KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2024/480 E., 2024/1017 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi Davalılar
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2024
- Esas no
- 2024/480
- Karar no
- 2024/1017
- Başkan
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Üye
- ... ...
- Katip
- ... ...
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/01/2024
- Numarası
- 2022/603 Esas 2024/34 Karar
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- Şirkete Yönetim Kayyımı Atanması
- Dava tarihi
- 06/09/2022
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 07/10/2024
Karar Metni
1.363 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki şirkete yönetim kayyımı atanması davasına ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Şirket müdürü olan ...'nın müdürlük vazifesine dair görev süresi sona erdiğinden ve gerek sürenin sona ermesinden bir müddet önce gerekse de sonra şirket müdürü seçilmesi maksadıyla genel kurul toplantısı çağrısı yapmadığından şirketin zorunlu organlarından olan yönetim organının (şirket müdürü ya da müdürler kurulu) ortadan kalktığını ve organ yokluğu hali meydana geldiğini, şirket esas sermaye paylarının yüzde 25’inin maliki müvekkilleri ...'nın, yüzde 75’inin malikinin ise davalı ... olduğunu, ... ile davalı ...’nın şirket ortaklığı dışında evlilik birlikleri mevcut olduğunu ancak tarafların boşanma aşamasında olduğunu, davalı ...'nın, ...
Limited Şirketi’nde yalnızca ortak sıfatına değil müdür sıfatına da sahip olduğunu, ... Limited Şirketi'nin halihazırda yönetim organı bulunmamakta olduğunu, bu durumun şirket yönetimini sekteye uğrattığından şirkete yönetim kayyımı atanması gerektiğini, davalı ...'nın, ...
Limited Şirketi’nin kuruluşundan günümüze kadar şirket müdürü olup şirketin yönetiminde aktif olarak yer aldığını ancak yetki süresinin halihazırda sona erdiğini, davalı ...'nın yönetim ve temsil yetkisinin Ortaklar Kurulu Kararı gereği 20 yıl süre ile yetkili kılındığını, müdüre yüklenen yükümlülüklere rağmen davalı ...'nın, ...
Limited Şirketi’nde müdür olduğu dönemde yerine getirmesi gereken yükümlülükleri yerine getirmediğini, konumunu ve kendisine müdür sıfatı ile bahşedilen yetkileri kötüye kullanarak şirketi ve müvekkili zarara uğratan/uğratacak ve kendisine haksız çıkar sağlayacak nitelikte iş ve işlemler yaptığını belirterek şirketin ve üçüncü kişilerin daha fazla zarara uğramaması, gecikme sebebiyle telafisi mümkün olmayan zararların meydana gelmemesi maksadıyla ihtiyati tedbir olarak huzurdaki dava kesinleşinceye kadar ve teminatsız olarak şirkete kayyım atanmasını, davalı ...
Limited Şirketi’nin malvarlıklarının azaltılması, şirkete ve ortak sıfatını haiz olan müvekkillerinin zarara uğramaması adına teminatsız olarak ... Limited Şirketi’nin malvarlıklarına (araçlarına, taşınmazlarına) ve banka hesaplarına ihtiyati tedbir konulmasını, ...'nin zorunlu organlarından olan yönetim organının yokluğu ve yönetimin sağlanamaması sebebiyle şirkete TMK m. 427 gereği yönetim kayyımı atanmasını talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ...
Limited Şirketi'nin 03/07/2020 tarihinde kurulduğunu, bu şirkette, müvekkilinin %75, davacı tarafın %25 oranında ortak olduğunu, tarafların boşanma aşamasında olduklarını, davacı tarafın bu davası ile ortağı olduğu şirketin menfaatini zedeleyen durum içerisine girdiğini, müvekkil şirketin sürekli büyüme gösteren ve kanuni şartlara göre aktifliğini sürdüren bir şirket olduğunu, bu yüzden şirket müdürünün kötü yönetimi iddiasının hayatın olağan akışına ve ticarete aykırı olduğunu, ortaklar arası uyuşmazlıklar veya farklı ilişkilerden doğan anlaşmazlıkların hiçbir şekilde kayyım tayinini gerektirmediğini, müdürlerin şirketi iyi yönetemediği,
temsil edemediği, ortaklığı zarara uğrattığı veya şirketin beklenen kârlılığa ulaşamadığı iddialarında da kayyım tayin edilemeyeceğini, müvekkillerinin şirketten mal kaçırdığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, davalının yönetim yetkisini kötüye kullandığı yolunda dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı gibi, şirketin devamlı bir kayyım tarafından temsili ve işleminin yürütülmesinin de limited şirket yapı ve felsefesine uymadığını, davacının iddialarını kanıtlamayamadığı gibi bu davayı açmakta haklı bir yararının da olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; Davacı, davalı ortağın, davalı şirkete şirket müdürü olarak atandığı sürenin dolması ile davalı şirketin yönetim organından yoksun hale geldiğini iddia ederek, TMK.'nin 427. maddesi uyarınca yönetim kayyımı atanmasını talep etmiş, davalılar vekili ise davacının iddialarının doğru olmadığını, taraflar arasında boşanma sürecinin yaşanması sebebi ile bu davanın açıldığını, şirketin organsız kalmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Buna göre davalı şirketin yönetim organından yoksun kalıp kalmadığı, şirkete yönetim kayyımı atanması şartlarının oluşup oluşmadığı konusunda taraflar arasında ihtilaf olduğu anlaşılmıştır.
Kayıtlara göre 06/07/2000 tarihli ve 5082 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yapılan ilana göre davalı ... Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd.
Şti.'nin tescil ve ilan edildiği andan itibaren başlamak üzere 99 yıl süreyle kurulduğu, davacı ortağın %25, davalı ortağın ise %75 oranında hisseye sahip olduğu, ortakların oybirliği ile aldıkları kararla davalı ortak ...'nın 3 yıllığına şirketi temsil ve ilzama yetkili müdür olarak atandığı, davalı ortak ...'nın 3 yılık görev süresinin dolması ile birlikte 22.10.2003 tarih ve 2003/2 no'lu Ortaklar Kurulu kararı ile oybirliği ile ...
20 yıl süre ile şirketi temsil ve ilzama yetkili müdür olarak atandığı, 20 yıllık sürenin 22.10.2023 tarihinde dolduğu anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK.'nin 362. Maddesinde anonim şirketler için yönetim kurulu üyelerinin görev süresine sınırlama getirilmiştir. Limited şirketler yönünden yönetim kurulu üyelerinin görev süresine ilişkin sınırlama getiren düzenleme bulunmamaktadır.
Aynı Yasanın 623 ve devamı maddelerinde limited şirketlerde müdürlere ilişkin düzenlenen hükümlerde, şirket müdürünün görev süresinin dolmakla, görevinin sona erdiğine ilişkin düzenleme de bulunmamaktadır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre şirket yönetim kurulunun görev süresini dolsa da, genel kurulca yeni yönetim kurulu üyeleri seçilene kadar görevlerinin devam edeceği kabul edilmektedir.
Buna göre davalı şirkette yönetim organı yokluğu oluşmadığından, TMK 427. maddesine dayalı olarak, yönetim kayyımı atanması şartlarının oluşmamıştır. Bu sebeple davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/603 esas, 2024/34 karar sayılı 18.01.2024 tarihli kararı dosyada mevcut olan müvekkilin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara kararın istinaf süresi içerisinde verildiğini, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/603 esas, 2024/34 karar sayılı 18/01/2024 tarihli kararının gerekçe kısmında dosyada mevcut olmayan davalıların beyanına yer verildiğini, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/603 esas,
2024/34 karar sayılı 18/01/2024 tarihli kararı hukuka aykırılıklar barındırmakta olup müvekkilin hak arama hürriyetini ve şirket menfaatlerini zedeler mahiyette olduğunu, yargılama sırasında şirket müdürü olan ancak 22/10/2023 tarihinde görev süresi sona eren müdür ...'nın görev süresinin sona ermesinden gerek bir müddet önce gerek de sonra şirket müdür seçilmesi maksadıyla genel kurul toplantısı çağrısı yapmadığından, şirketin zorunlu organlarından olan yönetim organı bulunmadığını, şirket yönetiminin sağlanabilmesi,
şirketin ve şirketle hukuki-ticari ilişki içerisinde olan üçüncü kişilerin de zarara uğramaması maksadıyla TTK m. 1'in göndermesi ile TMK m. 427 gereği ...
Limited Şirketi'ne yönetim kayyımı atanmasını talep ettiğini, halihazırda şirketin yönetilmesi ve gerekli işlemlerin yapılabilmesi maksadıyla şirkete yönetim kayyımı atanması gerektiğini, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/603 esas, 2024/34 karar sayılı kararı ile verilen talebin reddine dair karar ve gerekçesi hukuka aykırı olduğunu, 22/10/2023 tarihinden bu yana şirketin müdürü bulunmamakta ve şirket faaliyetlerini usulüne uygun olarak yürütemediğini, eski müdür-davalı ...'nın 22/10/2023 tarihinden sonra da işlem gerçekleştirebiliyor olmasının şirketin yönetiminin bulunduğu anlamına gelmediğini,
bu sebeple de şirketin devamlılığının sağlanabilmesi için şirkete yönetim organı olarak yönetim kayyımı atanmasına karar verilmesini talep ettiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; TMK.'nin 427/4. maddesi uyarınca şirkete yönetim kayyımı atanması taleplidir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davacı vekili istinaf başvuru tarihinden sonra, 24/09/2024 UYAP tarihli dilekçesi gelinen aşamada istinaf incelemesi henüz yapılmadığından istinaf kanun yoluna başvurudan feragat ettiğini beyan etmiştir.
Feragat, 6100 Sayılı HMK'nın 307. maddesi ve genel hükümler uyarınca istemde bulunanın talep sonucundan vazgeçmesidir. Dosyada mevcut davacı vekilinin Ankara 40. Noterliğinden verilen 01/10/2024 tarih ve 26510 yevmiye numaralı vekaletnamesinde davadan veya kanun yollarından feragat yetkisinin olduğu anlaşılmıştır.
Başvuru hakkından feragati düzenleyen HMK'nın 349/2. maddesinde; "Başvuru yapıldıktan sonra feragat edilirse, dosya bölge adliye mahkemesine gönderilmez ve kararı veren mahkemece başvurunun reddine karar verilir. Dosya, Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiş ve henüz karara bağlanmamış ise başvuru feragat nedeniyle reddolunur." hükmüne yer verilmiştir.
Bu durumda, dava dosyası istinaf incelemesi yapılmak üzere Bölge Adliye Mahkemesine gönderildikten sonra davacı vekilince istinaf başvurusundan feragat edilmiş olmakla, davalı vekilinin istinaf isteminin feragat sebebiyle reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2024/480, K. 2024/1017, 3 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama