KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2018/2211
- Karar No
- 2021/890
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2021
Karar Metni
701 kelime·4 dk okuma·15 bölüm
...
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 31/05/2018
ESAS-KARAR NO .....
DAVANIN KONUSU
Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 03/06/2021
YAZILDIĞI TARİH : 06/07/2021
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında bayilik sözleşmesi olduğunu, sözleşme gereğince güvence olarak davacı adına kayıtlı olan taşınmazın davalı lehine ipotek ettirildiğini, davacının davalıya borcunun olmamasına rağmen ipoteğin kaldırılmadığını ve paraya çevrilmesi için icra takibi başlatıldığını belirterek, menfi tespit talebinde bulunmuştur.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının halen borcunun olduğunu, bu nedenle ipoteğin kaldırılmadığını ve icra takibine konu edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Yerel Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; davalı tarafın defterlerine göre dava dışı ... adlı kişinin davalıya borcu olduğu, davacının bu kişiye bayiliğini devir ettiğine dair delil olmadığı, bu nedenle davacının ipoteğin kaldırılmasını istemekte haklı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Süresinde istinaf yoluna başvuran davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davacınn halen davalıya borcunun olduğunu, davacının işletmesinin ... tarafından devir alındığını, davalının takipte hâkli olduğunu, sadece ipoteğin fekki üzerine hüküm kurulması gerektiğini, bilirkişi raporuna göre davacının bayiliği devir ettiğinin anlaşıldığını, belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davacının takip nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, bayilik sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Dosya incelendiğinde; davacı tarafın davalının bayisi olduğunu, davalı lehine sözleşme imzalanırken verilen ipoteğin paraya çevrilmesi için icra yoluna başvurulduğunu, ancak davacının davalıya herhangi bir borcunun olmadığını belirterek, menfi tespit isteminde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davanın dayanağı olan ve dosya içerisinde bulunan 01/07/2009 tarihli ipotek resmi senedine göre davacının davalı lehine ipotek verdiği ve bu ipoteğin konusunun ...'ın davalıya bayilik sözleşmesinden doğan borçlarına yönelik olarak verildiği anlaşılmaktadır. Söz konusu bayilik sözleşmesi davalı ile davacı arasında imzalanmıştır.
Mahkemece hükme esas alınan denetime ve hüküm kurmaya elverişli olan bilirkişi raporunda belirtildiği gibi davacının davalı ile doğrudan bir ticari ilişkinin olmadığı, bayilik sözleşmesinin dava dışı ... ile davalı arasında imzalandığını, ...'ın söz konusu işyerinin faaliyetini sona erdirdikten sonra bu iş yerinde dava dışı İsmail'nun faaliyete başladığı, bu tarih itibariyle ...'ın davalıya borcunun olmadığı görülmektedir.
Dolayısıyla davacının davalı lehine vermiş olduğu ipoteğin dava dışı ...'ın borçları için verildiği, ancak bilirkişi raporuna göre ...'ın söz konusu işletmeyi bıraktığı tarih itibariyle ...'ın davalıya borcunun olmadığı, bundan başka bayilik sözleşmesinin ... devir edildiğine ilişkin dosyada yazılı delil olmadığı anlaşıldığından, mahkemece davanın kabulüne karar verilerek, davalı lehine verilen ipoteğin kaldırılması hukuken doğru olmuştur.
Davalı taraf istinaf dilekçesinde belirttiği gibi ... ile ... arasındaki fiili bağlantıyı kanıtlayamamıştır. Bu nedenlerle davalı tarafın istinaf itirazları yerinde değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Başkan... · e-imzalıdır Üye... · e-imzalıdır Üye... · e-imzalıdır Katip... · e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2018/2211, K. 2021/890, 3 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama