İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2024/1180 K.2025/178

Taraflar arasındaki ticaret sicil memurunun kararına itiraz istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekili ve feri müdahil vekilince…

Esas2024/1180Karar2025/178Tarih28 Şubat 2025Okuma10 dk · 2.041 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2024/1180 E., 2025/178 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi

Karar tarihi
28 Şubat 2025
Esas no
2024/1180
Karar no
2025/178
İncelenen dosyanın mahkemesi
ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
22/05/2024
Numarası
2024/288 Esas 2024/390 Karar
Dava
Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz
Dava tarihi
25/03/2024
Karar tarihi
28/02/2024
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
17/03/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.041 kelime·10 dk okuma·5 bölüm

Taraflar arasındaki ticaret sicil memurunun kararına itiraz istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekili ve feri müdahil vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ...

Ürünleri....LTD ŞTİ'nin ortağı olduğunu, davacının şirketin pay durumunun gerçeği yansıtmadığı ve bu sebeple de pay sahipliği konusunda durumunun düzeltilmesi için davalı kuruma başvurduğunu, talebinin işleme alınmadığını, talebinin yenilenmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 2023/395 Esas, 2024/40 Karar sayılı kararının kesinleşmesinin bekleneceğinin bildirildiğini, bu durumu kabul etmediklerini,

Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/747 esas 2020/337 karar sayılı ilamının kesinleşmediğini ancak Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/465 esas 2018/939 karar sayılı kararında yer alan payların tesciline karar verildiğini, bu karar doğrultusunda davalının pay tescilini yaptığını, kararın davacı ... tarafından istinaf edildiğini ve mahkemenin bu kararının yok hükmünde olduğunu, ilamların kesinleşmeden infazının mümkün olmadığını belirtilerek Eskişehir Ticaret Sicil Müdürlüğünün işleminin iptaline,

Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/653 sayılı dosyasında alınan 22/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen gerçek pay oranlarının tesciline, Eskişehir Ticaret Sicil Müdürlüğünün 03/11/2020 tarih ve 6339 sayılı kararın uygulanmasının ilerde telafisi mümkün olmayacak zarara sebebiyet vereceğinden karara konu tüm işlemlerin HMK.

389. maddesi uyarınca teminatsız olarak tedbiren durdurulmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın taraf sıfatı bulunmadığını, ortakların ticaret sicil kararına itiraz edemeyeceğini, Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/465 E sayılı dosyasının henüz kesinleşmediğini, ... tarafından bu karara istinaden değişen ortaklık payına ilişkin mahkeme kararının tescil ve ilanını talep ettiğini, talebin 22/11/2019 tarih ve 16277 sayılı karar ile reddedildiğini, red kararına karşı Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/747 E sayılı dosyası ile itiraz ettiğini,

Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/747 E sayılı dosyası 2014/465E-2018/939K sayılı kararında yer alan payların tesciline dair hüküm kurulduğundan Sicil Yönetmeliğinin 26. maddesinin uygulandığını, sonuç olarak 03/11/2020 tarih ve 6338 sayılı işlemin yargı kararlarına dayandığını, davalı kurumun hukuka aykırı bir işleminin söz konusu olmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davacının 20/03/2024 tarih ve 6338 sayılı işlemine ilişkin memur kararına itiraz için işbu davanın açıldığı, davaya ilişkin delillerin sunulduğu ve ilgili yerlerden delillerin getirtildiği, deliller üzerinde yapılan inceleme sonucu öncelikle davacının dava açma ehliyeti olup olmadığının tespitinin gerektiği, Eskişehir Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından gönderilen yazı cevabında davacının şirketin ortağı olduğu,

TTK'nun 34. maddesi uyarınca ticaret sicil memurluğu kararlarına karşı ancak ilgililerin itiraz edebileceği, bu ilgililerin ise kimler olacağı konusunda ticaret sicil nizamnamesinin 30. maddesi ve TTK'nun 28. maddesinde açıklamaların bulunduğu,

ayrıca bu hususta ticaret sicil yönetmeliğinin 22. maddesinin de dikkate alınmasının gerektiği ve 22. maddenin e bendinin 5. maddesinde limited şirketlerde genel kurul kararlarının iptaline dair mahkeme kararlarının tescilinde müdürlerin ilgili kişi olduğunun bildirildiği ve davacının şirkete sadece ortak olduğu dikkate alındığında ilgili kişi olmadığı ve bu nedenle davada aktif dava ehliyetinin de bulunmadığı görülmekle davacının davasının aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/465 Esas, 2018/939 Karar sayılı hüküm altına alınmış olan pay durumunun hiç tescil edilmemiş olması gerekeceğini, kararda açıkça ortada gerçek durumu yansıtmayan bir tescilin olduğu mahkeme kararı ile sabit olduğundan şu mevzuat hükümleri üzerinde durulması gerektiğini, ticaret siciline tescil edilecek hususların, gerçek durumu göstermesinin ticaret sicil memurluğunun görevinde olduğu hususunu açıkça ortaya koyduğunu, ancak Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/465 E,

2018/939 K sayılı kararının bozulmuş olması ile, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün işleminin tamamen kanuna aykırı hale geldiği konusunda bir tereddüt kalmadığını, bununla birlikte, davalı kurumca söz konusu tescilin Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/747 E, 2020/337 K sayılı kararına uygun olarak,

Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 26. maddesi uyarınca yapıldığının ileri sürüldüğünü, burada iki sorun olduğunu, birincisi, davalı kurumun da kabul ettiği üzere, tescile dayanak olduğu ileri sürülen Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/747 Esas, 2020/337 Karar sayılı kararı, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 2023/395 Esas, 2024/40 Karar sayılı ilamı ile kaldırıldığını, o halde davalı müdürlüğün işleminin de dayanaksız kaldığını, davalı müdürlükçe, hukuka aykırı tescile dayanak yapılan Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/747 E, 2020/337 K sayılı kararında,

karar her ne kadar hukuka aykırı olup Bölge Adliye Mahkemesince kaldırılmış olsa da, yalnızca tescile dair bir hüküm kurulmuş olup, resen tescile ilişkin bir hüküm kurulmadığını, dolayısıyla davalı müdürlüğün, söz konusu tescil işleminin bir yasal zorunluluktan ileri geldiğine dair iddiaları da gerekçesiz kaldığını, ortada gerçek durumu yansıtmayan, hukuka ve kanuna aykırı bir tescil olduğunu, bu durumun esasen müdürlükçe düzeltilmesi gerekeceğini, vekil eden tarafından gerçekleştirilen işlemin ise, yeni bir hususun tescili işlemi olmadığını, yalnızca söz konusu hukuka aykırılığın giderilmesi olduğunu,

ilk derece mahkemesinin davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine dair kararının gerekçesi.

TTK m. 34' te ticaret sicil memurluğu kararlarına karşı ilgililerin itiraz edebileceğinin düzenlenmiş olduğu, Ticaret Sicil Yönetmeliği m. 22/e uyarınca limited şirketlerde genel kurul kararının iptaline dair mahkeme kararlarının tescilinde müdürlerin ilgili olduğu, vekil eden müdür olmadığı ve bu nedenle de aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, gerek Yargıtay gerekse Ankara Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, ticaret sicil müdürlüğü kararına itiraz davasında verilen karara karşı kanun yoluna başvurma hakkının mevcudiyeti kabul edilip bu husus hüküm altına alındığına göre;

ilk derece mahkemesince vekil eden huzurdaki dava bakımından aktif husumet ehliyetinin bulunmadığına hükmedilmesinin apaçık bir çelişki olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

..., ... ve ... Ltd. Şti. vekili dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı ...'ın, Eskişehir Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne açtığı iş bu davadan haricen bilgisi olduğunu, bunun üzerine, ...'ın talebinde kendi adına tescilini istediği hisseler davalılar ... ve ...'a ait olduğu için ve söz konusu hisseler ... Ltd.

Şti'nin hisseleri olduğu için, asli müdahale talebinde bulunduklarını, asli müdahale talebinde bulunurken, UYAP sisteminden başvurma harcı yatırılamadığı için, bu miktarı yatıramadıklarını, HMK'nin 115/2. maddesi uyarınca, sonradan tamamlanabilen dava şartı noksanlığı bulunması halinde, taraflarına kesin süre vererek harcın tamamlanması halinde değerlendirilmesine karar verilmesi gerekirken, taleplerinin usul ve yasaya aykırı olarak harcın yatmadığından bahisle reddedildiğini, bunun üzerine harcı yatırarak tekrar başvuru yapmak istediklerinde de; dosyada taraf olmadıklarından bahisle harcı yatırmalarına izin verilmediğini, son çare olarak,

tekrar asli müdahale talebinde bulunup, mahkemenin hesap numarasına havale yöntemiyle başvurma harcı gönderilmek zorunda kalındığını, ancak mahkeme, asli müdahale talepleri hakkında herhangi bir değerlendirme yapmaksızın, davanın usulden reddine karar verdiğini, yasa gereği, hüküm verilinceye kadar asli müdahale talebinde bulunma haklarının olup, asli müdahale talebinin öncelikli olarak değerlendirilmesi gerektiğini, asli müdahillik talebinin reddi de, kanun yoluna tabi olduğunu, davacı ...'ın, davalı Eskişehir Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne açtığı davada, talep ettiği hisse tescilleri, davalılar ... ve ...'a ait olup, dava konusu,

davalıların mülkiyetini doğrudan ilgilendirdiğini, aynı zamanda söz konusu şirket hisseleri, ... Ltd.

Şti.'nin hisseleri olup, davalı şirketi ilgilendirdiğini, dava konusu, doğrudan doğruya davalılar ... ve ...'ın hisselerini ilgilendirip, ...'ün hisseleri olmasına rağmen, asli müdahillik taleplerinin önce harç yatırılmadığı gerekçesiyle hukuka aykırı olarak reddedilmesinin, ardından harç yatmasına rağmen taleplerinin değerlendirilmemesinin mümkün olmadığını, davacının talebinin, aktif husumet yönünden reddi isabetli olsa da;

söz konusu talebin esasının da isabetli olmadığını, davacının Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden talebi, reddedilmediğini, kararın kesinleşmesinin beklendiğinin açıklandığını, ret yönünde olmayan bir karara karşı dava açılmasının olasılığı bulunmadığını, ...'ın talebinin dayanağı olan mahkeme kararı henüz kesinleşmediğini, kesinleşmemiş bir kararın tescili talebinin reddi zaten doğru olup, davanın esası yönünden de reddinin gerektiğini, dava konusu şirketin hisselerinin iptaline ilişkin dava, Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/653 E. Sayılı dosyasıyla derdest olduğunu, iş bu dava derdestken,

her iki davanın da nihayete erip kesinleştikten sonra işlem yapılması gerekirken, kesinleşmeyen karar ile yapılan talebin davalı tarafından reddedilmesi isabetli olduğunu, davalı idarenin bu kararı yorumlama ve genişletme yetkisi bulunmayıp, davacı adına tescil veya tespit hükmü içermeyen bir karar ile tescil zaten mümkün olmadığını, davacının hisselerin geriye döndürülmesine yönelik talepleri de haksız ve yersiz olduğunu, davacının iptal edilen hisselerinin, daha sonrasında üçüncü kişilere devredildiğini, bu devrin tarafı olan kişilerin, davacı yada davalı olmadığı bir mahkeme kararıyla tescil mümkün olmadığını,

yerel mahkemenin asli müdahillik talepleri yönünden ret kararı usul ve yasaya aykırı olup, kaldırılması gerektiğini bildirerek ilk derece mahkemesi ara kararının kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece 12/07/2024 tarihli istinaf başvurusunun değerlendirme kararı ile; ..., ... ve ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin istinaf başvurusunun reddine karar verildiği görülmüştür.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Dava; Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz davasıdır.

6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

Davacı tarafça 15/02/2024 tarih ve 28/02/2024 tarihli dilekçeler ile Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/747 Esas, 2020/337 Karar sayılı kararı, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nin 2023/395 Esas, 2024/40 Karar sayılı ilamı ile kaldırılması nedeniyle, değişen ortaklık payına ilişkin Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasında belirtilen paylar oranında ortaklık paylarının tescil ve ilanının talep edildiği,

Davalı Sicil Müdürlüğü'nce Bakanlık'tan görüş sorulmak suretiyle, Bakanlık'ça bildirilen 18/03/2024 tarihli cevabi yazı doğrultusunda, Dairemizin 2023/395 Esas, 2024/40 Karar sayılı ilamının kesinleşmesinin beklenildiği bildirilerek, davacının talebinin reddine karar verildiği,

Davacı tarafça TTK'nun 34. maddesi uyarınca ticaret sicil memurluğu kararlarına karşı açılan eldeki davada Mahkemece davacının davasının aktif husumet nedeniyle reddine karar verildiği ve yine asli müdahale talep eden ..., ... ve ... Ltd. Şti.'nin asli müdahale talepleri hakkında karar verilmediği görülmüştür.

6100 sayılı Kanun'un 65 nci maddesinde asli müdahale bir yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişinin, hüküm verilinceye kadar bu durumu ileri sürerek, yargılamanın taraflarına karşı aynı mahkemede açacağı dava olarak tanımlanmış, asli müdahale davası ile asıl yargılamanın birlikte yürütülerek karara bağlanacağı hüküm altına alınmıştır. Bununla birlikte asli müdahale davası bağımsız bir dava olduğundan, davacının yargılama harçlarını yatırmış olması da bir gerekliliktir.

Öte yandan fer'i müdahale ise aynı Kanun'un 66 ncı maddesine göre üçüncü kişinin davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar davada yer almasıdır.

Somut olayda, davacı TTK'nun 34. maddesi uyarınca ticaret sicil memurluğu kararına itiraz ederek, ortaklık paylarının tesciline ilişkin sicil memurluğunca işlem tesisi talebiyle eldeki davayı açmıştır. Davadan sonra da asli müdahale talebinde bulunan ..., ... ve ... Ltd.

Şti.' ise sunmuş olduğu dilekçelerinde davacının talebinin davalı sicil müdürlüğünce yerine getirilmemesinin, davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği, asli müdahalenin devam eden yargılamaya teşkil eden ayrı bir dava olup, bu müdahale talebinin mahiyetinin anılan Kanun hükümleri çerçevesinde asli değil fer'i müdahale olduğunun kabulü gerekeceği, şöyle ki ..., ... ve ... Ltd.

Şti.'nin yargılamanın konusu olan hak veya şey üzerinde kısmen ya da tamamen hak iddia eden üçüncü kişi olmayıp, davalı Sicil Müdürlüğü'nün davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında yer almak isteyen üçüncü kişi olduğu izahtan varestedir.

Hal böyle olunca, Mahkemece ..., ... ve ... Ltd. Şti.'nin müdahale talepleri hakkında karar verilmesi gerekmesine rağmen, müdahale talebinin sonuçsuz bırakılması suretiyle hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı bulunmuş olup, ilk derece mahkemesinin bu nedenle kaldırılmasına, davacının sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

Tüm bu nedenlerle ..., ... ve ... Ltd. Şti.'nin istinaf başvurusunun kabulüne, müdahale talebinde bulunanların, müdahale taleplerinin mahiyetinin anılan Kanun hükümleri çerçevesinde asli değil fer'i müdahale olduğu dikkate alınarak, fer'i müdahale talep dilekçesinin 6100 sayılı HMK'nun 67/(2) madde uyarınca davanın taraflarına tebliğ edilip, fer'i müdahale talebi hakkında olumlu/ olumsuz bir karar verilmek sonrasında esasa ilişkin karar verilmek üzere, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1-..., ... ve ... Ltd. Şti.'vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE,

2-Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/05/2024 tarih2024/288 Esas 2024/390 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3-Fer'i müdahale talebi hakkında karar verilerek davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL nispi istinaf karar harcının talebi halinde anılan davacıya iadesine,

5- ..., ... ve ... Ltd. Şti tarafından yatırılan 855,20 TL TL nispi istinaf karar harcının talebi halinde ..., ... ve ... Ltd. Şti'ye iadesine,

6-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

7-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g. maddeleri uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/02/2025

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2024/1180, K. 2025/178, 28 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1180
Karar No
2025/178
Tarih
28 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1181 K.2025/322
  • Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1182 K.2025/224
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1187 K.2025/262
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2024/1190 K.2025/298
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1190 K.2025/160
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2024/1191 K.2025/299

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.