KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Vekili
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Aralık 2024
- Esas no
- 2022/1055 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2024/1856
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- DR. ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/04/2022
- Esas-karar no
- 2020/163 E - 2022/378 K
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Alacak
- Yazıldığı tarih
- 13/01/2025
Karar Metni
1.764 kelime·9 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkil şirket'in faaliyet alanı hastanelere tıbbi malzeme temini işi olduğunu, müvekkil faaliyet alanı kapsamında iş dolayısı ile ihtiyacı olan malzemelerin tedariki için, davalı şirket ile anlaştığını, müvekkil hastanelere olan taahhütlerini yerine getirmek için davalı şirkete şipariş bildirmekte, davalı şirket de şiparişe konu malzemeleri temin etmek sureti ile taraflar ticaret yaptığını, İşin bedeli taraflar arasında aşağıda belirtilen şekilde ödendiğini, müvekkil tarafından, sipariş konusu malzemeler davalı tarafa bildirildiğini, davalı, siparişe konu malzemelere ilişkin toplam ödemeyi müvekkile bildirdiğini,
müvekkilinin sipariş gelmeden bildirilen bedele ilişkin toplam ödeme için davalıya nakit, banka havalesi, dekont ve vadeli senet veya çek düzenlediğini, malzeme temini ve ödeme taraflar arasında bu şekilde yapıldığını, taraflar arasındaki ticaret gereği olarak, müvekkil şiparişe konu olan malzemelere ilişkin davalı adına vadeli kambiyo senetleri düzenlendiğini, davalı şirket yetkilisi söz konusu siparişe konu edilen malzemelere ilişkin olarak siparişe konu malzemelerin elinde bulunmadığı,
yurt dışından temin edileceği ve benzer mazeretler ileri sürerek malzemeleri göndermediğini, müvekkilin sipariş bedelini ödemesine karşılık, davalı tarafından gönderilmeyen malzemelerin toplam değeri 172,236.20TL olduğunu, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile davalıdan şimdilik 10.000,00 TL'nin tahsiline, hükmedilecek alacağa temerrüt tarihi olan 20/08/2019 tarihinden itibaren en yüksek ticari faiz uygulanmasına karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiş.
25/3/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile 10.000,00 TL talepli olarak açılan davasını 52.520,06 TL ıslah ederek toplam 62.520,06 TL’nin tahsilini talep etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili dilekçesinde; davalı müvekkilinin şirket merkezi İstanbul/Esenler’de olduğundan HMK genel yetki kurallarına dayanarak yetki itirazında bulunduklarını, müvekkili ile davacının çalışma sistemi anlatıldığı gibi olmadığını, müvekkilinin tıbbi malzeme temin etmediğini, sadece veteriner hayvan yakalama ekipmanı ve veteriner sarf malzemeleri üretip satma işiyle iştigal ettiğini, taraflar arasında 172.236,20 TL bakiye alacağın kalmadığıı, bu kapsamda ticari defterler ve hesap hareketleri incelendiğinde taraflarının alacaklı çıkacağını, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakta ve güvene dayalı iş ve işlemler yürütüldüğünü,
yazılı sözleşme bulunmasa da arada cari hesap oluşturulduğundan 3 ayda 1 BA-BS formları düzenlenmek suretiyle mutabakatlar sağlandığını, bu hususta her iki tarafın muhasebecileri tarafından mutabakatlar sağlanıp beyannameler ile vergi dairelerine bildirildiğini, buna dair mutabakat belgeleri, bizzat bir araya gelinmediği için ıslak imzalı olmasa da davacı şirketin yetkilisinin mailinden taraflarına ait maile iletildiğini, yine hesap hareketleri incelendiğinde bazı ödemelerin kendilerine yapıldığının görüleceğini, davacı taraf ile aradaki ticari ilişkide üzerlerine düşen edimlerini tam ve zamanında yerine getirdiklerini,
aldıkları siparişleri anlaşma gereği kamu kurumlarına malzeme temin ederek ve karşılığında faturalar tanzim ederek yerine getirdiklerini, müvekkili firmanın zaten yurtdışından ithalat yapmadığını, davacı taraf, yetki itirazının kabul edilerek dosyanın Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece, HMK' nın 31. maddesi gereğince davayı aydınlatma ödevi kapsamında hangi kalem medikal ürünlerin uyuşmazlığa konu olduğu, teslim edilemediği ileri sürülen medikal ürünlerin nelerden ibaret olduğu ve dosya kapsamındaki bir kısım çek ve makbuz örneklerinin bu ürünlere ait ödemeler kapsamında yapılıp yapılmadığı konusunda davacı vekilinden iddiasını somutlaştırılmasının istendiği, hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında sorulan sorulara cevap vermek amacıyla davacı tarafından verilen dilekçede özetle;
cari hesap usulü ile çalışıldığını, cari hesap çalışılmasının sonucu olarak ürün gelmeden önce ödeme yapıldığını, anlık ihtiyaç kadar ürün talep edildiğini, kalan ürün ihtiyaç halinde istendiğini, bu durumun 09.07.2021 tarihli bilirkişi raporunun 5. sahifesinde yer alan tabloda da bilirkişi incelemesi ile ortaya konulduğunu, düzenlenen faturalara bakıldığında birebir çek bedeli karşılığı olan hiçbir fatura bulunmadığını, davalının müvekkil şirkete göndermediği veya teslim edilmemiş medikal ürün sözkonusu olmadığını, müvekkilin dava konusu alacağı cari hesap usulünün niteliği gereği olduğunu,
20.08.2020 tarihli bilirkişi raporunun 6. sahifesi 4. paragrafında " davacı defterlerine göre 10.01.2019 tarihine kadar mal tesliminden sonra ödeme yapılmış olduğu, anılan tarihten sonra ise ödeme yapıldıktan sonra mal teslim edilmiş olduğu , taraflar arasında ticari ilişkinin 30.05.2019 tarihine kadar devam ettiği, anılan tarihten sonra ticari ilişkiye devam edilmemiş olduğu , davacı şirketin peşin yapmış ödemelerden (verdiği sipariş avansından) dolayı davalı şirketten 62.520.06 TL alacaklı gözüktüğü " tespiti ile sabit olduğu,
toplanan deliller, bilirkişi raporları ve tüm bu açıklamalar çerçevesinde taraflar arasında 2016 yılından 2019 yılına kadar ticari ilişkinin bulunduğu davacının hangi tıbbi malzemelere ilişkin davacı tarafından yapıldığı iddia edilen ödemelerin hangi tıbbi malzemelere ilişkin olduğunun ve bu malzemelerden hangi kalem malzeme grubuna ait olduğu somutlaştıramadığı,
davalının ise akdi ilişkiyi inkar etmemekle birlikte davaya konu satım ilişkisini kabul etmediği kendisinin veterinerlik ürünleri sattığını ileri sürdüğü bu itibarla davacı vekilinin davaya konu hangi malzemelerin ilişki kapsamında olduğunu ve bu malzemelerin ödendiği olgusu yönünden ispat yükü altında olduğu, davalının söz konusu mallar ve ödemeyi kabul etmemesi, davalının ispat yükü altında olmadığının anlaşıldığı, davacı yanca sunulan fotokopisi sunulan aslı ibraz edilmeyen tahsilat makbuzları altındaki imzanın davalıya ait olmadığı,
yine dosya da iki ayrı malzeme temini taahhüt belgesindeki imzanın davalının yetkili temsilcisine ait olmakla birlikte hangi malzemelerin taahhüt altında olduğunun belirtilmediği, ayrıca söz konusu taahhüt belgeleri malzemenin teminine yönelik taahhüt niteliğinde olup ücretin ödendiğine delil teşkil etmeyeceği,
davacının da kabulünde olduğu gibi davacı yanca ödemeler yapıldıktan sonra malzemelerin temin edileceğinin davacı tarafından kabul edildiği hukuki ilişki de ilk edimsel hareketin davacı yanca yerine getirilmesi gerektiği ancak yukarıda belirtilen tahsilat makbuzları ile ticari defterlerin incelenmesinden davacı yanın kendisinden beklenen ilk edimsel hareket olan ödeme olgusunu ispat yükü altında olduğu, mahkemece davacı yana yemin delili hatırlatılmasına rağmen davacı vekilinin yemin deliline dayanmayacaklarını duruşmada bildirdiği anlaşıldığından,
davacının hangi malzemelerin sözleşme kapsamında olduğunu ve buna ilişkin ödemeyi yaptığını da ispat edemediğinden davacının davasının reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili tarafından.
Müvekkili şirketin hastanelere tıbbi malzeme teminini davalı şirketten karşıladığı, taraflar arasında yazılı sözleşme akdedilmemiş olmasına rağmen davalı şirkete bildirilen siparişlerin davalı tarafından temini ve bedelinin de nakit, banka havalesi, dekont ve vadeli senet veya çek düzenlenmek sureti ile ödenmesi ile tarafların ticaret yaptıkları, müvekkilinin belirttiği siparişe konu olan malzemeler dolayısı ile davalı adına düzenlenen kambiyo senedine ilişkin bedelin ödenmesine rağmen, siparişe konu malzemelerin elinde bulunmadığı, yurt dışından temin edileceği ve benzer mazeretler ileri sürülerek gönderilmemesi üzerine dava açıldığı,
tarafların bilirkişi raporunda değerlendirilen mal ve hizmet alımlarına ilişkin bildirim formu (BA) ile mal ve hizmet satışlarına ilişkin bildirim formu (BS) kayıtları ile ilgili olarak da itirazları da bulunmadığı, mahkemece eksik araştırma yapıldığı bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Davacının alacağının kanıtlanıp kanıtlanamadığı hususu uyuşmazlık konusudur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, alacak istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Davacı, davalıdan alınacak mallara ilişkin avans ödendiğini malların teslim edilmediğini bildirerek gönderilmeyen malların bedelini talep etmiştir.
Mahkemece HMK 31. madde kapsamında hangi malların dava konusu edildiği, hangi malzemelere dair ödemeler yapıldığı hususunun açıklanması istenmiş davacı taraf talebini somutlaştıramamıştır.
Mahkemece Güzel Sanatlar Akademisinden alınan raporda; dosya sunulan 18.09.2017 ve 01.03.2018 tarihli 2 adet taahhüt belgesi ve tahsilat makbuzu asıllarında ... Şirketi kaşesi üzerinde yer alan imzaların davalı şirket yetkilisi ...'nın eli ürünü olup olmadığı konusunda bilirkişi raporu düzenlendiği ve Inceleme konusu belge olarak bu taahhüt belgelerinin asılları ve 5 adet tahsilat makbuzu fotokopileri denilerek buna göre sonuçta 18.09.2017 tarih ve 01.03.2018 tarihli 2 adet taahhüt belgesinde ... Medikal şirketi kaşesi üzerinde yer alan imzaların davalı şirket yetkili temsilcisi ...'nın eli ürünü olduğu; 17.12.2018, 18.12.2018 ,19.12.2018, 20 12 2018 ve 21.12.2018 tarihli 5 adet tahsilat makbuzu başlıklı belgeler üzerindeki imzaların ise ...'nın eli ürünü olmadığı bildirilmiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporlarında; davacı tarafça yapılan ödemelerin tahsilat makbuzu ile yapıldığının görüldüğü ancak ödemelerin ne için yapıldığının belli olmadığı, davalı cevap dilekçesinde ...'nın şirket yetkilileri olduğunu kabul ettiği, taraflar arasında sözleşmeye dayalı olmayan ticari ilişkinin 2018 yılından önce başladığı Davacı defterlerine göre 10.01.2019 tarihine kadar mal tesliminden sonra ödeme yapıldığı, 10.01.2019 tarihinden sonra ödeme yapıldıktan sonra mal teslim edildiği, taraflar arasındaki ticari ilişkinin 30.05.2019 tarihine kadar devam ettiği sonrasında ticari ilişkinin bulunmadığı;
davalıya ait ticari defterlerin incelenmesinde dava konusu ödemenin ve siparişe konu mal teslimatının kayıtlı olup olmadığı ödeme mevcut ise bu ödeme karşılığı malların davacıya teslim edilip edilmediği hususunda dava konusu satış faturalarına karşılık ödemelerin 3 aylık periyotlarla toplu olarak defter kayıtlarına yansıtıldığı, fakat A040261 numaralı 26.02.2018 tarihli 25.448,00TL tutarlı faturanın defter kayıtlarında 19.548,00TL olarak tespit edildiği fatura ile kayıtlara yansıyan tutar 5.900,00TL eksik tutarlı olarak deftere kaydedildi ği, ürün iadesi ya da iptali gibi bir durumun defter bilgilerinde tespit edilemediği,
bu muhasebesel hatayı ilgili dönemin BS formunun da desteklediği, irsaliye faturaların üzerinde teslim alan ve teslim eden kısımlarının boş olduğu teslim konusunda da herhangi bir kanıya varılamadığı fakat alıcı tarafın satış faturalarına da noterden itiraz şeklinde bir ihtarname göndermediği ürün iadesi vesaire duruma rastlanmadığı, davalı şirkete ait 2018- 2019 yılları BA/BS formlarının incelenmesinde davalı şirketin 2018 yılında davacı şirketten herhangi bir mal alımı ile ilgili bildirimde bulunmadığı 2019 yılında ise bir fatura karşılığı KDV hariç 9600TL'lik mal alım bildiriminde bulunduğu;
davalı şirketin 2018 yılında davacı şirkete 16 fatura karşılığı 338.540,00 TL'lik. 2019 yılında ise 4 fatura karşılığı KDV hariç 66.553,00TL'lik mal satım bildiriminde bulunduğu belirlenmiştir .
Buna göre mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle davacı vekilinin davaya konu hangi malzemelerin ticari ilişki kapsamında dava konusu edildiğini ve bu malzemelerin hangilerinin bedellerinin ödendiği olgusu yönünden ispat yükü altında olup iddiasını somutlaştırmamasına ve kanıtlayamamasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/1055, K. 2024/1856, 30 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama