KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2023/1940 E., 2024/159 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi Davacı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2024
- Dosya no
- 2023/1940
- Karar no
- 2024/159
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/09/2023
- Numarası
- 27/09/2023
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Dava
- Şirketin İhyası
- Dava tarihi
- 05/06/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 07/02/2024
Karar Metni
1.399 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki şirketin ihyası ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekili ile davalı tarafça süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili kurumun alacağını tahsil edebilmesi ve Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/203 Esas sayılı dosyasında açılan davada taraf teşkilinin sağlanabilmesi amacıyla .... Ltd. Şti. (... Şirketi) ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; ihyası istenilen şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Geçici 7. maddesi kapsamında 23/01/2014 tarihinde re'sen terkin edildiğini, ihyası istenen şirketin müdürlüklerine bildirilen son adresine kapatılma nedenine ilişkin TTK'nin Geçici 7. maddesinin 4. fıkrasının a bendi uyarınca 03.10.2013 tarihinde çıkarılan tebligatın "taşınmış” notuyla iade olunduğunu, ihtarın ayrıca 07/10/2013 tarih 8420 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiğini,
2 ay içinde bildirimde bulunmadığı takdirde münfesih sayılacağı ilanen bildirilen şirketin süresi içinde başvuruda bulunulmadığı için 28.01.2014 tarih ve 8495 sayılı TTSG'de yapılan ilan ile sicilden re'sen terkin edildiğini, şirketin kapanmadan önce devam eden bir davasının olmadığını, şirketin terkin tarihinde;
şirketin derdest davalarının, alacak ve borçlarının müdürlükleri tarafından bilinmesinin mümkün olmadığından işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, söz konusu şirketin Geçici 7.madde uyarınca münfesih sayılması gerektiğini, müdürlüklerinin tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan doğan zorunlu hasım durumunda olduğunu, bu nedenle yapılacak yargılama sonucu zorunlu hasım olmaları ve davanın açılmasında kusurlarının bulunmaması nedeniyle tarafımıza yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; talebe konu edilen şirketin 6102 sayılı TTK'un 7. maddesindeki koşulların oluşması karşısında yasal ihtar ve ilanın yapıldığı, bu durumda Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından tasfiye kapanış işleminin tescil edildiği yapılan bu işlemler yasaya uygun olmakla birlikte, tüm malvarlığı tasfiye edilmeyen sermaye şirketleri ve kooperatiflerin tasfiye kapanışının yapılamayacak olması karşısında, TTK'un geçici 7. maddesinin 15. fıkrası gözününde bulundurularak,
talebe konu şirket aleyhinde Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/203 esas sayılı dosyasında dava açılmış olması nedeniyle tasfiyenin tamamlanmış sayılamayacağının kabulü gerektiği, bu durumda davacının hukuki menfaatinin bulunduğu gözetilerek görülen dava ile ilgili olarak taraf teşkilinin sağlanması için dava konusu ...
Şirketi'nin ihyasına, eksik tasfiye işlemlerinin ifası içinde niza konusu olan şirketin son tasfiye kurulu bulunmadığından, Av. ...'ın görevlendirilmesine, davanın kabulü ile, ... Şirketinin (eski ünvanı: ....Şti.) Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/203 esas sayılı dosyasına münhasır olmak üzere yeniden ihyasına, tasfiye memuru atanmasına karar vermiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu ....
Şti.'nin terkin işlemleri hukuka uygun olmaması nedeniyle, tasfiye memuru atanmaksızın şirketin tümüyle ihyası ile hukuka aykırı işlemler sonucu dava açılmasına sebebiyet verildiği için davalı aleyhine harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin talep edildiğini, davalı tarafından ihtarın sadece şirketin adresine gönderildiğini ancak sicil kayıtlarına göre şirketi temsil ve ilzama yetkilendirildiğini, kişiye gönderilmediğini, bu durumda ihtarın usulüne uygun olmadan eksik yapıldığının açık olduğunu,
sadece şirketin adresine ulaşılmadığı gerekçesiyle şirket yetkililerine ihtar gönderilmeden resen terkin işleminin yapılmasını hukuka aykırı olduğunu, ancak ihtarın Ankara Ticaret Odasının internet sitesinde veya TOBB'un internet sitesinde yayınlandığına dair bilgi veya belge bulunmadığını, davalı tarafından ihtarın usulüne uygun olarak yapılmadığını ve madde hükmünde yer alan tüm hususların yerine getirilmediğinin anlaşıldığını, bu itibarla ....
Şti.'ne veya şirket yetkilisine tebliğ edilmeksizin doğrudan Ticaret Sicil Gazetesindeki ilan suretiyle yapılan ihtarın usulüne aykırı olduğunu, dava konusu .... Şti.'nin terkin işlemlerinin hukuka uygun olmadığını, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ...Şirketi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7.maddesi kapsamında 23/01/2014 tarihinde re'sen terkin edildiğini, 28/01/2014 tarihli 8495 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiğini, ihya davalarının tüzel kişiliğin tekrar kazanılması üzerine davalar olduğunu, ihya kararıyla birlikte tüzel kişiliğin süresiz şekilde kazanılması söz konusu olduğunu, gerçekleştirilen ihya tescili ile birlikte şirket bütünüyle canlandırıldığını, aktif hale getirilmiş ve tekrar ticaret sicile kaydedilerek tüzel kişilik kazandığını,
Ticaret Sicili Müdürlüğü tescile dair verilen kararlara karşı açılan davalarda yasadan doğan zorunlu hasım durumunda olduğunu, davada taraf gösterilmesinin sebebinin de bu olduğunu, bu nedenle yapılacak yargılama sonucu, zorunlu hasım olmamız nedeniyle taraflarına yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesinin gerektiğini, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak,
şirketin sicil kayıtlarında aktif durumda olmasından dolayı hukuki yarar yokluğu sebebiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesini, müdürlüklerinin yasal(zorunlu) hasım olduğundan aleyhe vekâlet ücreti-yargılama giderine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, limited şirketin ihyası istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamından; Ankara 18. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/203 Esas sayılı dosyasında davacı tarafından ihyası talep olunan şirket ve diğer davalılar aleyhine rücuen tazminat talebi ile dava açıldığı, açılan davada 22.05.2023 tarihli ara karar ile davacı vekiline ....Şti.'nin ihyası davası açması için yetki ve süre verildiği görülmüştür.
Ticaret sicil kaydının incelenmesinde; ihyası istenen .... Şti. Geçici 7.madde uyarınca 23.01.2014 tarihinde sicilden terkin edildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili ile davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünün istinaf başvurusu kamu düzenine aykırılık yönünden incelendiğinde, Kızılcahamam Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 17/11/2021 tarih ve 2021/117 Esas 2021/400 Karar sayılı kararında davacı Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen 2021/23 Esas sayılı rücuan tazminat davasında ihya davası açmak üzere süre verildiği belirtilerek davalı ... aleyhine ....
Şti.'nin ihyası istemiyle açılan davanın kabulü ile şirketin sınırlama olmaksızın şirketin sınırlı ihyasına karar verilmiş bu karar Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesinin 28.12.2022 tarih 2022/191 Esas 2022/1795 Karar sayılı ilamı ile kaldırılarak şirketin tam ihyasına karar verildiği ve Yargıtay 11.Hkuk Dairesinin 03.05.2023 tarih 2023/2413 Esas sayılı ilamı ile onandığı ve res'en tescil edilerek 24.10.2023 tarihli TSG'nde ilan edildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda gerek davanın açıldığı 05.06.2023 gerekse 27/09/2023 karar tarihi itibarıyla ihyası talep olunan şirket faal, eş deyişle ticaret sicilinden terkin edilmemiş duruma geldiğine göre davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. (Emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 04/11/2019 tarih ve 2018/5801 Esas 2019/6748 Karar sayılı ilamı).
Hukuki yarar ise HMK'nın 114/1-h bendi gereği dava şartı olup, yargılamanın başından sonuna kadar varlığını koruması gerektiği gibi, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekir. Kamu düzenine ilişkin dava şartı niteliğinde olduğundan aleyhe hüküm kurma yasağının da istisnalarındandır. Bu durumda, mahkemece davacının davada hukuki yararının bulunmadığı gözetilerek davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Açıklanan bu nedenlerle, davacı vekili ile davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünün istinaf talebinin kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine,şirketin ihyasına dair Kızılcahamam Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 17/11/2021 tarih ve 2021/117 Esas 2021/400 Karar sayılı dosyasında davacı ... olduğundan iş bu davanın açılmasına davacının sebebiyet verdiği gözetilerek yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2023/1940, K. 2024/159, 6 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama