçta yolcu konumunda bulunan davacının oğlu ... vefat ettiği anlaşılmaktadır.

Davacının desteğinin ölümüne yol açan anılan kaza nedeniyle davacı anne ve dava dışı baba tarafından, destek tazminatı ve manevi tazminat talepli olarak; ölenin diğer yakınları tarafından ise manevi tazminat talepli olarak Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/608 Esas sayılı dosyası ile davalılar sürücü, işleten ve sigortacıya karşı maddi ve manevi tazminat talebinde bulunulduğu, Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/608 Esas sayılı dosyası devam ederken destek alacaklılarından babanın vefatı nedeniyle mirasçılarının katılımı ile davaya devam edilerek;

mahkemesince yapılan yargılama neticesinde 07.12.2021 tarih ve 2016/608 Esas 2021/718 Karar sayılı karar ile şeklen davanın kısmen kabulüne dair karar verildiği ve tarafların yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurmamaları üzerine hükmün 09/02/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. (Bahsi geçen kararın hukuksal niteliğine ilişkin açıklamaya aşağıda ilgili bahiste yer verilecektir.)

İncelenen Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/608 Esas sayılı dosyasında davacı tarafça verilen dava dilekçesindeki maddi tazminat talebi yönünden 6100 sayılı HMK 109.maddesinde düzenlen kısmi davaya özgü "fazlaya ilişkin haklar" saklı tutularak dava açıldığının belirtildiği ve 6100 sayılı HMK 107.maddesi ibaresine ya da belirsiz alacak davası ibaresine yer verilmesi görülmekle bahsi geçen davanın "kısmi dava" şeklinde açıldığı konusunda tereddüt bulunmamaktadır.

Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/608 Esas sayılı dava dosyasından alınan 12.06.2018 tarihli bilirkişi raporu ile hatır taşıması ve müterafik kusur indirimi hususunda takdir mahkemeye ait olmak üzere davacı ...'nin destekten yoksun kalma tazminatı, 94.792,12 TL olarak hesaplanmış olduğu ve bu rapordan sonra davacı tarafça 24.07.2018 tarihinde talep sonucunu 94.792,12 TL olarak ıslah ettiği, davacının destek tazminatını daha yüksek hesaplayan 22.02.2021 tarihli ek bilirkişi raporundan sonra ise davacı vekilince 12.10.2021 tarihinde verilen ikinci bir ıslah dilekçesi ile dava değerini 111.092,37 TL daha artırarak anılan davacı yönünden 205.884,49 TL maddi tazminat talebinde bulunulmuştur.

Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 07.12.2021 tarih ve 2016/608 Esas 2021/718 Karar sayılı kararında; "davacı ... maddi tazminat taleplerini 205.884,49 TL olacak şekilde ıslah ettiklerini, agari ücret esas alınarak hazırlanan 22.02.2021 tarihli hesap raporu hükme esas alındığını, %20 oranında hatır indirimi ve %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak ayrıca taleple bağlı kalınarak ... için 94.292,12 TL tazminata hükmetmiş" olduğu görülmektedir.

Eldeki dava ise davacı destek alacaklısı anne tarafından bilirkişi raporunda güncel asgari ücrete ve hesap yöntemine göre hesaplanan tazminat alacağından ikinci ıslah yasağı nedeniyle mahkemece hüküm altına alınmayan bakiye tazminat alacağına ilişkindir.

İstinaf incelemesine konu Kocaeli 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/614 Esas ve 2023/179 Karar sayılı dava dosyasında, mahkemesince 14.03.2023 tarihinde verilen kararda.

Dosya da alınan 13/06/2018 tarihli bilirkişi raporuna itiraz etmediği, bu dosyada davalının da taraf olduğu, davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, alınan bilirkişi raporuna göre davacı 94.792,12 TL üzerinden ıslah harcını yatırmış olduğu, daha sonradan davacının dışındaki tarafların rapora karşı itirazları ve mahkemece alınan ek raporlar doğrultusunda davacının ikinci kez ıslah 205.884,49 üzerinden davayı ıslah etmiş olduğu,

ikinci kez ıslah yapılamayacağından mahkemece ilk ıslah dilekçesi doğrultusunda karar verilmiş olduğu ve verilen bu kararın kesinleşmiş olduğu anlaşılmakla, bu davanın Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/608 E. Davanın ek davası niteliğinde olduğu, Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/608 E. Dosyada ikinci ıslaha konu olan miktarın ve güncel asgari ücret üzerinden hesaplanacak tazminatın hesaplanarak taraflarına ödenmesini talep etmiş oldukları anlaşılmakla, davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

Buna göre davacı tarafından evvelce açılan davada ilk alınan bilirkişi raporuna karşı ilgili tarafça sessiz kalınmasının hukuksal sonuçları üzerinde durmak gerekmektedir. 6100 sayılı HMK 280 ve 281. maddelerine göre rapora karşı beyanda bulunmasa dahi, tarafın sessiz kalmasının, raporun ilgili taraf açısından kabul edildiği anlamına gelmeyeceği söylenmelidir. Bilirkişi raporları kapsamında usûli kazanılmış haktan söz edilebilmesi için tarafın açıkça rapora karşı itirazının olmadığı yönünde veya bu anlama gelebilecek yazılı ve sözlü beyanı gerekmektedir.

6100 sayılı HMK 281.madesinin 1.maddesinde rapora karşı süresi içerisinde itiraz edilmemesinin, rapora süresi içerisinde itiraz etmeyen taraf açısından ilgili raporun kesinleşeceğine dair yasal bir yaptırım içermediği, iki haftalık süre içerisinde rapora karşı beyan ve itirazlarını ileri sürmeyen tarafın itiraz üzerine tekrar rapor alınmasını isteyemese de 281/2 ve 3.madde kapsamında Hakimin raporu re'sen denetleme yükümlülüğünün de bulunduğu bu hali ile Mahkemenin raporu hükme elverişli görmeyip her zaman bilirkişiden ek rapor talep edebileceğinden ve yeni bir bilirkişi tarafından rapor düzenlenmesine de re'sen karar verilebileceğinden;

bu haliyle susmaya sonuç bağlanarak; rapora itiraz etmemenin karşı taraf yararına usûli kazanılmış hak oluşturacağından, söz etmek olanaklı değildir. Nitekim Anayasa Mahkemesinin, 20.05.2024 tarih ve 32551 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, 21.12.2023 karar tarihli, 2020/21347 Başvuru numaralı kararı ile aynı tarihli 2019/8609 Başvuru numaralı güncel kararları da bu yöndedir.

Bu bağlamda,benzeri aşırı daraltıcı şekle ilişkin kurallar (usûl kuralları) nedeni ile adil yargılanma ve etkili başvuru hakkının zarar görmemesi için usuli kazanılmış hak kavramının hem dar yorumlanması ve hem de yerinde kullanılması gerekmektedir. Böylelikle davacı tarafın mahkeme eli ile belirlenen alacağından daha azına karar verilmesinin ya da davalı tarafın, ödeme sorumluluğundan daha fazlasına karar verilmesinin ortaya çıkaracağı sorunlar önlenebilecektir. Bu açıklamalar doğrultusunda incelen Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 07.12.2021 tarih ve 2016/608 Esas 2021/718 Karar sayılı dava dosyasında, mahkemesince ilk alınan 12.06.2018 tarihli aktüerya raporunun davacı ... vekiline

tebliğ edilmiş olduğu ve davacı vekilince rapora karşı beyan dilekçesi sunulmadığı ancak davacı vekilinin raporu kabul ettiklerine ilişkin duruşma tutanağına geçirilen sözlü bir beyanı olmadığı gibi rapora karşı bu yönde bir beyan dilekçesi de sunulmadığı, bu haliyle rapora karşı sessiz kalınmasının, 6100 sayılı HMK 281.maddesinin düzenleniş biçimine göre rapor içeriğinin zımnen kabul edildiği anlamına gelemeyeceği değerlendirildiğinden; yerel mahkemece davanın usûli kazanılmış hak nedeniyle esastan reddine dair karar usul ve yasaya aykırı görülmüştür.

Öte yandan, 6100 sayılı HMK 114/1-i ve 115/2.maddesileri gereğince, Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 07.12.2021 tarih ve 2016/608 Esas 2021/718 Karar sayılı kesinleşen kararının eldeki dava dosyası bakımından "kesin hüküm" teşkil edip etmediği ve bu nedenle mahkemesince verilmesi icap eden kararın "dava şartı yokluğundan usulden ret" kararı olup olmadığının da değerlendirilmesi gerekmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115 maddesine göre; mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.

6100 sayılı HMK'nın 109. maddesinde "(1) Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir. (2) (Mülga fıkra: 01/04/2015-6644 S.K./4. md) (3) Dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hâli dışında, kısmi dava açılması, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmez." hükmüne yer verilmiştir.

6100 sayılı HMK'nın 114. maddesinin (i) bendinde, "aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması" dava şartı olarak öngörülmüş; aynı Kanunun 303. maddesinin ilk fıkrasında ise "bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir" denilmek suretiyle kesin bir hükmün başka bir davada, dava şartı olarak değerlendirilebilmesi için her iki davanın tarafları, sebepleri ve konularının aynı olmasının zorunlu olduğu vurgulanmıştır.

Bu genel açıklamalardan sonra somut uyuşmazlığa döndüğümüzde Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 07.12.2021 tarih ve 2016/608 Esas 2021/718 Karar sayılı kararına ilişkin gerekçeli karardaki hüküm fıkrası ve fer'i hükümler bir bütün olarak değerlendirildiğinde;

mahkemesince her ne kadar davanın kısmen kabulüne şeklinde hüküm türü yazılmış ise anılan kararın gerekçesinde ikinci ıslah yasağı nedeniyle ikinci ıslah dilekçesine sonuç bağlanamadığı hususunun açıkça yazılmadığı ancak 22.02.2021 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alındığının yazılı olduğu ne var ki hem hatır taşıması ve hem de bölüşük kusur nedeni ile ayrı ayrı %20 oranında yapılan indirim nedeniyle mahkemesince kabul edilen tazminat miktarının ne olduğu açıkça kararda yazılmadan;

davacı yararına hesaplanan tazminatın davacının ilk ıslah dilekçesi ile talep ettiği miktarın üzerinde olduğu kabul edilerek "taleple bağlı kalınarak" denilerek aslında davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.

Nitekim davacının talebinin, hak kazanılan ve mahkemece kabul görenden daha azı olduğuna işaret eden "taleple bağlı kalınarak" ibaresinin, davacının talebinin, hak kazanılan tazminattan daha fazla olduğunda kullanılması icap eden "davanın kısmen kabulüne" ibaresi ile aynı anda kullanılmayacağı değerlendirildiğinden ve ayrıca gerekçeli kararın maddi tazminata ilişkin yargılama giderleri ve vekalet ücretine ilişkin fer'i bölümleri incelendiğinde; davalı yararına vekalet ücretine de hükmedilmemiş olduğu görüldüğünden;

verilen kararın davanın kısmen kabulüne dair karar olamayacağı ve bu nedenle kesin hüküm için ancak öncesinde davacının tüm iddia ve taleplerinin dinlenerek bir kısmının kabul edilmesi ve bir kısmının reddedilmesi halinde oluşabilecek kesin hüküm durumunun somut olayda bulunmadığı söylenmelidir.

Şu halde, ilk derece mahkemesince hatalı bir şekilde işin esasına girilmeksizin; davanın "usûli kazanılmış hak nedeniyle" reddine karar verilmekle, tarafların davanın esası ile ilgili olarak gösterdikleri deliller toplanmamış ve değerlendirilmemiş olduğundan; davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, işin esasına girilerek yargılamaya devam edilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14.03.2023 tarih ve 2022/614 Esas, 2023/179 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-a-4 ve 353/1-a-6 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA,

2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

3-Davacı tarafından yatırılan istinaf harcının istek halinde yatırana iadesine,

4-Davacının istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin esas hakkında verilecek kararda değerlendirilmesine,

5-Harcanmayan istinaf gider avansının yatırana iadesine,

6-Karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 19.12.2024

... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır

*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır*

Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/1849, K. 2024/2227, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1849
Karar No
2024/2227
Tarih
19 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2023/1861 K.2024/1760
  • Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1867 K.2024/1853
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2023/1870 K.2024/1793
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2023/1874 K.2024/1852
  • Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1876 K.2024/2296
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2023/1879 K.2024/2278

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.