İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2024/1633 K.2024/1539

Taraflar arasındaki ihtiyati tedbir davasında mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

Esas2024/1633Karar2024/1539Tarih24 Aralık 2024Okuma8 dk · 1.657 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2024/1633 E., 2024/1539 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi İhtiyati Tedbir Talep Eden Davacı Vekili Aleyhine Tedbir Talep Edilen

Karar tarihi
24 Aralık 2024
Esas no
2024/1633
Karar no
2024/1539
İncelenen dosyanın mahkemesi
ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
25/10/2024
Numarası
2024/713 Esas (Ara Karar
Talep
İhtiyati Tedbir
Talep tarihi
24/10/2024
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
24/12/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.657 kelime·8 dk okuma·4 bölüm

Taraflar arasındaki ihtiyati tedbir davasında mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... Holding Anonim Şirketi'nin vakıf şirketi olduğunu, sermayesinin %99,97'sini ... Eğitim ve Sağlık Vakfı'na ait olduğunu, 2014 yılının sonuna kadar ... Eğitim ve Sağlık Vakfı ve davacı şirket ...

Holding Anonim Şirketi ile iştirak şirketlerini ... ailesinin yönettiğini, ... ailesinin şirketi zarara sokacak bir yönetim anlayışı ile şirketler aleyhine kendi menfaatlerine yönelik işlemler yaptığını, davalı şirketin davacı şirketin bağlı olduğu vakıf kapsamında kurulduğunu, kuruluş sermayesinin 750.000,00TL olduğunu, sermayenin 15/09/2006 tarihli olağanüstü genel kurulla 1.500.000,00TL'ye yükseltildiğini, 15/02/2008 tarihli olağanüstü genel kurulla da 10 kat artırılarak 15.000.000,00TL yükseltildiğini, davacı şirketin vakıf olarak kurulması nedeniyle kar amacıyla kurulmadığını,

... ailesi tarafından gizli gayenin davacı şirketin faaliyetine son vererek, varlıklarını nakde çevirerek sermaye iştiraki adı altında davalı şirkete aktarılmasını sağladığını, davalı şirketin kaynaklarını kendi geçim kaynakları olarak kullandıklarını, 2014 yılından bu yana kadar 10 yıl boyunca davalı şirketin her yıl zarar ettiğini, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/282 esas sayılı dosyası nezdinde TTK 531.maddesi uyarınca haklı nedenle fesih talebinde bulunulduğu,

bu mahkeme kararında dikkat edilmesi gereken hususun derdest davada haklı fesih sebeplerinin varlığının istinaf incelemesinden de geçerek tespit edilmiş olduğunu, ikincisinin 20/01/2016 tarihinden sonra dilekçelerinde vurguladıkları haklı fesih sebeplerinin artarak devam ettiğini, artık çıkma kararı verilmesinin uyuşmazlık açısından uygun bir yol olmadığını belirterek, TTK'nun 531.maddesi gereğince haklı nedenlerle şirketin feshine ve şirket kaynaklarının sürekli ve süratli bir şekilde eritilmesine engel olmak maksadı ile,

şirket yönetimine kayyım atanmasına veya davalı şirketin aktiflerinin korunmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; davacı vekilinin, davalı şirketin aktiflerinin korunmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin dosya kapsamı, mevcut delil durumu, davanın niteliği de nazara alınarak yasal koşulları oluşmadığından bu tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilinin, şirket kaynaklarının sürekli ve süratli bir şekilde eritilmesine engel olmak maksadı ile şirket yönetimine kayyım atanmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin dosya kapsamı, tedbir talebinin içeriği, mevcut delil durumu da nazara alınarak bu aşamada yasal koşulları oluşmadığından tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbirin reddi ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bununla birlikte davacı ... Holding A.Ş. vakıf şirketi olup sermayesinin %99,97'si ... Eğitim ve Sağlık Vakfı'na ait olduğunu, ... Eğitim ve Sağlık Vakfı, kurucusu ... ...'nun vasiyetnamesinin gereği olarak tüm malvarlığını sermaye olarak ... Holding A.Ş.'ne ayni sermaye olarak koyduğunu, 2014 yılının sonuna kadar ...

Eğitim ve Sağlık Vakfı ve müvekkil şirket ... Holding A.Ş. ile iştirak şirketlerini yöneten ...

Ailesi tarafından şirketi ve dolayısıyla vakfı zarara sokacak bir yönetim anlayışı ile şirketler aleyhine kendi menfaatlerine yönelik işlemler yaparak şirketi zarara soktuğunu, Vakfeden ... ...’ nun vasiyetine aykırı olarak şirket malları ihtiyaç olmaksızın satıldığını ve devredildiğini, şirket varlıklarının satışından elde edilen finansal kaynaklar ise yok edildiğini, eriyen sermayenin önemli bir kısmı olan % 48,50'si ise davacı şirkete ait olduğunu, 2022 ve 2023 Mali Yıllarına ait Olağan Genel Kurul Tutanakları ve Mali Tabloları incelendiğinde önceki yıllarda olduğu gibi şirketin faaliyetine son verme uygulamasına devam edildiğini,

hiçbir yatırımı ve faaliyeti olmayan şirketin 274.122,21 TL kredi faizi ödediğini, 2022 yılında elde edilen 1.516.567,88 TL hasılat için 2.109.526,34 TL satılan hizmet maliyeti yapıldığını, 2023 yılında elde edilen 462.207,71 TL için 462.207,71 TL satılan hizmet maliyeti yapıldığını, bu maliyete Genel Yönetim Giderleri dahil olmadığını, hiçbir işletme mal ve/veya hizmet üretimini üretim maliyetinin altında bir bedel ile satmadığını, ticari hayatın olağan akışına aykırı olan bu durum davalı şirkette kuruduğu günden bu yana süregeldiğini, bunun iyi niyetle veya ticari mantıkla izahı olamayacağını, şirketin ...

Ailesinin geçim kaynaklarından birisi haline geldiğini, şirket bilançosu incelendiğinde aktif toplamının 4.147.730,79 TL olduğu ve buna karşılık aktifte 85.000,00 TL kayıtlı değerde bir aracının bulunduğu, bunun dışında bir aktifinin olmadığı görüleceğini, şirketin tasfiyesinin yasal bir zorunluluk olduğunu, genel kurulda mali tablolar ve faaliyet raporu ile ilgili sözlü olarak davacı şirketin yönelttiği hiçbir sorunun yanıtlanmadığını, hiçbir bilgi verilmediğini, bu husus dahi yönetimin gayri hukuki şekilde işlemlerini devam ettirdiğinin açık göstergesi olduğunu, vasiyetle ...

Eğitim ve Sağlık Vakfına aktarılan ve ayni sermaye olarak ... Holding A.Ş.'ye konulan gayrimenkuller, nakil vasıtaları, unvan, logo, amblem, iş potansiyeli, diğer tüm kaynaklar vasiyete, yasalara, ahlak ve iyi niyet kurallarına, hayatın olağan akışına aykırı olarak davalı şirkete aktarıldığını, bu nedenle vakıf şirketi ...

Holding A.Ş. vasiyetle istenen nakliyecilik faaliyetini sürdüremediğini, bu nedenlerle İhtiyati tedbir taleplerinin hem TTK'nın 531. maddesindeki özel düzenleme hem de HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenen koşulları taşımakta olup haklı fesih sebeplerinin varlığının ortada olması ve Ankara 2. Aslı̇ye Tı̇caret Mahkemesı̇ nezdinde (eskı̇ 2016/44 esas) 2023/282 esas sayılı dosya ile de bu hususun zaten tespit edilmiş olduğu hususu değerlendirilerek davacı şirket esas bakımından haklılığını yaklaşık ispat ölçüsünde ortaya koymuş bulunduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar

verilmesini istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Talep; ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.

HMK'nın 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği,

HMK'nın 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir.

İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır.

İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir.

Gerek 6102 Sayılı TTK ve gerekse özel yasalarda şirkete temsil kayyımı, atanmasına ilişkin bir hüküm bulunmamakla birlikte 6102 Sayılı TTK'nın 1. maddesinde "Türk Ticaret Kanununun, Türk Medeni Kanununun ayrılmaz bir parçası" olduğuna ilişkin hükmü karşısında konu ile ilgili 4721 Sayılı TMK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.

Türk Medeni Kanunun 426 maddesinde düzenlenen temsil kayyımlığı müessesesi, gerçek kişiler esas alınarak getirilmiş bir kurum olmakla birlikte tüzel kişiler içinde temsil kayyımı atanabileceği gerek öğretide (Türk Medeni Hukukunda Kayyımlık-Mustafa Alper Gümüş-Sh. 103) ve gerekse yargı kararlarında (Yargıtay 11.H.D. 1988 tarih 65-3848 sayı vb.) kabul görmektedir.

Türk Medeni Kanunu'nun 403/2. maddesinde kayyımın, belirli işleri görmek veya malvarlığını yönetmek için atanacağı, 426. maddesinde vesayet makamının, aşağıda yazılı olan veya kanunda gösterilen diğer hallerde ilgilisinin isteği üzerine veya re'sen temsil kayyımı atayacağı, kayyım atamasının yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel olmayacağı, 427. maddesinde ise bir tüzel kişi gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa kayyım atanacağına ilişkin düzenlemeler yer almaktadır.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 531 maddesinde; Haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir.

Somut olayda, davacının davalı şirketin haklı nedenle feshi talebiyle eldeki davayı açtığı ve şirket kaynaklarının sürekli, süratli bir şekilde eritilmesine engel olmak maksadı ile şirket yönetimine kayyum atanmasına veya davalı şirketin aktiflerinin korunmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiği, anonim şirketlerde yönetim kurulu üyelerinin görevden alınması usulü TTK'nın 364. maddesinde düzenlenmiş ol olması, yönetim kurulu üyelerinin genel kurul kararıyla görevden alınabilecek olmaları ve davanın TTK'nun 530.maddesi gereğince organ yokluğundan fesih davası olarak açılmamış olması,

davalı şirketi temsile yetkili organların bulunduğu ve hali hazırda organ boşluğunun söz konusu olmadığı, dosya kapsamı itibariyle yaklaşık ispat koşulu oluşmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince şirket yönetimine kayyım atanmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Öte yandan, ihtiyati tedbir talep eden davalı şirketin aktiflerinin bulunmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş ise de, mahkemece mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği,

(HMK'nun 389 md) İhtiyati tedbir talep edebilmek için ,önce taraflar arasında uyuşmazlık konusu olacak bir ''hak'' ve bu hak üzerinde ihtiyati tedbir talep edilebilecek ''ihtiyati tedbir sebebi'' mevcut olması ve bu tedbir sebeblerinin oluşması,

hem hakkın hem de sebeplerin yaklaşık ispat seviyesinde ispat edilmesi gerektiği, mahkemece ihtiyati tedbirin dava konusu olan şeylerin üzerine konulabileceği, Hukuk Genel Kurulu'nun 20/12/2013 tarih, 2013/21-1791 E., 2013/1676 K., Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 25/06/2013 tarih, 2013/7509 E., 2013/11831 K. , Yargıtay 14.Hukuk Dairesi'nin 20/06/2013 tarih, 2013/7557 E., 2013/9440 K., 19/07/2013 tarih, 2013/10496 E.,

2013/10787 K. sayılı ilamlarının ve yerleşmiş içtihatlarının bu doğrultuda olduğu gözetilerek mahkemece yazılı şekilde yaklaşık ispat koşulu oluşmadığı gerekçesiyle tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde, yaklaşık ispat koşulu oluşumu gerekçesi ile tedbir talebinin reddine dair hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinafa başvuran taraf üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.24/12/2024

Başkan- Üye - Üye Zabıt Katibi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2024/1633, K. 2024/1539, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Talep
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  5. İstinaf Sebepleri
  6. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1633
Karar No
2024/1539
Tarih
24 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2024/1634 K.2024/2170
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2024/1634 K.2024/2037
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2024/1635 K.2024/2050
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2024/1636 K.2024/2176
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2024/1636 K.2024/1692
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/1637 K.2024/490

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.