İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2023/891 K.2026/402

Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik verilen hükme karşı, davacı ile davalı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya…

Esas2023/891Karar2026/402Tarih8 Nisan 2026Okuma9 dk · 1.868 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2023/891 E., 2026/402 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi

Karar tarihi
8 Nisan 2026
Esas no
2023/891
Karar no
2026/402
İncelenen dosyanın mahkemesi
ANKARA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Karar tarihi
28/02/2023
Numarası
2022/282 Esas 2023/149 Karar
Dava
İtirazın İptali (GKS' den Kaynaklanan Kefalet Uyarınca
Dava tarihi
14/04/2022
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
08/04/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.868 kelime·9 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik verilen hükme karşı, davacı ile davalı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı dava dilekçesinde özetle. Bankanın Topraklık/ANKARA Şubesi tarafından dava dışı asıl borçlu ... Medikal Ürünler San. Tic. Ltd.

Şti.ne 19/01/2017 tarihli genel kredi sözleşmesi ile 100.000,00 TL, 24/08/2017 tarihinde limit artırımı ile 500.000,00 TL, 26/12/2017 tarihli genel kredi sözleşmesi ile 3.000.000,00 TL, 22/04/2019 tarihli genel kredi sözleşmesi ile 1.750.000,00 TL tutarında ticari kredi kullandırıldığını, davalının 26/12/2017 tarihli 3.000.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesinde 3.000.000,00 TL tutara kadar müteselsil kefalet verdiğini, kefalet esnasında davalının eş muvafakatinin alındığını, kredi borçlarını ödememesi nedeniyle kefil aleyhine, Ankara 27. İcra Müdürlüğü'nün 2022/2514 E. Sayılı dosyası ile başlatılan takipte davalının borca, yetkiye,

faize ve fer'ilerine haksız şekilde itiraz ettiğini ileri sürerek borçlu kefilin, dava tarihi itibariyle sorumlu olduğu kredilerden kaynaklı borcunun toplam 69.291,28-TL olduğunu belirterek; davanın kabulü ile davalının itirazının toplam 69.291,28-TL tutardan iptali ile takibin takip talebinde yazılı şartlarla devamına, alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediğini, dava dışı ... Medikal ...

Ltd.Şti. isimli şirketin işçisi olup mezkur şirketin yönetiminde yer almadığı gibi şirkette hissesinin de bulunmadığını, dolayısıyla tacir sıfatına haiz bulunmadığını, çalıştığı şirketin isteği ve hatta zorlaması ile davacı yan ile imzalanan 26/12/2017 tarihli ve 113 nolu 3.000.000,00 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesine 3.300.000,00 TL üzerinden müteselsil kefil olduğunu, huzurdaki dosyanın konusu olan 22/04/2019 tarihli 1.750.000,00 TL tutarlı GKS'ye de müteselsil kefil olarak imza atmadığını, davacı tarafın,

kefil olduğu 26/12/2017 tarihli GKS'yi yapılandırmak yerine 22/04/2019 tarihli yeni GKS'ler tahtında kefil olduğu GKS kapsamındaki kredi hesabını kapattığını ve sonlandırdığını, dolayısıyla sonraki tarihli GKS'ye de kefil olmadığından dava konusu borçtan sorumluluğunun bulunmadığını, başlatılan takibin haksız olduğunu, takibe konu alacağın likit olmadığını, davacı tarafın kötü niyetli olduğunu, takibin iptali ve alacağın % 40'ından aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek;

öncelikle yetki ve eksik harcın tamamlatılmasına dair itirazların kabulüne, esasa girildiği takdirde davanın reddine, kötü niyetli davacı yana takip esas değeri olan 1.675.248,55 TL üzerinden % 40 kötü niyet tazminatı yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece.

Dava dışı asıl borçlu ile akdedilen 26/12/2017 tarihli sözleşmede ve sözleşmeye istinaden 12/06/2018 tarihli krediye ilişkin davalının kefaletinin bulunduğu, sözleşme konusu borcun ödenmemesi üzerine asıl borçlu ve davacı banka arasında 23/10/2020 tarihinde yeni bir borç yapılandırması yapıldığı, davalının kefaletinin bulunduğu sözleşme konusu borcun akdedilen yeni kredi sözleşmesi ile kapatıldığı, bu bakımdan takip ve dava konusu borç için tarafların anlaşması ile borç yenileme sözleşmesi akdedildiği,

bu durumda, davalının kefaleti bulunan genel kredi sözleşmesindeki borcun sona ererek yeni borç için kefaleti alınmadığından davalı kefil olarak sorumlu olmadığından davanın reddi gerektiği (benzer Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/20198 Esas, 2018/5840 Karar sayılı ilamı), davacı bankanın kötüniyeti ispatlanamadığından davalının kötüniyet tazminatının yerinde olmadığı gerekçesiyle; "davanın reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine" dair karar verilmiş, karara karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı istinaf dilekçesinde özetle.

Bilirkişi raporu ile davalının sorumlu olduğu tutar hesaplandığı halde mahkemece, bilirkişi raporuna aykırı olarak hatalı şekilde davanın reddedildiğini, davalının kredi sözleşmesi gereği sorumluluğunun devam ettiğini, davalının kefil olduğu kredinin cari hesap şeklinde işleyen kredi olduğunu, kefaletin, kredi tutarlarını değil sözleşme gereği şirketin güncel borçlarını teminat altına aldığını, kefaletten vazgeçme beyanında bulunulduğu tarihte, cari hesap ilişkisinde borç bakiyesinin sıfır olması da bu sonuca etkili olmadığını, borcun bir şekilde sıfırlanmış olmasının kefaletin sona ermesini gerektirmediğini,

yeni kullandırılan kredilerle borcun devam ettiğini, hesap hareketleri incelendiğinde, hesabın akışından kredilerin tahsil edilmediği ve yeni kullandırılan kredilerle borcun devam ettiğini, davalı tarafından kefalet limitleri doğrultusunda bankaya ödenen herhangi bir tutar bulunmadığını, borç def'aten kapatılmadıkça ya da davalı tarafça kefalet limitleri ve fer'ileri kadar ödeme yapılmadıkça, davalının borcunun sona ermeyeceğini ileri sürmüştür.

Davalı istinaf dilekçesinde özetle.

Çalıştığı şirketin isteği ve hatta zorlaması ile davacı yan ile imzalanan 26/12/2017 Tarihli ve 113 Nolu 3.000.000,00 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesi’ne 3.300.000,00 TL üzerinden müteselsil kefil olduğunu, davacı yan bir banka/tacir olarak kefil olduğu GKS’yi yapılandırmak yerine 22/04/2019 tarihli yeni GKS’leri tahtında kefil olduğu 26/12/2017 Tarihli GKS kapsamında kullanılan ticari kredi hesabını kapatıp sonlandırdığını, dolayısıyla sonraki tarihli GKS’ye de kefil olmadığından huzurdaki dava konusu borçtan sorumluluğu bulunmadığını, davacı yanın tamamen kötü niyetle yerel mahkemede 69.291,28-TL üzerinden itirazın iptali davası açtığını,

oysa takipte tutarın 1.675.248,55-TL olduğunu, davacı bankanın % 40 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava, GKS' ye dayalı başlatılan takipte davalı kefilin takibe vaki itirazının iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.

6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

Ankara 27. İcra Dairesi'nin 2022/2514 sayılı takip dosyasında; alacaklı/ davacı Banka tarafından, 3 adet genel kredi sözleşmesi ve kat ihtarları dayanak gösterilerek davalı kefil ve diğer borçlular aleyhine ilamsız takip başlatıldığı, borçu/ davalı kefilin süresinde itirazı üzerine takibin durdurulduğu, elde ki davanın, 1 yıllık hak düşürücü süresinde açılmış olduğu görülmüştür.

Uyuşmazlık; davacı banka ile dava dışı ... Medikal arasında akdedilen genel kredi sözleşmeleri uyarınca davalının, kefil sıfatıyla sorumlu olduğu iddiası ile başlatılan takipte davalının yaptığı itirazın yerinde olup olmadığı, davalının kabulünde bulunan 26/12/2017 tarihli 113 Nolu 3.000.000,00 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesi’ne istinaden 3.300.000,00 TL üzerinden müteselsil kefaleti nedeniyle bu GKS'ye ilişkin kefaletinin, borcun yapılandırılması yerine yeni krediler ile ödenmesi nedeniyle sonlanıp sonlanmadığı, sonraki tarihli olup kefaleti bulunmayan GKS'ler nedeniyle dava tarihi itibariyle davacının, davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkindir.

Mahkemece alınan bankacı bilirkişi raporunda özetle;" Davacı Banka ile dava dışı ... Medikal Ürünler Sanayi Tic. Ltd. Şti. arasında.

18.01.2017 tarihinde 100.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, sözleşme limitinin 24.05.2017 tarihinde 400.000,00 TL artırımla 500.000,00 TL'ye yükseltildiği, sözleşmede dava dışı ...'ın 550.000,00 TL limitle müteselsil kefaleti mevcut olup bu sözleşmede davalı ...'nin kefaleti bulunmadığı, 26.12.2017 tarihinde 3.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, bu sözleşmeye davalı ... ve dava dışı ...'ın 3.300.000,00 TL limitle alındığı, kefalet sözleşmesi;

kefalet tarihi, kefalet limiti ve kefaletin müteselsil olduğu hususu kefillerin el yazısı ile yazılmak suretiyle Borçlar Kanunu hükümlerine uygun olarak tesis edildiği, davalı kefil ...'nin kefaletine ilişkin olarak eş muvafakatinin alındığı, 22.04.2019 tarihinde 1.750.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, sözleşmeye dava dışı ... ve ...'ın 1.950.000,00 TL limitle müteselsil kefaletleri bulunup davalı ...'nin kefaleti bulunmadığı, 20.11.2017 tarihli 190.000,00 TL tutarındaki kredi 18.01.2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmesine istinaden kullandırılmış olup bu sözleşmede davalı ...'nin kefaletinin bulunmadığı,

12.06.2018 tarihli 100.000,00 TL tutarındaki kredi ise davalının kefaletinin bulunduğu 26.12.2017 tarihli sözleşmeye istinaden kullandırıldığının belirlendiği, ... diğer yandan, 12.06.2018 tarihli 100.000,00 TL tutarlı kredi borcu davalının kefaletine haiz 26.12.2017 tarihli sözleşmeye istinaden kullandırılmış olup davalı tarafından bu kredi borcuna karşılık olarak herhangi bir ödeme yapılmadığı, kalan kredi borcu 23.10.2020 tarihinde açılan yeni bir kredi ile kapatılmış olmasına karşın bu yeni kredi önceki borçların yapılandırılması amacıyla kullandırıldığı,

dolayısıyla, davalının kefaleti bulunan sözleşmeye istinaden kullandırılmış olan krediden kalan 10.107,63 TL Bankaca yeni vade ve faiz oranı ile kullandırılmış olan kredi ile kapatılmış olup davalı tarafça kefaleten sorumlu olduğu bu tutara karşılık bir ödeme yapılmadığı için bu krediden davalının kefaleten sorumluluğunun devam ettiği, Mahkemenin takdirinin sözleşmenin 9. Maddesi f fikrası gereğince davalının kefaletinin bulanmadığı önceki sözleşmeden kaynaklı borçtan sorumlu tutulması gerektiği yönünde oluşması durumunda, davalının dava tarihi itbariyle sorumlu olacağı tutar; toplam 69.291,28-TL olarak hesaplandığı,

aksi halde sözleşmenin 9/f maddesinin dava konusu olaya uygulanamayacağını, dolayısıyla davalının kefaletinin bulunmadığı sözleşmeden kaynaklı borçtan sorumlu tutulamayacağına kanaat getirilmesi halinde davalının dava tarihi itibariyle sorumlu olacağı tutar;13.752,12-TL olarak saptandığı" yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülmüştür.

Davacı Banka ile dava dışı ... Medikal Ürünler Sanayi Tic. Ltd. Şti. arasında.

18/01/2017 tarihinde 100.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, sözleşme limitinin 24/05/2017 tarihinde 400.000,00 TL artırımla 500.000,00 TL'ye yükseltildiği, sözleşmede dava dışı ...'ın 550.000,00 TL limitle müteselsil kefaleti olup bu sözleşmede davalı ...'nin kefaleti bulunmadığı, 26/12/2017 tarihinde 3.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, bu sözleşmeye davalı ... ve dava dışı ...'ın 3.300.000,00 TL limitle kefaleti alındığı, kefalet sözleşmesinin;

kefalet tarihi, kefalet limiti ve kefaletin müteselsil olduğu hususu kefillerin el yazısı ile yazılmak suretiyle Borçlar Kanunu hükümlerine uygun olarak tesis edildiği, davalı kefil ...'nin kefaletine ilişkin olarak eş muvafakatinin alındığı, 22/04/2019 tarihinde 1.750.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, sözleşmeye dava dışı ... ve ...'ın 1.950.000,00 TL limitle müteselsil kefaletleri bulunup davalı ...'nin ise kefaleti bulunmadığı, 20/11/2017 tarihli 190.000,00 TL tutarındaki kredinin 18/01/2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmesine istinaden kullandırılmış olup bu sözleşmede davalı ...'nin kefaletinin bulunmadığı,

12/06/2018 tarihli 100.000,00 TL tutarındaki kredinin ise davalının kefaletinin bulunduğu 26/12/2017 tarihli sözleşmeye istinaden kullandırıldığı, sonrasında ise bu kredi borcu 23/10/2020 tarihinde açılan yeni bir kredi ile kapatılmış olduğu, yeni krediye ise davalının kefaletinin bulunmadığı dosya kapsamındaki delillerden ve sözleşmelerden anlaşılmaktadır.

Mahkemece, bilirkişi tarafından yapılan tespitler incelenmekle birlikte gerekçesi belirtilmek suretiyle bilirkişi tarafından varılan sonuca katılınmayarak davalının kefaleti bulunan genel kredi sözleşmesindeki borcun sona ererek yeni borç için de kefaleti alınmadığından davalı kefil olarak sorumlu olmadığından davanın reddine ilişkin karar verildiği anlaşılmakta olup Dairemizce de mahkemenin gerekçesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur.

Hal böyle olunca taraflarca ileri sürülen istinaf sebeplerine nazaran yapılan incelemeye göre, toplanan delillerden ve bilirkişi raporunda ayrıntılı şekilde tespit edilen 3 adet GKS kapsamından; dava dışı asıl borçlu ile davacı banka arasında akdedilen 26/12/2017 tarihli GKS' de ve bu sözleşmeye istinaden dava dışı borçlu şirkete kullandırılan 12/06/2018 tarihli ticari krediye ilişkin davalının kefaletinin bulunduğu, sözleşme konu bu borcun ödenmemesi üzerine,

dava dışı asıl borçlu şirket ile davacı banka arasında 23/10/2020 tarihinde yeni bir borç yapılandırma sözleşmesi yapılarak davalının kefaletinin bulunduğu sözleşme konusu borcun akdedilen yeni kredi sözleşmesi ile kapatılarak davalının kefaleti bulunan borcun sonlandırıldığı, bu bakımdan takip ve dava konusu borç için tarafların anlaşması ile borç yenileme sözleşmesi akdedildiği, bir başka ifadeyle davalının kefaleti bulunan genel kredi sözleşmesindeki borcun sona ererek yeni borç için de davalının kefaleti alınmadığı,

davalının kefaleten sorumlu olduğu borcun 23/10/2020 tarihinde açılan yeni bir kredi ile kapatıldığı ve anılan kredinin davalının kefaletinin bulunmadığı 22/04/2019 tarihli GKS'den sonra kullandırılması gözetildiğinde; kefil olarak talep edilen borç tutarından sorumlu olmadığının tespitiyle mahkemece, davanın reddi ile takipte haksız olan davacı bankanın kötüniyeti ispatlanamadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine ilişkin yazılı olduğu üzere karar verilmesinde Dairemizce bir isabetsizlik bulunmamış,

açıklanan bu nedenlerle tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine yönelik karar verilmesi gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1-Tarafların istinaf başvurularının HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

2-Davacıdan alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

3-Davalıdan alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

4-Taraf vekillerince yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 08/04/2026

Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2023/891, K. 2026/402, 8 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/891
Karar No
2026/402
Tarih
8 Nisan 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/897 K.2026/349
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2023/900 K.2026/873
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/907 K.2026/294
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/914 K.2026/512
  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/914 K.2026/262
  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/915 K.2026/330

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.