KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2025/369 E., 2025/633 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2025
- Esas no
- 2025/369
- Karar no
- 2025/633
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/12/2024
- Numarası
- 2024/713 Esas 2024/949 Karar
- Dava
- Şirketin İhyası
- Dava tarihi
- 05/09/2024
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 03/06/2025
Karar Metni
1.193 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki şirketin ihyası istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı ... vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin 04.12.2001 tarihinde Eskişehir Ticaret Sicil Müdürlüğüne tescil edilen ve 12.09.2022 tarihinde terkin edilen ...Limited Şirketi'nin ortağı sıfatında bulunmaktayken, usulsüz genel kurul kararı ile şirketin tasfiye sürecine girdiğini, tasfiye memurluğuna davalılardan ... ve ...'ın usulsüz atandığını, usulsüz tasfiye sonucu söz konusu şirketin 12.09.2022 tarihinde sicilden terkin edildiğini, davalıların usulsüz işlemleri ve şirketi zarara uğratmaları sebebiyle davalılara karşı şirket yöneticilerinin sorumluluğundan kaynaklı tazminat davası açtıklarını,
mahkemenin 2022/913 esas sayılı dosyasında davanın kabulüne, 4.662.250,00 TL tazminatın şirkete verilmesine karar verildiğini, söz konusu kararın şirket terkini tarihinden sonra verilmiş olduğundan ...Limited Şirketinin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü cevap dilekçesinde özetle; dava konusu şirket hakkında Eskişehir 4. Noterliğinin 23/03/2022 tarih 04046 sayı ile tasdikli 20/03/2022 tarihli 2022-2 sayılı genel kurul kararı ile tasfiyeye ilişkin karar alındığını, tasfiye memuru olarak ... ve ...'ın atandığını, şirketin tasfiyesinde müvekkilinin bir kusur ve ihmali bulunmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise ihya kararı verilmesi halinde ihya işlemlerini tamamlamak üzere tasfiye memuru görevlendirilmesini, müvekkili müdürlük yasal hasım konumunda olduğundan yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; tazminat dosyasının kesinleşmesinin gerektiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Davalı ...'a dava dilekçesinin tebliğ edildiği, davaya karşı cevap vermediği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; ihyaya konu edilen ...
Şirketi tasfiye kararı sonucu 12/09/2022 tarihinde ticaret sicilden terkin edilmiş ise de, davacılar tarafından davalılar ... ve ... karşı açılan tazminat davasında şirket lehine tazminata karar verildiği, bu nedenle davacıların iş bu davayı açmakta ve şirketin tüzel kişiliğinin ihyasını istemekte hukuki yararı bulunduğu gibi şirketin tasfiyesinin de tamamlanmadığı, bu itibarla Türk Ticaret Kanunu’nun 547. maddesi gereğince tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılmakla, sübut bulan davanın kabulü ile,
Eskişehir Ticaret Sicil Müdürlüğünün 15752 sicil numarasına kayıtlı iken terkinine karar verilen ...
Ltd.Şti'nin mahkememizin 2022/913 esas 2024/147 karar sayılı dosyası yönünden ihyasına, tasfiye memuru olarak SMMM ...'ın atanmasına, tasfiye memuruna 5.000 TL ücret takdirine, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün tüzel kişiliğin ihyasına ilişkin davalarda yasal hasım konumunda bulunması nedeniyle davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden davanın niteliği gereği kendisine husumet düşen sicil müdürlüğünün yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiği gerekçeleriyle davanın kabulüne, Eskişehir Ticaret Sicil Müdürlüğünün 15752 sicil numarasına kayıtlı iken terkinine karar verilen ...
Ltd.Şti'nin mahkememizin 2022/913 esas 2024/147 karar sayılı dosyası yönünden ihyasına, tasfiye memuru olarak SMMM ...'ın atanmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihyası istenen şirketin davacılara cari hesaplarından dolayı muaccel bir borcu olmadığını, davacılar ticaret sicilinden terkin edildikten sonra şirket aleyhine açtıkları ancak henüz sonuçlanmamış tazminat davasından dolayı şirketin ihyasını talep ettiklerini, dolayısıyla ihyası talep edilen şirket nezdinde henüz kesinleşmiş bir alacağı bulunmayan davacıların iş bu davayı açmalarında hukuki bir yarar bulunmadığını, şirketin tasfiye işlemleri usulüne uygun yapıldığını, eldeki dava nın şirketin terkininden sonra ikame edilen tazminat davasından dolayı açıldığını,
ancak bu tazminat davasının halen istinaf aşamasında olup derdest olduğunu, bu durumda eldeki davanın açılmasına müvekkili sebep olmuş gibi yargılama giderlerinin müvekkiline yüklenmesinin de doğru olmadığını, ilk derece mahkemesinin ihya için gerekçe gösterilen söz konusu tazminat davasının açılma tarihine, şirketin ne zaman sicil müdürlüğünden terkin edildiğine bakmadan ön inceleme duruşmasında davayı kabul ettiklerini bildirilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; 6102 Sayılı TTK`nun 547. maddesi uyarınca limited şirket tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
İhyası istenilen şirketin ticaret sicil özetinin incelenmesinde; 15752 sicil numarası ile ticaret sicil müdürlüğünde tescil edildiği, şirketin 20/03/2022 tescil tarihi itibariyle genel kurul kararı ile tasfiyeye girdiği, ... ve ...'ın tasfiye memuru olarak atandığı, şirketin tasfiye kapanışı yapıp sicil kaydının 12/09/2022 tarihinde silindiği anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Ancak tüzel kişiliğin sona erebilmesi için şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılmış olması gerekmektedir. Tüzel kişiliğin son bulmasını ifade eden fesih ve tasfiye işlemi aynı zamanda hukuki bir işlemdir. Bu işlemin veya kararın hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün değildir. Eksik veya hatalı işlem sonucu şirketin sicilden tasfiye sonucu terkinine karar verilmiş ise, bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahiptir.
Nitekim 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 547.maddesinde "(1)Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.
(2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemleri yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya bir kaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir" hükmü düzenlenmiştir.Şirket tüzel kişiliğinin ihyası davasında, husumet tasfiyeyi sağlayan memur ile ticaret sicil müdürlüğüne düşer (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08/10/2019 tarih ve 2019/3602 Esas 2019/6319 Karar sayılı ilamı).
Somut davada, dava dışı ... Şirketinin 20/03/2022 tarihli genel kurulunda tasfiye kararı alındığı, tasfiye memuru olarak davalı ... ve ...'ın seçildiği, bu kararın Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilan edildiği, şirketin tasfiyeye girdiğine dair alacaklılara gerekli ilanların yapıldığı ve 12/09/2022 tarihinde şirketin tasfiyesinin sonlandığı, davacı tarafından ihyası istenen ...Şirketi hakkında açılan alacak davası ve hükmün infazı için yapılacak icra işlemleri nedeniyle davacı tarafın şirketin ihyasını istemekte hukuki yararı bulunduğu ve şirketin ihyasının gerektiği, husumetin tasfiyeyi sağlayan memurlar ile ticaret sicil müdürlüğüne yöneltilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesinin ihyaya ilişkin kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Öte yandan, tasfiye sürecinde tasfiyenin eksik bırakılmasından ve gereği gibi yapılmamasından davalı tasfiye memurunun sorumlu olması ihya istemine dayanak davanın tasfiye kapanışı yapan davalı hakkında sorumluluk davası olması ve 6100 sayılı HMK' nın 326. maddesinde yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlemesi nedeniyle mahkemece davalı tasfiye memuru aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2025/369, K. 2025/633, 3 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama