KÜNYE
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/1324 E., 2024/1088 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi İhtiyati Tedbir Talep Edenler Karşı Taraf
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2024
- Esas no
- 2024/1324
- Karar no
- 2024/1088
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/09/2024
- Numarası
- 2024/140 D.İş Esas 2024/140 Karar
- Vekili
- —
- Talep
- İhtiyati Tedbir
- Talep tarihi
- 06/09/2024
- Karar yazım tarihi
- 01/11/2024
Karar Metni
1.942 kelime·10 dk okuma·4 bölüm
Taraflar arasındaki ihtiyati tedbir istemine ilişkin talebin dosya üzerinden yapılan incelemesi sonunda ilamda yazılı gerekçeyle ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik olarak verilen hükme karşı ihtiyati tedbir talep edenler vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TALEP
İhtiyati tedbir talep edenler vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in samimi arkadaşı karşı taraf ... ve ...'in tanıştırmış olduğu talep dışı ... ve ... ile birlikte ortak bir görüşme esnasında ...'nin işletmekte olduğu işletmenin iyi iş yapmadığını, civarda gece kulüplerinin olması sebebi ile iş yerinin çorbacı olması halinde daha çok iş yapacağı fikrinin ortaya atıldığını, ...
Markasının Ankara'da yaygın ve tanınır olduğunu, bu lokasyonda iyi bir girişim olacağı fikriyle marka yetkilileri ile görüşüldüğünü, franchise bedelleri ve dükkanın tadilat bedelleri belirlenerek ortaklığın kurulması fikrinin güçlendiğini, ...'nin müteahhitlik yapması ve hali hazırda piyasanın durgun olması sebebiyle resmiyette ortak olmak istemediğini, bu sebeple o dönemde nişanlısı olan ...'ı şirkette resmi ortak olarak göstermek istediğini beyan ettiğini, o dönem müvekkili ile gönül ilişkisi de olan karşı taraf ...'in talep ve ısrarı, aynı zamanda müvekkili ...'in banka kredi notunun düşük olması sebebiyle resmi ortaklığın %50 ...,
%50 ... adına ...
Hayvancılık İnşaat Tekstil Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi olarak kurulduğunu, ortaklık tarihinden önce müvekkilinin ve ...'nin gerçekte şirketin hisselerinin kendilerine ait olduğunu, ancak görünüşte ... ve ... üzerine şirketi kuracaklarını beyanla bir sözleşme akdettiklerini, hali hazırda ...'nin kiracısı olduğu mecur üzerinde gerekli tadilat, onarım, demirbaş temini neticesinde şirketin ... markasının şubesi olarak ticari hayatına başladığını, müvekkili ...'in şirketin %50 hissesine tekabül eden tüm edimleri kendisinin, diğer %50 hisseye tekabül eden edimlerin ise ... tarafından gerçekleştirildiğini,
şirketin görünüşte resmi ortağı olan karşı taraf ...'in ailesinden kalan emekli maaşı dışında başkaca herhangi bir geliri olmadığını, şirket için harcanan paraları karşılayamayacağının basit bir araştırmayla dahi ortaya çıkacağını, şirket faaliyete geçtikten 3-4 ay sonra işleri bozulan ...'nin nakit ihtiyacı sebebiyle hisselerini devretmek istediğini, şirketin %50 hissesinin 3.000.000 TL olduğu yönünde mutabakat sağlandığını, kendi aralarında hisse pay devir taahhüdü imzaladıklarını, müvekkili ...'in hisse devir bedeli ödemelerini farklı tarihlerde gerçekleştirdiğini,
ancak devir tarihinde şehir dışında olması ve ...'e duyduğu güven dolayısıyla resmi hisse devrinin ...'dan ...'e kendisine sonrasında tamamının devredileceğine duyduğu güvenle devrinin gerçekleşmesine onay verdiğini, müvekkilinin gerek şirket kuruluşu ve sonrasında ortaya çıkan giderlerin gerekse diğer ortağın hisse devrine ilişkin bedelinin tamamının ödemelerini eşi ...'e ait banka hesabından ..., ... ve ... şirket hesabına havaleler gerçekleştirdiğini, ...'in müvekkilinin duyduğu güven ve devir tarihinde şehir dışında olması sebebiyle şirketin %100 hissesinin sahibi olduğunu,
...'in şirketin devir değerini araştırmaya yönelik emlakçı görüşmeleri üzerine kuşkulanan müvekkilinin şirket hisselerini kendisine devretmesini istemesi üzerine müvekkilinin eşine aralarındaki yakın ilişkiyi anlatacağından bahisle tehdit ederek şirket hisselerini devretmeyeceğini beyanla telefondan engellediğini, müvekkilini dolandırdığını, karşı taraf 1,00 TL bile para harcamadan müvekkilinin 8 milyon TL üzerinde para ödediği şirketi haksız bir şekilde ele geçirdiğini,
müvekkilinsı duygusal bağı ve güvenini sonuna kadar kullanan karşı tarafın müvekkilinin yakın dostunun şirketi üzerine kayıtlı 2017 model ... marka aracı 1.100.000 tl noterde devir ücreti gösterilerek sanki bedeli karşı tarafça ödenmiş gibi karşı tarafa devredildiğini, müvekkilinin sürekli finansal kaynak olarak görüldüğünü, müvekkilinin bankalar nezdindeki problemini ve kendisine duyduğu güveni fırsat bilerek güvenini kötüye kullanarak şirketin tamamını finanse eden müvekkilini saf dışı bıraktığını, müvekkilinin aslında şirketin tek sahibi olduğunun tüm banka kayıtları ve somut deliller ile sabit bulunduğunu,
şirketin gelirlerini kendi hesaplarına aktararak karşı tarafın haksız kazanç elde ettiğini, üzerinde şirket hisseleri ve yine müvekkilinin aldığı araç dışında başkaca malvarlığı olmayan karşı tarafın şirketi ve aracı devretmesinin müvekkilinin ticari mahvına sebebiyet vereceğini belirterek karşı tarafın mal kaçıracağı bizzat kendisi tarafından müvekkili ...'e bildirildiğinden arabuluculuk sürecine başvurulması ile mal kaçırmaya yönelik derhal harekete geçebileceğinden telafisi mümkün olmayan zararların doğmaması ve arabuluculuk başvuru öncesi ve sürecinde mağduriyet yaşanmaması için karşı taraf adına kayıtlı ... plakalı aracın ve şirket
hisselerinin tamamı üzerinde devir ve tasarruf yetkisini kısıtlayacak şekilde ihtiyati tedbir konulmasına, şerh ve beyanların ilgili kurumlara bildirilmesine, davalı şahsi banka hesapları ve davalı şirket banka hesaplarının ve pos hesabına tedbir uygulanmasına, takdiri olarak teminatsız olarak ihtiyati tebdir konulmasına, mahkeme aksi kanaatteyse uygun miktar teminat belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, ihtiyati tedbirde asıl olanın ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkması olduğu, bunların ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluşturduğu, ihtiyati tedbire esas olan hakkın iyi belirlenmesi gerektiği, taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hakkın, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacağı, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiği, diğer geçici hukuki korumaların alanına giren konularda ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği,
HMK'nun 390/3. maddesi uyarınca yaklaşık olarak ispat edilememiş olmasının yanı sıra dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve davanın mahiyetine göre ihtiyati tedbir talep edenin hakkını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da imkansız hale geleceği veya gecikme nedeni ile bir sakınca ya da ciddi bir zararın doğacağına dair yeterli delil bulunmaması nedeniyle HMK'nun 389/1. maddesindeki şartların oluşmadığı gerekçesiyle koşulları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir talep edenler vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin arkadaşı ... ve ...'in tanıştırmış olduğu ... ve ... ile birlikte ortak bir görüşme esnasında ...'nin işletmekte olduğu işletmenin iyi iş yapmadığını, civarda gece kulüplerinin olması sebebi ile iş yerinin çorbacı olması halinde daha çok iş yapacağı fikrinin ortaya atıldığını, müvekkilinin bunu mantıklı bulduğunu, ... markasının Ankara'da yaygın ve tanınır olduğunu ve bu lokasyonda iyi bir girişim olacağı fikriyle marka yetkilileri ile görüşüldüğünü,
franchise bedelleri ve hali hazırda börekçi olarak kullanılan dükkanın tadilat bedellerinin belirlenerek ortaklığın kurulması fikrinin güçlendiğini, ...'nin müteahhitlik yapması ve hali hazırda piyasanın durgun olması sebebiyle resmiyette ortağın kendisinin olmak istemediğini ve bu sebeple o dönemde nişanlısı olan ...'ı şirkette resmi ortak olarak göstermek istediğini beyan ettiğini, o dönem müvekkili ile gönül ilişkisi de olan ...'in talep ve ısrarı, aynı zamanda müvekkilinin banka kredi notunun düşük olması sebebiyle resmi ortaklık %50 ..., %50 ... adına ...
Hayvancılık İnşaat Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olarak kurulduğunu, ortaklık tarihinden önce müvekkili ... ve ... gerçekte şirketin hisselerinin kendilerine ait olduğunu ancak görünüşte ... ve ... üzerine şirketi kuracaklarını beyanla bir sözleşme akdettiklerini, şirketin resmi kuruluşu ... ve ... adına tamamlandığını, hali hazırda ...'nin kiracısı olduğu mecur üzerinde gerekli tadilat, onarım, demirbaş temini neticesinde şirket ... markasının şubesi olarak ticari hayatına başladığını, müvekkili ...'in detaylı banka hizmet dökümünde görüleceği üzere şirketin %50 hissesine tekabül eden tüm edimleri kendisi,
diğer %50 hisseye tekabül eden edimleri ise ...'nin üstlenerek karşıladığını, şirketin görünüşte resmi ortağı olan ...'in ailesinden kalan emekli maaşı dışında başkaca herhangi bir geliri olmadığını, şirket için harcanan paraları karşılayamayacağının basit bir araştırmayla dahi ortaya koyulabileceğini, şirket faaliyete geçtikten 3-4 ay sonra işleri bozulan ...'nin nakit ihtiyacı sebebiyle hisselerini devretmek istediğini, öncelikli olarak müvekkili ...'e bu teklifini ilettiğini,
ve gerçek sermayedar olan ortakların kuruluştan itibaren şirket faaliyeti için harcama hesabı yaparak şirketin %50 hissesinin 3.000.000 TL olduğu yönünde mutabakat sağladıklarını, kendi aralarında hisse pay devir taahhüdü imzaladıklarını, müvekkili ... hisse devir bedeli ödemelerini farklı tarihlerde gerçekleştirdiğini, ancak devir tarihinde şehir dışında olması ve ...' e duyduğu güven dolayısıyla resmi hisse devrinin ...'dan ...'e kendisine sonrasında tamamının devredileceğine duyduğu güvenle devrinin gerçekleşmesine onay verdiğini,
müvekkilinin gerek şirket kuruluşu ve sonrasında ortaya çıkan giderlerin gerek de diğer ortağın hisse devrine ilişkin bedelinin tamamının ödemelerini eşi ...'e ait banka hesabından ..., ... ve ... şirket hesabına havaleler gerçekleştirdiğini, şirketin %50 hissesi kuruluş itibariyle üzerinde olan ... müvekkilinin duyduğu güven ve devir tarihinde şehirdışında olması sebebiyle şirketin %100 hissesinin sahibi olduğunu,
...'in şirketin devir değerini araştırmaya yönelik emlakçı görüşmeleri üzerine kuşkulanan müvekkili ...'in şirket hisselerini kendisine devretmesini istemesi üzerine müvekkilinin eşine aralarındaki yakın ilişkiyi anlatacağından bahisle tehdit ederek şirket hisselerini devretmeyeceğini belirterek telefonlardan engellediğini, müvekkilini alenen dolandırdığını, bu hususta tedbir talep edilen ... hakkında ayrıca suç duyurusunda bulunulacağını, tedbir talep edilen ...'in 1,00 TL bile para harcamadan müvekkilinin sekiz milyon TL üzerinde para ödediği şirketi haksız bir şekilde ele geçirdiğini,
ancak tedbir talep edilen ...'e müvekkilinin kaptırdığı yalnızca bu tutarlar olmayıp ayrıca tarafınaaraç alındığını, ... ortaklık borçlarından dolayı müvekkilim ...'e borçlu olup, adi ortaklık döneminde yaptığı ödemelerin karşılığını alamadığını, müvekkilinin sürekli finansal kaynak olarak görüldüğünü, müvekkilinin bankalar nezdindeki problemini ve kendisine duyduğu güveni fırsat bilerek güvenini kötüye kullanarak şirketin tamamını finanse eden müvekkilini saf dışı bıraktığını, müvekkilinin aslında şirketin tek sahibi olduğu tüm banka kayıtları ve sunulan somut deliller ile sabit bulunduğunu,
şirketin gelirlerini kendi hesaplarına aktararak haksız kazanç elde ettiğini, üzerinde şirket hisseleri ve yine müvekkilinin aldığı araç dışında başkaca malvarlığı olmayan tedbir talep edilen ... 'in şirketi ve aracı devretmesi müvekkilinin ticari mahvına sebebiyet vereceğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Talep, HMK'nun 389 vd. gereğince ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
İhtiyati tedbir talep eden ... hesabından karşı taraf ... hesabına yapılan eft'lere ilişkin banka dekontları, karşı taraf ...'in banka hesap ekstresi, karşı taraf şirketteki ...'a ait %50 şirket hissesinin karşı taraf ...'e devrinin ilanına ilişkin 30/04/2024 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi sureti, anılan hisse devrine ilişkin 08/04/2024 tarihli noter hisse devir sözleşmesi, karşı taraf şirketin kuruluş ilanına ilişkin 12/01/2024 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi sureti, ihtiyati tedbir talep eden ... ile talep dışı ... arasında akdedilen 24/11/2023 tarihli adi ortaklık sözleşmesi,
talep dışı ... ve ... arasında akdedilen 01/04/2024 tarihli şirket hissesi devir taahhüt sözleşmesi, anılan taraflar arasında akdedilen 03/06/2024 tarihli şirket hissesi devrine ilişkin ibraname sureti dosya içerisinde yer almaktadır.
HMK'nun 389/1. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
HMK'nun 390/1 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden, dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebilecektir.
İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır.
Somut olaya gelindiğinde, ihtiyati tedbir talep edenler karşı taraf şirketin tüm hisselerini karşı taraf ... adına kayıtlı ise de, hisseler için ... tarafından ödeme yapılmadığını, tüm hisse bedellerinin ve şirket masraflarının kendileri tarafından karşılandığını, şirketin asıl sahibinin ihtiyati tedbir talep eden ... olduğunu, ... ile olan arkadaşlık ve duyulan güven nedeniyle şirket hisselerinin ... adına tescilinin sağlandığını, karşı taraf ... adına kayıtlı olan araç bedelinin ihtiyati tedbir talep eden ... tarafından ödendiğini ileri sürerek karşı taraf şirketteki ...'e ait hisseler ile karşı taraf adına kayıtlı araç kaydı,
şahsi banka hesapları, şirket banka hesapları, pos hesabı üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiş, mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda yaklaşık ispat koşulunun sağlanamadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
İleri sürülen iddiaya ilişkin dosyada bulunduğu belirtilen belgeler somut olayda ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için ihtiyati tedbir talep edenin talebinde haklı olduğunu yaklaşık olarak ispatlar nitelikte değildir.
Bu durumda mahkemece, ihtiyati tedbir talep edenin HMK'nun 389 vd. maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir talebinde haklı olduğunu yaklaşık olarak ispat edemediği, yasal koşulların oluşmadığı gözetilerek ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddi yönündeki kararında bir isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati tedbir talep edenler vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2024/1324, K. 2024/1088, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama