KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2018/2871
- Karar No
- 2021/1421
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2021
Karar Metni
663 kelime·3 dk okuma·19 bölüm
...
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/10/2018
ESAS-KARAR NO ....
DAVANIN KONUSU
Menfi Tespit
KARAR TARİHİ : 23/09/2021
YAZILDIĞI TARİH : 20/10/2021
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıdan faiz karşılığı 100.000TL borç aldığını, buna karşılık davacının davalıya taşınmazını ipotek verdiğini ve 130.000TL tutarında teminat bonosu verdiğini, davalının hem teminat bonosunu takibe koyduğunu, hemde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçtiğini belirterek, davacının bonodan dolayı borçlu olmadığını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; bononun teminat olarak alınmadığını, ispat yükünün davacıda olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Yerel mahkemece toplanan deliller doğrultusunda; davacı tarafın bononun teminat olarak verildiğini yazılı delillerle kanıtlaması gerektiği, ancak yazılı delil sunamadığı, davacının borç para aldığı iddiasının malen kayıtlı bonoda talil niteliğinde olduğu, davalının savcılık aşamasında verdiği ifadesinde bononun altın karşılığında verildiği beyanının talil niteliğinde olmadığı, ispat yükünün halen davacı üzerinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Süresinde istinaf yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bononun teminat olarak verildiğini, davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmediğini, davalının bononun düzenlenme nedenini talil ettiğini, ortada hile ve aldatma olduğunu, tanık dinlenebileceğini, sözlü yargılama gününün taraflara bildirilmediğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, takibe konu bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, bonodan kaynaklanan menfi tespitistemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Dosya incelendiğinde davacı tarafın 22/04/2016 tanzim, 22/07/2016 vade tarihli 130.000TL bedelli bononun teminat amaçlı olarak davalıya verildiğini belirterek, menfi tespit talebinde bulunduğu görülmektedir.
Davaya konu bono incelendiğinde, keşidecisinin davacı, lehtarının davalı olduğu, keşide tarihinin 22/04/2016, vade tarihin 22/07/2016, 130.000,00TL bedelli malen kayıtlı olarak düzenlenen bono olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafın, bononun teminat olarak verildiğine ilişkin iddiasını doğrulayacak herhangi bir yazılı delil, sözleşme ya da bononun üzerinde bir kayıt bulunmamaktadır. Dolayısıyla bononun teminat olarak verildiği yazılı olarak kanıtlanamamıştır. Davacı tarafın açıkça yemin deliline dayanmaması nedeni ile mahkemece bu delilin hatırlatılmaması da doğrudur.
Kambiyo senedi ilişkisi mücerret bir borç ilişkisi olduğundan, tarafların ticari defter ve kayıtlarının ayrıca incelenmesine somut olayda hukuken gerekli görülmediğinden, davacı tarafın bu yöndeki istinaf itirazları yerinde değildir. Davalı tarafın ceza soruşturmasında ve cevap dilekçesinde vermiş olduğu "altın karşılığında bononun alındığı" beyanı da talil niteliğinde değildir. Dolayısıyla davacı tarafın bu yöndeki istinaf itirazlarının da reddi gerekmiştir.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Başkan... · e-imzalıdır Üye... · e-imzalıdır Üye... · e-imzalıdır Katip... · e-imzalıdır
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2018/2871, K. 2021/1421, 23 Eylül 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama