İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2025/138 K.2025/724

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 202 Esas 2025/ Karar T.C.

Esas2025/138Karar2025/724Tarih1 Temmuz 2025Okuma18 dk · 3.664 kelime

KÜNYE

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/138
Karar No
2025/724
Karar tarihi
1 Temmuz 2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.664 kelime·18 dk okuma·21 bölüm

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 202 Esas 2025/ Karar T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/138

KARAR NO : 2025/724

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 27/06/2019

NUMARASI

2017/146 Esas 2019/495 Karar

DAVA : Tazminat

DAVA TARİHİ : 30/01/2018

KARAR TARİHİ : 01/07/2025

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 01/07/2025

Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizce karar verildiği, kararın temyizi üzerine dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 27/11/2024 gün ve 2024/387 Esas 2024/8413 Karar sayılı bozma ilamı doğrultusunda dosya Dairemize gönderilmiş ve celse açılmak suretiyle gereği konuşulup düşünüldü.

ASIL DAVADA DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Plastik Medikal Mob. Kal. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin 30.12.2008 tarihinde 5698 sicil numarası ile kurulduğunu, Bolu Ticaret Sicil Müdürlüğünce tescil ve ilan edildiğini, 11.05.2009 tarihinde ünvan ve amaç konu değişikliği yaparak ... Tıbbi Cihazlar San. Ve Tic. Ltd.

Şti. olduğunu, şirketin son olarak Ankara ticaret sicilinde kayıtlı olup sicil numarasının ... olduğunu, şirketin ortaklarınca, şirketin son dönemlerdeki satış oranlarının ve iş hacminin önceki yıllara göre oldukça azaldığının ve üretim maliyetlerinin düşmesine rağmen elektrik tüketiminin şirketin olağan ihtyacının oldukça üstünde olduğu ve şirket adına verilen avansların karşılığında bir mal ve hizmet alınmadığının fark edildiğini, şirket hesaplarındaki bu durumunun sebebinin öğrenilmesi için özel denetim kuruluşlarından 01.01.2012-31.12.2016 dönemine ilişkin hesaplarının incelenmesini ve rapor düzenlenmesinin talep edildiğini,

bağımsız denetim firması tarafından 30.01.2017 tarihinde sunulan ve şirket ve yetkililerinin son 4 yıldaki faaliyetlerinin, gelir-giderlerinin incelendiği bağımsız denetim raporunda halen şirket hissedarı olan ve şirket yönetim yetkisi ile donatılan şüpheli ...'ın müvekkili şirket ile iştigal konusu aynı olan iki adet şirket kurduğu ve müvekkili şirketin kuruluş ve işleyişine paralel olarak faaliyet konusunun revize ettiğinin tespit edildiğini, raporda 31.12.2008 tarihinde %95 hissesi kendi üzerine olmakla birlikte ... ... ile birlikte bir şirketi devraldığı ve şirketi müdürü olduğu, 17.12.2015 tarihinde şirketin ünvanını ...

Medikal San. ve Tic. Ltd. Şti.

Olarak değiştirildiğini ve hisselerinin tamamını müvekkili şirket çalışanı Tanju ...'a devredildiğini, ...'ın müdürlük yetkisinin iptal edilmediğini ve yine 10.03.2015 tarihinde yine iştigal konusu müvekkili şirket ile paralel olan başka bir şahıs şirketi daha kurduğunu, davalının iki şirkette de aynı anda temsile yetkili müdür olduğunun sabit olduğunu, müvekkili şirketin yetkililerinin rekabet yasağına aykırı olan bu duruma izinlerinin bulunmadığını ve şirket ortaklarının bu yönde aldıkları herhangi bir karar da bulunmadığını, T.T.K.'nun 626.

Maddesinin ilk fıkrasında belirtilen şirket menfaatinin gözetilmesi, şirketin menfaatinin kişisel menfaatlere ve başkalarının menfaatlerine görevinin yapılışına ilişkin doğal bir gereklilik olduğunu, müvekkillerce çaba sarf edilerek hayata geçirilen şirketin, başarılı yönetim şeklini, satış politikalarını, hizmet prosedürünü, alım-satım yöntemlerinin bilgisini kendi adına bir şirket kurarak bu şirkete uyguladığını, bununla da kalmayarak müvekkili şirketin hali hazırda ki müşteri profilini ve hedef kitlesini de lee geçirdiğini, davalı tarafın gerek lokasyon gerekse iş konusu olarak faaliyete geçirdiği şirket,

anılan fıkranın yöneticilere yüklediği sorumluluğun bariz şeklinde ihlali olduğunu, davalının, müvekkili şirketin hem hissedarı hemde müdürü iken, kasten, haksız rebaket yasağına aykırı davranarak ve müdürlük yetkisini kötüye kullanarak müvekkili şirket ile işletme ve işletme merkezi aynı olan başka şirketler kurması ve bu yolla müvekkili şirketin satışlarını oldukça azaltması, şirketin ekonomik gücüne ticari hayatının mahvına neden olarak kadar ağır zarar vermesi,

şirketin satış hasılatındaki düşüş ile şüpheliye ait şirketlerin faaliyet tarihleri arasındaki örtüşmenin şirkete verilen maddi zararı gözler önüne serdiğini, davalının yaptığı yolsuzluğun Gümrük Bakanlığı'ndan alınan bir beyanname ve davalı tarafından hazırlanmış bir fatura ile de desteklenmekte olduğunu, faturanın da müvekkili şirketin portföyünde olan bir şirkete ... Ticaret adıyla, müvekkillerinin ortağı olduğu ve işbu dava konusu zarara uğrayan şirket olan ...

Tıbbi Cihazlar San. Ve Tic. Ltd. Şti.

İle aynı adresten, davalı tarafından kaşelenen bir satış belgelendiğini, bu belgelerin davalının, müvekkillere ait şirketin halihazırdaki yurtdışı alıcılarına hizmet sağlayarak şirketin enternasyonel alandaki satışlarını olumsuz yönde etkilediğinin kanıtı niteliğinde olduğunu, davalının, müvekkili şirketin müşterisine kendi adına ihraç yapmış olup müvekkili şirketin sorumlu müdürü olmasına rağmen zarara uğrattığını, davalının şirkette müdür olarak görev yaptığı sırada kendisi tarafından keşide edilen 4 adet çekin akıbetinin halen bilinmediğini,

müvekkili şirketçe 01.03.2016 tarihinde yapılması planlanan genel kurul toplantısının sebep ve önemi başlıklı tutanakta, ...'in göreve geldiği zamandan itibaren eski tek genel müdür ...'ın şirketi borçlandıran çekler hakkında bilgi vermediği,

...'in müdür olarak göreve başladığı 20.01.2016 tarihinden önce ne kadar senet ve çek kullanıldığının bilinmediğini, bu tarihten önce kullanılan hiç bir çekin tahsilat makbunuzunun bulunmadığını, şirketin SGK ve Vergi Dairesi yanında birçok yerli ve yabancı şirkete öz sermayesinin ve envanter değerinin çok üzerinde borçlu olduğu ve yine şirketi borçlandırıcı işlemlerin faturalarının eksik olduğu veya ortadan kaybolduğu ve hiçbir evrak ve muhasebe kaydı sunulamadığının kaydedildiğini,

bilgi verme yükümlülüğü gereğince davalıya sorulduğunda ise yükümlülüğünün ihlal edildiği ve bilgi verilmeyerek zaman kazanmaya çalıştığının kayıt altına alındığını, toplantı tutanağında tespit edildiği üzere davalının şirket adına yaptığı ve borçlandırıcı işlemlerin karşı tarafı ve miktarının bilinmediğini, davalının şirkete zarar vererek kendine menfaat sağlayan bu işlemleri yapmakla kalmadığını, ayrıca malumatı dahilindeki bu bilgileri şirketle paylaşmadığını ve halen paylaşmaktan kaçındığını, yapılan bu tespitler doğrultusunda 01.03.2016 tarihinde yapılan olağan üstü genel kurul kararı ile ...'ın yetkilerinden azline karar verildiğini,

aradan geçen süreye rağmen iş ve işlemlerin anlaşılamadığını, ... tarafından ... Tıbbi Cihazlar San. ve Tic. Ltd. Şti. Aleyhine yapmış olduğu işlemlerin ancak bir kısmının bağımsız denetim raporu ile ortaya çıkartılabildiğini, davalı tarafından ... Tıbbi Cihazlar San. ve Tic. Ltd.

Şti.'ne vermiş olduğu maddi ve manevi zararın tazminini talep etme gereği hasıl olduğunu iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1,000,00 TL maddi tazminata ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

28.12.2017 günlü ıslah dilekçesiyle de maddi tazminat istemini 200.000,00 TL ye çıkarmış, dava tarihinden itibaren avans faizi hükmedilmesini istemiş, yine manevi tazminat için dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yasal dayanaktan yoksun olduğunu, T.T.K.'nun 553. maddesinde belirtildiği üzere şirket müdürü olarak sorumluluğundan bahsedebilmek için zarar, kusur, hukuka aykırılık ve nedensellik bağı unsurlarının tamamının bir arada gerçekleşmiş olması gerektiğini, unsurlardan birisinin mevcut olmaması halinde müdürün sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, iddia edildiği gibi ortağı olduğu ... şirketi aleyhine zarar verecek hiç bir tasarrufu olmadığını, ...'in ve ...'in husumet yöneltme haklarının olmadığını, ... ve ...'in diğer şirketi ... ...

İlaç ve San. Ltd. Şti.'nin müdürünün olduğunu, 2016 yılının Ocak ayında başlayıp azline kadar devam eden kısa sürede birlikte müdür olarak görev yaptıklarını, diğer davacı ...'i hiç tanımadığını, edindiği bilgiye göre ...'in gerekli karar çoğunluğunu sağlayabilmek için kendisine 2016 yılında %1 pay devri yaptığını, ortak ve müdürü olduğu ... Beton Demir Labaratuvarı Zemin Ütüt Emlak Tur. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin ünvanının 17.12.2015 tarihinde ... Medikal San. Ve Tic. Ltd.

Şti. Olarak 08.12.2015 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısı kararı ile değiştirildiğini, şirketin faaliyet alanlarının NACE kodlu 231906 labaratuvar, hijyen veya eczacılık ile ilgili cam eşyalar ile cam ampullerin imalatı ve NACE kodu 683101 gayrimenkul acentelerinin faaliyetleri olduğunu, söz konusu şirketin faaliyet alanları ve ürettiği ürünlerin ... Tıbbi Cihazlar San. Ve Tic. Ltd.

Şti.'nin faaliyetleri ile hiçbir benzerliği olmadığını, şirketin emlak danışmanlığı yaptığını, ayrıca serum sarf malzemeleri ürettiğini, ... Tıbbi Cihazlar San. ve Tic. Ltd. Şti. Firmasının faaliyet alanının Nace kodu 325002-Suni Uzuvlar, Protez ve Ortopedik ürünler ile bunların parça ve aksesuarlarının imalatı olduğunu, ... Medikal San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin ürettiği ürünlerle verdiği hizmetlerden dolayı tamamen bağımsız hizmet verdiğini, ...'ın ... Medikal San. Ve Tic. Ltd.

Şti.'deki hisselerinin tamamını 25.12.2015 tarihinde yayınlanan Resmi Gazetede yayımlandığı üzere Tanju ...'a devrettiğini, ayrıca ... Beton Demir ... Ltd. Şti.'ndeki müdürlük görevini 04.05.2011 gün 7808 sayılı Resmi Gazetede yayımlandığı üzere ... ...'a devrettiğini, ... Beton Demir ... Ltd. Şti.'ndeki ortaklığının ve müdürlüğünü 2008 yılında başladığını ve ... Tıbbi Cihazlar San. ve Tic. Ltd. Şti.

Firmasına ortaklığı ile müdür olma sürecinin 2014 yılı içerisinde gerçekleştiğini, ... Tic. ... işletmesinin faaliyet alanının 222990-baska yerde sınıflandırılmamıs dıger plastık urunlerın ımalatı ve ahsap işleme yöntemi ile ahşap malzeme imalatı olduğunu, şirket ortağı ...'in ... Tıbbi ... Tic. Ltd. Şti.'nin Inmunotek ... İlaç San. Tic. Ltd.

Şti. adında 04.12.2012 tarihinden itibaren faaliyet gösteren bir firmanın olduğu bilgisinin paylaşılmadığını, buna ek olarak ...'in Inmunotek ... İlaç San. Tic. Ltd. Şti.'nin sahibi ve müdürü olduğunu, ... firmasının ortağı ...'in yine alerji alanında hizmet vermek üzere Inmunotek ... Tic. Ltd.

Şti. adında bir firma kurduğunu, kurmuş olduğu firmanın cari borçlarına istinaden ödemeleri kendi talebi üzerine ... firması hesabından yapıldığını, bu ödemenin ...'in faaliyetlerini yürüttüğü ve müdürü olduğu Inmunotek ... ... Tic. Ltd. Şti.'ne ve şahsına gelir sağladığını ve şirketi zarara uğrattığını, ... Ltd.

Şti.'nin ...'ın müdürlüğü döneminde gerçekleştirdiği faaliyetler ... ve ... arasında gerek Hamburg'daki ... ofisinde gerçekleştirilen toplantılar, gerekse telefon görüşmeleri, toplantı tutanakları, proje ilerleyiş durum paylaşımları ve maillerde de açıkca görülebileceği üzere ortaklaşa kararlaştırıldığını, büyük hissedar ...'in yönlendirmeleri ve talepleri üzerine şekillendirildiğini, ... ... Ltd.

Şti.'nin arge çalışmalarını yürüttüğü ürünlerin uluslararası kongrelerde ve toplantılarda ...'in talebi ile ... firması adıyla tanıtıldığını, bu durumun ...'nin yurt dışı pazarda bağımsız bir firma olarak tanınmasının önüne geçtiğini, ...'nin ürettiği ürünler ile ... firmasının piyasada yenilikçi firma görünümü ile kendine değer kattığını, ...

Ticaret ... tarafından rekabet yaratıldığı iddiası ile satıldığı söylenen ürünlerin üretimi ve satışı ile ilgili ...'nin Sağlık Bakanlığı nezdinde üretime yetkili firma konumunda olmaması nedeniyle rekabet durumunun söz konusu olmadığını, ...'in Almanya'daki firması ...'ın yürüteceği klinik çalışmalar ile ilgili bir çok başvurunun ...'in talebi ile ... tarafından yürütüldüğünü, ... tarafından maddi bir karşılık olmaksızın büyük hissedar ...'in maddi karşılıklar elde edebileceği çalışmalara da destek olduğunu,

Firmanın iş hacmi başlıklı tabloda belirtilen 2016 yılı toplam 8.863,96 TL gösterilmiş olan rakamın 2016 yılı Ocak ayında ...'ın müdürlüğünü ... ile paylaşması ve ardından müdürlük görevini ... ve ...'e tamamen devretmesi ile ortaya çıktığını, şirketi yönetememekle suçlanan ...'ın müdürlüğü döneminde elde ettiği gelirlerin yurt içi ve yurt dışı satışlar toplamının ...'in ortak olduğu dönemden itibaren en yüksek cirolu ikinci dönem olduğunu, ... ve ...'in ortaklık döneminde ortaya çıkan durumun ...'ı şirket ortağı olarak zarara uğrattığını, ...'e firmasına ait elektrik hattından çıkar sağladığı hususundaki iddiaları kabul etmediğini,

akıbeti belli olmadığı iddia edilen çeklerin daha önce teklifi alınan ve ...'e gönderilen kalıp tasarım ve üretim bedellerinin ön ödemesi olarak kesildiğini, 2016 yılı Ocak ayı itibariyle ... firması müdürleri ... ve ...'den tarafına iletilen bir bilgi olmaması nedeniyle çeklerin akıbetinin bilinmediğini, davacıların ve özellikle ...'in kötü niyetli olduğunu, ... Ticaret adına gerçekleştirilen tüm faaliyetlerin ödemelerinin ... tarafından yapıldığını ... ... Tic. Ltd.

Şti. tarafından karşılanmasının söz konusu olmadığından bahisle husumet nedeniyle usulden ve gerekse yasal şartları oluşmayan kötü niyetli davanın reddini istemiştir.

BİRLEŞEN DAVADA DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; şirket ortaklarınca, şirketin son dönemlerdeki satış oranlarının ve iş hacminin önceki yıllara göre oldukça azaldığı ve üretim maliyetlerinin düşmesine rağmen elektrik tüketiminin şirket olağan ihtiyacının oldukça üstünde olduğu ve şirket adına verilen avansların karşılığında bir mal ve hizmet alınmadığının fark edilerek hesapların incelenmesi ve rapor düzenlenmesinin istenildiğini, bağımsız denetim firması tarafından 30/01/2017 tarihinde rapor düzenlendiğini,

davalının müvekkili şirketin iştigal konusu ile aynı olan iki adet şirket kurduğu ve müvekkili şirketin kuruluş ve işleyişine paralel olarak faaliyet konusu revize ettiğinin tespit edildiğini, davalının iki şirkette de aynı anda temsile yetkili müdür olduğunu, davacı şirketin bilgilerinin diğer şirketlerin yönetimi için de kullanıldığını, bunun dürüstlük kuralına da aykırılık olduğunu, şirketin satış hasılatındaki düşüş ile davalıya ait şirketlerin faaliyet tarihleri arasındaki örtüşmenin şirkete verilen maddi zararı gözler önüne serdiğini, elde ettiği haksız kazançları belgelediğini,

şirketin maddi kaybının davalının şirketinin maddi menfaatini arttırdığını, davalının, müvekkili şirketin müşterisine kendi adına ihraç yaptığını, haksız maddi menfaat elde ettiğini, dürüstlük kuralına ve rekabet yasağına aykırılık teşkil ederek zarara sebebiyet verdiğini iddia ederek davalının haksız rekabet nedeniyle davalının elde ettiği menfaatin davacı şirket lehine hükmedilmesi, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL tazminatın 30/01/2017 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

BİRLEŞEN DAVADA CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin ortakları adına Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2017/146 esas sayılı dosya ile şirket ortaklarının zarara uğratıldığı gerekçesiyle dava açıldığını, müvekkilinin 25/12/2015 tarihinde müdürlük yetkilerinden azledildiğini, müdürlüğünü yürüttüğü süre içerisinde davacının solunum fonksiyon test filtresi üretimi olmadığını, davacı şirketin kurucusu ...'in davacı şirketteki hisselerini, payının hukuki ve mali yükümlülüklerini ...'a devrettiğini, tarafları ile aynı olmayan bir davada sunulan sözleşme ile müvekkilinin rekabet yasağına aykırı davrandığının iddia edildiğini, bu iddiaların asılsız ve mesnetsiz olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece.

6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 613. maddesinde ortakların bağlılık yükümlülüğü ve rekabet yasağının düzenlendiği, keza 626. maddede de şirket müdürlerinin özen ve bağlılık yükümü ve rekabet yasağının düzenlendiği, limited şirket ortakları ile müdürlerinin rekabet yasağı açısından en temel farkın ortakların rekabet yasağına tabi tutulabilmeleri için şirket ana sözleşmesinde hüküm bulunması, müdürlerin ise şirket ana sözleşmesinde hüküm bulunması veya diğer ortakların yazılı olarak izin vermeleri veya ana sözleşmede bu konuda genel kurul kararının bulunması gerektiği, davalı ...'ın ...

Tıbbi Cihazlar Ltd. Şti ile ortak sıfatı ile rekabet yasağı (613/2. Madde) karşısındaki durumu incelendiğinde, adı geçenin 30/12/2008 tarihinde ... Tıbbi Cihazlar Ltd. Şti'ye ortak olduğu ve halen ortaklığının devam ettiği, ...

Tıbbi Cihazlar şirketinin ana sözleşmesinde şirket ortaklarının rekabet yasağına tabi olduklarına ilişkin hüküm bulunmadığı, dolayısıyla ...'ın ortak sıfatı ile rekabet yasağına tabi olmayacağı, adı geçenin 6102 sayılı kanunun 626/2 maddesi karşısında müdür sıfatı ile rekabet yasağı incelendiğinde, dava dışı ... Medikal, ...

Ticaret ve Alegen İlaç Sanayi ticaret sicil kayıtları ve bu şirket ve işletmelerin ticari defter ve kayıtları incelendiğinde, ... ...-... ticari işletmesi ile ilgili, ... Tıbbi Cihazlar ve ... Ticaret kayıtları ve rekabet yasağı açısından şirketlerin kuruluşu ve yetkili olduğu dönemler dikkate alınarak incelendiğinde, davalı ...'ın ... Ticaret işletmesinde gerçekleşen rekabet yasağı kapsamındaki 120.842,68 TL'lik satışı ile ilgili olarak bu satışın ...

Tıbbi Cihazlar şirketinde gerçekleştirilmesi halinde dönem kar ve zararına göre ... şirketinin herhangi bir kaybının olmadığının ortaya çıktığı, ... Medikal San. Ve Tic. Ltd. Şti ile yapılan incelemede, ...'ın şirkete 17/11/2008 tarihinde ortak olduğu ve bu tarihte yapılan ortaklar kurulu kararı ile müdür olarak seçildiği ve 26/04/2011 tarihinde şirket müdürlüğünün iptal edildiği, ...'ın ...

Tıbbi Cihazlar şirketinde 13/08/2012 tarihinden itibaren ortak olduğu, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda ana sözleşmede şirket ortaklarının rekabet yasağına tabi olduklarına ilişkin hüküm bulunmadığı gibi ... Medikal San. Tic. Ltd. Şti'deki ortaklığı bakımından rekabet yasağı kapsamında olmadığı, ... Tıbbi Cihazlardaki müdürlüğü ile ... Medikal San. Tic. Ltd.

Şti'deki müdürlük tarihlerinin farklı zamanları içermesi nedeni ile TTK 626/2 madde hükmüne göre rekabet yasağı kapsamında olmadığı, Inmunotek ... İlaç San. Ve Tic. Ltd.

Şti ile ilgili yapılan incelemede, bu şirketin 04/12/2012 tarihinde ticaret siciline tescil edildiği, 12/12/2012 tarihinde sicil gazetesinde ilan edildiği, şirket hisselerinin tamamının ...'e ait olduğu ve adı geçenin 10 yıllığına şirket müdürü olduğu, şirket adresinin "..." olduğu, şirket ana sözleşmesine göre faaliyet konularının özetle her türlü yurtiçinde ve yurtdışında imal edilen ilaçlar ve sarf malzemelerinin toptan ticaretini yapmak, pazarlamak, imalat, ithalat ve ihracatı ile ilaç ruhsatı almak, kiralamak şeklinde olduğu,

bu şirketin muhasebe kayıtlarında yapılan incelemelerde, genel yönetim giderleri dışında herhangi bir faaliyetinin bulunmadığı, bu nedenle bu şirketle ilgili rekabet yasağının şirket müdürü yada şirket ortağı olarak ihlal edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hukuki değerlendirme yapılmaksızın elde edilen menfaat ve elde edilmekten imtina edilen menfaatin hesaplanmasını, şirketin ne kadarlık bir maddi zarara uğradığının hesaplanması yapılmaksızın eksik bilirkişi raporuna istinaden verilen kararın eksik inceleme nedeni ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Asıl dava, haksız rekabet ve limited şirket bildiriminin rekabet yasağının ihlale dayalı maddi manevi tazminat istemine; birleşen dava ise, haksız rekabet yasağı ve dürüstlük kuralına aykırı olarak elde edilen menfaatlerin davacı şirket lehine hükmedilmesi istemine ilişkindir.

6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;

Ticaret sicil kayıtları, faturalar, bilirkişi raporu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/7007 soruşturma nolu dosyası, İngilizce birkısım yazışma ve kayıtlar, birkısım teklif ve sertifikalar vs deliller dosya arasında mevcuttur.

Davacı vekilince ilk derece mahkemesince verilen asıl ve birleşen davanın reddi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurması üzerine Dairemizin 10/11/2023 tarih ve 2020/295 Esas 2023/1586 Karar davacılar vekilinin birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, asıl davada verilen hükmün gerekçe yönünden kaldırılmasına ve asıl davanın reddine karar verilmiştir.

Dairemiz kararına karşı asıl davada davacılar ve birleşen davada davacı vekilince ayrı ayrı temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 27/11/2024 gün ve 2024/387 Esas 2024/8413 Karar bozma ilamında; "....1.

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davacılar vekilinin asıl davaya yönelik tüm, birleşen davaya yönelik aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2. 6102 sayılı Kanun'un 626 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemiş veya diğer tüm ortaklar yazılı olarak izin vermemişse, müdürlerin şirketle rekabet oluşturan bir faaliyette bulunamayacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda, gerek İlk Derece Mahkemesince gerekse Bölge Adliye Mahkemesince. 10.03.2015 tarihinde kurulan ... ... ...

Ticaret şahıs işletmesi tarafından, birleşen davacı şirkette 18.06.2014-01.03.2016 tarihleri arasında temsil ve ilzama yetkili müdür olarak görev yapan davalının, birleşen davacı ...ndeki müdürlük görev ve yetkisinin sona erdirildiği 01.03.2016 tarihlerine kadar, birleşen davacının eski müşterilerine gerçekleştirilmiş olan satışların rekabet yasağı kapsamında olduğu ve haksız rekabet teşkil ettiği tespit edilmiştir. Bu durumda mahkemece, dava dışı ...

Ticaret şahıs işletmesi tarafından yapılmış olan sözkonusu satışlardan şirketin elde ettiği karın belirlenerek bu miktara tazminat olarak hükmedilmesi gerekirken, salt birleşen davacı şirketin zaten zararda olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmayıp, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir...", denilmek suretiyle dosya Dairemize gönderilmiş olup, Dairemizce usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.

Yargıtay bozma ilamında asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının reddedilmesi nedeniyle asıl dava hakkında Dairemizce verilen karar kesinleşmiş olmakla, bozma kararından sonra asıl davaya yönelik herhangi bir inceleme yapılmamış;

birleşen dava yönünden ise, Yargıtay bozma ilamında birleşen davacı şirkette görev yaptığı 18.06.2014-01.03.2016 tarihleri arasında temsil ve ilzama yetkili müdür olarak görev yapan davalı ...'ın, birleşen davacı ...ndeki müdürlük görev ve yetkisinin sona erdirildiği 01.03.2016 tarihlerine kadar, birleşen davacının eski müşterilerine gerçekleştirilmiş olan satışların rekabet yasağı kapsamında olduğu ve haksız rekabet teşkil ettiği, bu durumda mahkemece, dava dışı ...

Ticaret şahıs işletmesi tarafından yapılmış olan sözkonusu satışlardan şirketin elde ettiği karın belirlenerek bu miktara tazminat olarak hükmedilmesi gerektiği belirtilmek suretiyle söz konusu dönemlerde davalının kendi şahıs şirketi tarafından yapılan satışlardan elde ettiği karın belirlenmesi amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

Dairemizce bozma ilamı doğrultusunda alınan 16/04/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı ...'ın, davacı ...nde temsil ve ilzama yetkili müdür olarak görevi yaptığı 18.06.2014-01.03.2016 tarihleri arasında, sahibi olduğu ... ... ... Ticaret şahıs işletmesi aracılığıyla, bu işletmenin kuruluş tarihi olan 10.03.2015 tarihinden adı geçen kişinin müdürlük sıfatının sona erdiği 01.03.2016 tarihleri arasında, davacı ...nin müşterilerine gerçekleştirdiği ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 626/2. Maddesi hükümlerine aykırı olarak rekabet yasağı kapsamındaki toplam 132.836,72-TL satışı nedeniyle toplam 50.712,56-TL kar elde ettiği bildirilmiştir.

Bu kapsamda yapılan değerlendirme sonucunda. Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere 6102 sayılı Kanun'un 626.maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemiş veya diğer tüm ortaklar yazılı olarak izin vermemişse, müdürlerin şirketle rekabet oluşturan bir faaliyette bulunamayacağı, bu kapsamda 10.03.2015 tarihinde kurulan ... ... ...

Ticaret şahıs işletmesi tarafından, birleşen davacı şirkette 18.06.2014-01.03.2016 tarihleri arasında temsil ve ilzama yetkili müdür olarak görev yapan davalının, birleşen davacı ...ndeki müdürlük görev ve yetkisinin sona erdirildiği 01.03.2016 tarihlerine kadar, birleşen davacının eski müşterilerine gerçekleştirilmiş olan satışların rekabet yasağı kapsamında olduğu ve haksız rekabet teşkil ettiği,

Dairemizce alınan 16/04/2025 tarihli raporda tespit edildiği üzere dava konusu dönemde davalının davacı ...nin müşterilerine gerçekleştirdiği ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 626/2. maddesi hükümlerine aykırı olarak rekabet yasağı kapsamındaki toplam 132.836,72-TL satışı nedeniyle toplam 50.712,56-TL kar elde ettiği anlaşılmakla ve taleple bağlılık ilkesi gözetilerek birleşen davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.

Bozma ilamının kapsamına göre dava dışı ... Ticaret şahıs işletmesinin kârının hesaplatılması ve bu miktarın tazminat olarak hükmedilmesi gerektiğinden davacının elde etmekten imtina edilen gelire ilişkin araştırma istemi kabul edilmemiştir.

6100 sayılı yasanın 107.maddesine göre 13/05/2025 tarihli duruşmada davacı vekiline talebini tam ve kesin olarak belirlemesi için 2 haftalık kesin süre verilmiştir. Davacı vekili ihtarat yapılarak verilen kesin süre içerisinde talebini tam ve kesin olarak belirlemediğinden davada açılan tutar üzerinden karar verilmiştir.

Tüm bu nedenlerle asıl dava yönünden davanın onanmasına karar verilmekle asıl dava hakkındaki karar kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

A)1-Aslı dava hakkındaki dairemizin 10/11/2023 tarih ve 2020/295 Esas 2023/1586 Karar sayılı kararına karşı yapılan temyiz başvurusu sonucunda Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 27/11/2024 gün 2024/387 Esas 2024/8413 Karar sayılı kararıyla temyiz itirazlarının reddi ile kararın asıl dava yönünden onanmasına karar verilmekle asıl dava hakkındaki karar kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına,

B)1-Birleşen davada;

Davanın kabulü ile 1.000,00 TL tazminatın 30/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

2-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 615,40 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 35,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 579,50 TL harcın birleşen davada davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

4-Birleşen davada davacı ... tarafından yatırılan 35,90 TL peşin harç ile 35,90 TL başvurma harcının birleşen davada davalıdan alınarak birleşen davada davacı ... verilmesine,

5-Birleşen davada davacı ... tarafından yapılan posta ve davetiye gideri olmak üzere toplam 46,00 TL yargılama giderinin birleşen davada davalıdan tahsili ile birleşen davada davacı ... verilmesine,

6-Davanın kabul edilen kısmı yönünden, istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre takdir ve tayin olunan 1.000,00 TL vekalet ücretinin birleşen davada davalıdan alınarak birleşen davada davacı ...'ne verilmesine,

7-Birleşen davada davacı ... tarafından yatırılan gider avansından dosyada kalan kısmın karar kesinleştiğinde birleşen davada davacı ...'ne iadesine,

C)1-Birleşen davada davacı ... tarafından istinaf karar harcı olarak alınan 269,85 TL harcın talep halinde birleşen davada davacı ...'ne iadesine,

2-Birleşen davada davacı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 75,00 TL tebligat gideri, 5.000,00 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 5.813,00 TL'nin birleşen davada davalıdan alınarak birleşen davada davacı ...'ne verilmesine,

3-İstinaf incelemesi sırasında açılan duruşma bozma ilamı gereği olduğundan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 04/03/2021 tarih ve 2021/2-96 Esas 2021/205 Karar sayılı emsal içtihadı da gözetilerek taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

4-Ankara 31.İcra Müdürlüğü'nün 22019/12322 Esas sayılı takip dosyasına birleşen davada davacı ... tarafından sunulan teminatın İİK'nın 36. maddesi uyarınca birleşen davada davacı ...'ne iadesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.01/07/2025

Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ... ... ... ... ...

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2025/138, K. 2025/724, 1 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Ankara
  4. Bölge Adliye Mahkemesi
  5. Esas No : 2025/138
  6. Karar No : 2025/724
  7. Türk Milleti Adına
  8. Karar
  9. İncelenen Dosyanın
  10. Mahkemesi : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
  11. Tarihi : 27/06/2019
  12. Numarası
  13. Dava Tarihi : 30/01/2018
  14. Karar Tarihi : 01/07/2025
  15. Gerekçeli Kararın
  16. Yazıldığı Tarih : 01/07/2025
  17. Asıl Davada Dava
  18. Cevap
  19. Birleşen Davada Dava
  20. Birleşen Davada Cevap
  21. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  22. İstinaf Sebepleri
  23. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  24. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/138
Karar No
2025/724
Tarih
1 Temmuz 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2025/138 K.2025/986
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/138 K.2025/496
  • İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2025/139 K.2025/190
  • İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/139 K.2025/473
  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/140 K.2025/544
  • Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/140 K.2025/486

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.