KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2023/33 E., 2024/1540 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi Davacı Vekili
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2024
- Esas no
- 2023/33
- Karar no
- 2024/1540
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/09/2022
- Numarası
- 2021/415 Esas 2022/590 Karar
- Davalı
- —
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 09/07/2020
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 24/12/2024
Karar Metni
1.454 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... adına kayıtlı ...plaka sayılı, ... adına kayıtlı ..., ... ve ... plaka sayılı araçlar ile ... Ambalaj Plastik Kim. San. ve Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı ... ve ... plaka sayılı temlik konusu edilen rehinli araçlar üzerindeki sehven kaldırılan rehin şerhlerinin aynı tarih, sıra derece ve koşullarla yeniden ihdas edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle husumet ve zamanaşımı yönünden itirazda bulunduklarını, esas bakımından ise, araçların temlik sözleşmesine konu olarak hak sahibinin değiştiğine dair İdareye bu hususun bildirilmesi gerektiğini, kurumlarına bu konuda yapılan herhangi bir bildirim de bulunmadığını bildirerek davanın reddine istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davalı Emniyet Genel Müdürlüğü'nün cevabi dilekçesinde araç rehin işlemlerinin 24.09.2020 tarihinden sonraki işlemlerin Türkiye Noterler Birliği tarafından yapılacağının bildirildiği, davalıya, davacı banka tarafından rehin işlemleri için 14.02.2020 tarihinde başvuru yapıldığı, davalının işlemi yapma yetkisinin Noterler Birliği'nde olduğu gerekçesiyle talebi reddi yönetmelik ve genelge hükümlerine aykırı olduğu, araç üzerindeki takyidatlar incelenerek karara en yakın tarih olan 14.02.2022 tarihinde araç üzerine son haczin işlendiği,
tapu/rehin siciline güven ilkesi ve iyiniyetli 3. Şahısların haklarının korunması adına araç üzerindeki hacizlerden sonra gelmek üzere rehin şerhlerinin işlenmesi hukuk devleti, müktesep hakların koruması adına en makul çözüm olarak değerlendirilerek davacı personelinin hatalı davranışı sebebiyle dava açıldığı, davalının dava açılmasına sebebiyet vermediği, davacı personelinin davranışlarından iş kanunu, borçlar kanunu gereğince sorumlu olduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile dava dışı ... adına kayıtlı ...plaka sayılı araç, ... adına kayıtlı ..., ... ve ... plaka sayılı araçlar ile ...
Ambalaj Plastik Kimya San.Tic.Ltd.Şti adına kayıtlı, ... ve ... plaka sayılı temlik konusu edinen rehinli araçlar üzerinden kaldırılan rehin şerhlerinin 14/02/2022 tarihi itibari ile araçlar üzerine işlenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; rehin şerhlerinin 14/02/2022 tarihi itibariyle tesis edilmesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu araçlar üzerindeki rehin hakkı temlik sözleşmesi ile sona erdiğinden rehin hakkının temlik alacaklısı ihbar olunana ait olduğunu, sehven yapılan terkin işleminin temlik alanının hak sahipliğini sona erdiren bir işlem olmadığından ihbar olunanın araçlar üzerindeki rehin hakkının maddi hukuk anlamında devam ettiğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından 14/02/2020 tarihli başvuruya istinaden talebin aynı tarihte Türkiye Noterler Birliğine gönderildiğini, yürürlükteki mevzuat gereğince tescil işlemleri noterlere yöneltildiğinde taraflarına husumet yöneltilemeyeceğinini, temlik hususunda taraflarına bir bilgilendirme yapılmadığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; kredi sözleşmesi kapsamında kredinin teminatı olarak alınan ipotek ve araç rehinlerinin alacağın temiliki sırasında sehven sistem hatası nedeniyle kaldırıldığı iddiasıyla rehin hakkının yeniden tesis edilmesi istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
28/12/2017 tarihli temlik sözleşmesi, 26/03/2019 tarihli Rehin İşlemlerinin Elektronik Ortamda Yapılmasına İlişkin Protokol, Noterler Birliğinin 06/03/2020 tarihli yazısı, taraflar arasındaki yazışmalar ve ihtarnameler, trafik tescil ve takyidat kayıtları ve sair deliller dosya arasında mevcuttur.
Dosya kapsamından davacı banka tarafından dava dışı 3.kişilerle imzalanan kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacakların teminatını teşkil etmek üzere dava dışı 3.kişiler adına kayıtlı ... plakalı araçlar üzerine elektronik ortamda sistem üzerinden rehin şerhi tesis edildiği, banka ile ihbar olunan ...
Dış Ticaret AŞ arasında imzalanan 28/12/2017 tarihli 25946 yevmiye no'lu temlik sözleşmesi ile rehin haklarının ihbar olunan şirkete temlik edildiği, rehin şerhlerinin temlik tarihinden sonra 10/04/2018 tarihinde yine bankaca sistem üzerinden kaldırıldığı, rehin şerhlerinin aynı tarih, sıra, derece ve koşullarla yeniden tesis edilmesi için 14/02/2020 tarihinde davalı idareye yapılan başvurunun davalı idarece aynı tarihli yazı ile Türkiye Noterler Birliğine gönderildiği,
Türkiye Noterler Birliği tarafından davacı bankaya hitaplı 06/03/2020 tarihli yazı ile Türkiye Noterler Birliği tarafından yapılacak işlem bulunmadığının davacıya bildirildiği, davacı yanca Kocaeli 2. İdare Mahkemesinde rehin şerhlerinin aynı tarih, sıra, derece ve koşullarla yeniden tesis edilmesi istemiyle açılan davada adli yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmesi üzerine aynı istemle eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İlk derece mahkemesince davada taraf olmayan kişilere ait araçlar üzerinde rehin tesisine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Davada bütün taraflar hakkında verilir.
Davacı yan, dava konusu araçlar üzerindeki rehin şerhlerinin sehven kaldırıldığını ve sehven kaldırılan rehin şerhlerinin aynı tarih, sıra, derece ve koşullarla davalı yanca aynen ihdas edilmesi gerektiğini iddia etmekte, davalı yan ise, idare tarafından bu hususta yapılacak bir işlem bulunmadığından davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
Dava konusu rehinlerin davacı tarafından elektronik ortamda sistem üzerinden tesis edildiği ve yine davacı tarafından sistem üzerinden 10/04/2018 tarihinde davacı tarafından kaldırıldığı tarafların kabulündedir.
Davacı ile davalı arasında imzalanan 26/03/2019 tarihli "Rehin İşlemlerinin Elektronik Ortamda Yapılmasına İlişkin Protokol"ün "Amaç ve Kapsam" başlıklı 2.maddesinde; bu protokolün "Bilgi Sistemi"nde tutulan araçların tescil kaydına, banka tarafından elektronik ortamda "Rehin Şerhi" konulması, kaldırılması veya muvafakat verilmesine ilişkin esasları belirlemek amacıyla imzalandığı,
"Yasal Dayanak" başlıklı 3.maddesinde; bu protokol ile 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununa Bağlı Yönetmeliğin 30.maddesinin 2.fıkrasına dayanılarak, "Rehin Şerhi" işlemlerini elektronik ortamda yapmak üzere davalığ Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından davacı bankaya yetki verildiği,
"İdari Esaslar" başlıklı 5.13.maddesinde; davacı bankanın rehin hakkını 3.şahıslara temlik etmesi halinde, bankanın temlik bilgisini 6.11.maddesinde açıklanan şekilde elektronik ortamda davalı Emniyet Genel Müdürlüğüne bildireceği, bu aşamadan sonra ilgili rehin şerhi ve araç kaydı üzerinde davacı banka tarafından herhangi bir işlem yapılmasına imkan sağlanmazken, temlik edilen 3.şahısların Emniyet Genel Müdürlüğü nezdinde fiziki ortamda işlem yapabileceği,
"Teknik Esaslar" başlıklı 6.14.maddesinde; davalı Emniyet Genel Müdürlüğünün tescil kayıtlarına konulmuş olan "Rehin Şerhi"nin kaldırılması için sadece şerhi ekleyen bankaya izin vereceği, ekletilen "Rehin Şerhi"nin bankanın hangi şubesi tarafından kaldırılacağı hususundaki kontrollerin ise banka tarafından yapılacak olup, bu konuda davalı Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından herhangi bir kontrolün yapılmayacağı,
6.18.maddesinde; protokol kapsamında davacı banka tarafından konulan veya kaldırılan takyidat kayıtlarına, davalı Emniyet Genel Müdürlüğü kullanıcıları tarafından müdahale edilemeyeceği,
"Genel Hükümler" başlıklı 7.5.maddesinde; tarafların bu protokolde belirlenen hüküm ve şartlara uymak ve yerine getirmekle yükümlü oldukları düzenlenmiştir.
Yukarıda açıklanan Protokol hükümlerinden de açıkça anlaşılacağı üzere, davalı Emniyet Genel Müdürlüğü bilgi sisteminde tutulan araçların tescil kaydına banka tarafından elektronik ortamda rehin şerhi konulması, kaldırılması veya muvafakat verilmesi işlemlerinin elektronik ortamda yani sistem üzerinden yapılması hak ve yetkisinin davacı bankaya verildiği,
nitekim Protokolün 6.18.maddesinde protokol kapsamında davacı banka tarafından konulan veya kaldırılan takyidat kayıtlarına, davalı Emniyet Genel Müdürlüğü kullanıcıları tarafından müdahale edilemeyeceği düzenlenmek suretiyle davalı Emniyet Genel Müdürlüğü'nün davacı banka ile ilgili hususlarda rehin şerhi işlemleri yapmak konusunda herhangi bir yetkisinin kalmadığının açıkça hüküm altına alındığı,
hal böyle olunca, somut olayda davalı Emniyet Genel Müdürlüğü'nce yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığından rehin yeniden tesis istenilen araç maliklerine yöneltilmiş bir dava bulunmadığından tüm işlemlerin davacı bankaca yapıldığı gözetildiğinde ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2023/33, K. 2024/1540, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama