KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2025/1492 E., 2025/1355 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2025
- Esas no
- 2025/1492
- Karar no
- 2025/1355
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/06/2025
- Numarası
- 2024/828 Esas 2025/493 Karar
- Karşı taraf
- HASIMSIZ
- Talep
- Zayi Belgesi Verilmesi
- Talep tarihi
- 06/12/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 27/11/2025
Karar Metni
849 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Zayi belgesi verilmesi istemine ilişkin talebin yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle talebin reddine yönelik olarak verilen hükme karşı talep eden vekili tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TALEP
Talep eden vekili dilekçesinde özetle; Yetkilisi bulunduğu şirkete ait Genel Kurul Müzakere ve Karar Defteri, Yönetim Kurulu Karar Defteri ve Pay Defterinin yerinde olmadığını, nasıl kaybolduğuna dair bir bilgisinin bulunmadığı, şirket işlemlerine devam edilebilmesi amacıyla zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı şirketin ortaklar pay defterinin nasıl kaybolduğunun bilinmediği, anılan kanun maddesinde sayılan haller nedeniyle zayi olmadığı anlaşılmış olmakla talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle. 14/02/2025 tarihli beyan dilekçesi müvekkil şirkete ait defterlerin Ankara 13. Noterliği'nde tasdik edildiğini, 18 Aralık 2024 tarihli ... Gazetesi'nin 14. Sayfasında "Genel Kurul Müzakere ve Karar Defteri, Yönetim Kurulu Karar Defteri ve Pay defterimiz kaybolmuştur.
Hükümsüzdür." şeklinde ilan yayınlandığını, yevmiye ve kebir defterleri ise e-defter modülünden gönderildiğini ve bu şekilde GİB uhdesinde muhafaza edildiğini, müvekkil şirketin dava konusu ticari defterlere dair Genel Kurul Müzakere ve Karar Defteri, Yönetim Kurulu Karar Defteri ve Pay Defteri zayi belgesi verilmesi ve yevmiye ve kebir defterleri yönünden ise GİB uhdesinde tutulan e-defterlerin bir kopyasının tarafına verilmesi dışında başkaca bir talebi bulunmadığı,
yüklenici firma olarak faaliyet gösterdiğini, müvekkil şirket ticari hayatta küçümsenmeyecek büyüklüklerde işler gerçekleştiren bir firma olup, naylon veya tabela bir şirket olmadığını, şirketin ticari defterleri yönünden zayi kararı verilmemesi halinde çözümsüzlüğe sürüklenecek olup, dava konusu iş bu talebi hem bundan sonraki beyanların sağlıklı verilebilmesi, hem de idarece defter belge ibrazı istenmesi halinde cezai ve mali yükümlülüklerle karşılaşmamak için önem taşıdığını, ayrıca gerekçeli karar sadece pay defterleri yönünden irdeleme yaptığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Talep, TTK'nun 82/7. maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
6102 sayılı TTK'nın 82/7. maddesinde; "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren on beş içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.” şeklinde düzenleme yapılmakla tacirlere ticari defter ve kayıtlarını saklama ve ibraz hususunda zorunluluk getirilmiş, 01/07/2022 tarih 7417 sayılı kanunun 55. maddesiyle fıkrada belirtilen on beş gün ibaresi otuz şeklinde değiştirilmiştir.
Anılan maddede zayi belgesi istenebilmesi için tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin ziyaa uğraması halleri tahdidi olarak sayılmamış ise de, yapılan tadadi sayımdan defterlerin tacirin elinde olmayan sebepler ile ziyaa uğraması gerektiği anlaşılmıştır. Bir başka anlatımla, tacir saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin saklanması ve korunmasına yönelik gerekli özeni göstermekle yükümlü olup, bu özene rağmen defter ve belgelerin ziyaa uğraması halinde zayi belgesi verilmesini talep edebilecektir.
Somut olayda, talep eden vekili talep dilekçesinde, şirketlerine ait kullanmakta oldukları karar defteri ve ortaklar pay defterinin kaybolduğunu iddia ederek zayi belgesi verilmesine yönelik istemde bulunmuştur. İstinaf dilekçesinde de aynı iddiaları ileri sürmüştür. Talep eden vekilinin anılan isteminden anlaşılacağı üzere zayi belgesi verilmesi talep edilen defter, talep eden tacir tarafından elinde olmayan sebepler ile değil, defterin saklanmasındaki özen yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suretiyle nasıl kaybolduğu bilinmeyecek şekilde tacirin elinden çıkmıştır.
Hal böyle olunca, talep edenin zayi belgesi verilmesi talep edilen şirkete ait ticari defterlerin korunması için gerekli dikkat ve özeni göstermediğinin kabulü gerekeceği gözetilerek mahkemece TTK'nun 82/7. maddesindeki koşullarda zayi edildiğine ilişkin dosyaya delil sunulmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Davacı tarafça her ne kadar ilk derece mahkemesince sadece pay defteri için hüküm kurulduğu iddia edilmiş ise de, yapılan incelemede ilk derece mahkemesince davanın davacı şirkete ait müzakere ve karar defteri, yönetim kurulu karar defteri, pay defterinin zayi olduğu nedeniyle zayi belgesi istemine ilişkin olduğu nitelendirilerek davanın tümden reddine karar verildiği dikkate alındığında davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazının da dinlenemeyeceği anlaşılmıştır.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin talebin reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden talep edenin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2025/1492, K. 2025/1355, 27 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama