KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2024/1454 E., 2024/1179 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi Vekilleri
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
- Esas no
- 2024/1454
- Karar no
- 2024/1179
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/07/2024
- Numarası
- 2022/346 Esas 2024/450 Karar
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 28/05/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 06/11/2024
Karar Metni
716 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirkete ait davalı ... Bankası A.Ş. ...
Şubesi müdürlüğünden bulunan kurumsal hesaptan 18/04/2022 tarihinde davacının haberi olmaksızın tanımadığı dava dışı şahıs adına 26.100,00 TL ve 26.100,00 TL olmak üzere ve ardından yine dava dışı ... isimli şahıs adına 49.500,00 TL ve 14.000,00 TL tutarlarında para transferi yapıldığını, davacı şirket yetkilisi tarafından durumun farkedilmesi üzerine banka ile iletişime geçilerek bir kısım paranın kurtarılarak hesaba geri döndüğünü, ancak 26.100,00 TL'nin geri dönüşünün sağlanılamadığını, bu tutar yönünden davalı bankaya ihtarname gönderildiğini,
ancak davacı banka tarafından işlemlerin şifre ile yapıldığı gerekçesi ile talebin reddedildiğini, davacının kullanıcı kodunu ve şifresini üçüncü kişilerle paylaşmadığını, meydana gelen zarardan davalı bankanın sorumlu olduğunu belirterek, 26.100,00 TL'nin olay tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu işlemlerin şifre ile gerçekleştirilmiş olduğundan davacının sorumluluğunda olduğunu, davalı bankanın hiç bir dahlinin bulunmadığı olay nedeniyle kendisine husumet yönetilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı bankanın hiçbir güvenlik açığının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; dava konusu olayda yapılan EFT işlemlerine ait SMS bilgilendirmelerinin sağlandığı, bu bağlamda davalı bankaya yüklenecek bir kusur bulunmadığı, işlemlerin bir ...
Yöntemi olan oltalama ile gerçekleştirildiği, davaya konu olayda da, davalı Bankaca gönderilen “tek kullanımlık şifre” bilgisinin usulsüz işlemleri yapan şahıslara ulaştığı, kişisel gizli bilgilerin ve 3D secure SMS şifresinin kimseyle paylaşılmaması gerektiği, bu bilgilerin sorumluluğun davacıda olduğu, davaya konu işlemlerin yapıldığı kısa zaman aralığında çok fazla IP ve Port değişikliği olduğu, bunun da şüpheli işlemin fark edilip ilk işlem olan aktivasyon ve EFT işleminden sonraki işlemlerin iadesinin sağlandığı,
sonuç olarak dava konusu olayda davalı bankanın herhangi bir kusurunun bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince aldırılan kök rapor ve ek rapor arasında çelişki bulunduğunu, çelişkili bilirkişi raporu esas alınarak hatalı hüküm tesis edildiğini, dava konusu işlemin şüpheli işlem aldığını, davalı bankanın kurumsal mobil bankacılık uygulamasına girişte hangi adımların takip edildiğine ilişkin belge iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağının başladığı süreçte 08.12.2023 tarihinde mahkemeye sunulduğunu, müvekkilinin söz konusu işlemlerde herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davalı bankanın üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğinden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; davacı şirketin davalı banka nezdindeki hesabından talimatı olmaksızın 3. kişiye para aktarıldığı iddiasına dayalı olarak haksız ödenen tutarın sorumlu olduğu ileri sürülen davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun'un 41. maddesi ile değiştirilen 341/2. fıkrasında öngörülen kesinlik sınırı üç bin Türk Lirasıdır. 01/01/2024 tarihinden itibaren ise bu sınır 28.253,41TL'dir. İlk derece mahkemesince 26.100,00 TL alacak talebi yönünden açılan davanın reddine karar verilmiş olması davacı vekilince reddedilen 26.100,00 TL yönünden istinaf kanun yoluna başvurulması gözetilerek 03/07/2024
tarihli karar kesin niteliktedir. Kesin olan kararlara karşı HMK'nun 346/1. maddesi hükmü uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, HMK'nun 352. maddesi gereğince yapılan ön inceleme neticesinde Bölge Adliye Mahkemesince de bu yönde karar verilebilir. Bu karar usule ilişkin nihai bir karardır. (Tolga Akkaya, Medeni Usul Hukukunda İstinaf sayfa 176)
Tüm bu nedenlerle HMK'nun 352. maddesindeki düzenleme gereğince mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince verilen bu usulden red kararına karşı miktar gözetildiğinden temyiz yolu açık değildir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05/01/2018 tarih ve 2017/3597 Esas 2018/5 Karar sayılı ilamı).
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2024/1454, K. 2024/1179, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama