KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/12 E., 2024/530 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi Vekili
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Nisan 2024
- Esas no
- 2024/12
- Karar no
- 2024/530
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/06/2022
- Numarası
- 2022/146 Esas 2022/503 Karar
- Davacı
- —
- Davalılar
- —
- Dava
- Şirketin İhyası
- Dava tarihi
- 01/03/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 24/04/2024
Karar Metni
1.094 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki şirketin ihyasına istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili kurum tarafından ... isimli işçiye yapılan ödeme sonrasında alt yüklenici Şirketler aleyhine Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/828 Esasında rücuen alacak davası açıldığını, anılan Mahkemenin 24/02/2021 tarihli ara kararı ile ticaret sicilinden terkin edildiği belirtilen davalı Şirketlerden ...İnş. San. Tic. Ltd. Şirketinin ihyası amacıyla dava açmak üzere kendilerine yetki ve süre verildiğini, beyanla anılan Şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu ihyası talep edilen Şirketin 26/04/2018 tarihli Genel Kurulunda tasfiyeye girme kararı aldığını, tasfiye memurluğuna ...'nın seçildiğini, tasfiyenin sonuçlanmasından sonra alınan 26/12/2018 tarihli Genel Kurul kararının tescilinin yapıldığını, sözkonusu Şirketin terkininin 31/12/2018 tarih ve 9735 yevmiye sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edldiğini, Şirketin ek tasfiyesinin gerekmesi halinde tasfiye memurunun atanmasının gerektiğini, müvekkilinin yasal hasım konumunda olduğunu ve yargılama giderlerinden hukuken sorumlu tutulamayacağını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacının ticaret sicilinden tasfiye sonucunda terkin edilen Şirketin aleyhine davacı tarafından açılan ve halen derdest olan dava bulunduğundan, davacının işbu ihya davasını açmakta hukuki yararının mevcut olduğu, TTK 547/2.m. Gereğince Şirketin son yetkili temsilcisi ... tasfiye memuru atanarak ihya talebinin kabulüne, yargılama giderlerinin davalının yasım konumunda olduğu ve davanın açılmasına sebebiyet vermediği gözetilerek davacı üzerinde bırakılmasına, davanın kabulü ile; dava konusu Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün ... sicil numarasında kayıtlı Tasfiye Halinde ...İnş. San. ve Tic. Ltd. şirketinin ihyasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Davada tasfiye memuru aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmediğini, kararın bu sebeple hatalı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, Tasfiye Halinde ...İnş. San. Tic. Ltd. Şirketinin TTK'nın 547. Maddesi gereği ek tasfiyesi ile şirkete tasfiye memuru atanması istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün 28/06/2022 tarihli yazısında; ihyası istenen şirketin 26/04/2018 tarih ve 10 sayılı genel kurulunda tasfiye kararı alındığı, tasfiye memurluğuna ...'nın seçildiği, bu kararın ilk ilanının 04/05/2018 tarihinde, ikinci ilanının 11/05/2018 tarihinde, üçüncü ilanının 18/05/2018 tarihinde ticaret sicil gazetesinde tescil ve ilan edildiği, şirketin sicilden 31/12/2018 tarihinde terkin işleminin sicilde ilan edildiği,
Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/828 esas sayılı dava dosyasının Tensip zaptının kayıtlarının incelenmesinde; davacısının ..., davalılarının Tasfiye halinde ...İnş. San. Tic. Ltd. Şirketi ve müşterekleri olup, 18/10/2021 tarihinde rücuen tazminat istemine ilişkin dava açıldığı, anlaşılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 643. maddesinde; tasfiye usulü ile tasfiyede şirket organlarının yetkileri hakkında anonimi şirketlere ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiş olup, aynı kanunun 536 - 548. maddeleri arasında anonim şirketlerin tasfiye usulü düzenlenmiştir.
Bilindiği üzere şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir.
Somut davada da, davalı şirketin genel kurulu 26/04/2018 tarih ve 10 sayılı kararla tasfiye kararı almış, ortaklardan ... tasfiye memuru olarak atanmış ve şirketin 31/12/2018 tarihi itibariyle tasfiye nedeniyle sicilden terkini gerçekleştirilmiş ise de davacı kurumun ihyası istenen şirket hakkında davacı kurum tarafından rücuen tazminata yönelik olarak Adana 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/828 esas sayılı dosyasından dava açıldığı, davanın derdest olduğu, davalı tasfiye memurunca bu davanın akıbeti beklenilmeden şirketin tasfiyesinin gerçekleştirildiği,
bu hale göre davacı kurumun asliye ticaret mahkemesinde açtığı derdest davadan ötürü ve şirketin ihyasını istemekte hukuki yararı bulunmakta olup, şirketin ihyasının gerektiği, ticaret sicil kayıtlarından ihyası istenen şirketin başka dosyalarda sınırlı olarak ek tasfiyesi yönünde ilanların yapıldığı,
ayrıca açılan davanın limited şirketin ihyası davası olup tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğundan vekalet ücreti ve yargılama giderinden davalı şirket tasfiye memurunun sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 03/06/2014 tarihli 2014/7827 esas 2014/10350 karar sayılı emsal içtihadı).
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararının vekalet ücreti yönünden kaldırılarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2024/12, K. 2024/530, 24 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama