KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Ocak 2025
- Dosya no
- 2022/1056
- Karar no
- 2025/44
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05.04.2022
- Numarası
- 2021/64 Esas 2022/322 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
- Dava tarihi
- 28.01.2021
- Karar yazım tarihi
- 10.01.2025
Karar Metni
1.477 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 05.04.2022 tarih 2021/64 Esas 2022/322 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacılar vekili, 12.06.2013 tarihinde davalılardan ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile müvekkillerinin murisi yaya ...'a çarpması sonucu müvekkillerinin annesinin hayatını kaybettiği, iş bu kazanın oluşumunda davalının asli kusurlu olduğu, kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle sigorta poliçesinin bulunmadığı, bu nedenle davalı ...'nın davacıların tazminat taleplerinden sorumlu olduğu,
bu nedenle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davacılar ... ve ... için şimdilik 500,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... şirketi için temerrüt tarihinden itibaren, davalı şahıs için kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte tahsiline, ayrıca her bir davacı için 100.000,00 TL manevi tazminatın 12.06.2013 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili, davacıların müvekkili kuruma başvuru yapmadan iş bu davanın açıldığını, tazminat alacaklarının zamanaşımına uğradığı, ayrıca araç maliki veya sürücüsü tarafından davacı tarafa herhangi bir ödeme yapılmış ise bu ödemenin tespit edilmesinin gerektiği, ayrıca müvekkili tarafından davacı tarafa ödeme yapıldığı, ikame edilen davada davacıların hukuki yararının kalmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'a dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edildiği, ancak davaya cevap vermediği görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu trafik kazasının oluşumunda ... plakalı otomobilin sürücüsü olan davalı ...'ın meydana gelen trafik kazasında dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketi neticesinde 1.derecede etken ve hatalı davranış sergilemiş olduğu,
müteveffa yaya ...'ın ise kazanın oluşumuna etkisinin bulunmadığının tespit edildiği bildirilmiş olmakla ceza dosyası içerisinde bulunan İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporla ve aynı şekilde kesinleşmiş ceza mahkemesi kararı ile uyumlu olduğu anlaşılan bilirkişi kusur raporuna göre kazanın oluşumunda davalı ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, düzenlenen kök ve ek rapor aktüer raporunda ... tarafından davadan önce her iki davacı için yapılan ödemeler güncellenerek düşülmek suretiyle davacılardan ... için 50.613,25 TL, ... için 91.469,02 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığından davanın kabulüne;
davacı ... için 50.613,25 TL ve davacı ... için 91.469,02 TL maddi tazminatın haksız fiil hükümleri gereğince temerrüt tarihi olarak kabul edilen kaza tarihi olan 12.03.2013 tarihinden (davalı ... yönünden kısmi ödeme tarihi olan 08.06.2016 tarihinden) itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; tarafların ekonomik, sosyal durumları dikkate alınarak manevi tazminat istemi açısından davanın kısmen kabulüyle;
her bir davacı için 35.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz ile birlikte davalı ...'dan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ
Davalı ... vekili, dava yoluna gitmeden önce yazılı başvuru zorunluluğunun yerine getirilmediğinden davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, bakiye tazminat talebinin KTK.m.111 gereğince iki yıllık hak düşürücü içinde açılmadığından hak düşürücü sürenin dolmuş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, 12.06.2013 tarihinde meydana gelen iş bu davaya konu olan ölümlü trafik kazası sonucu müvekkil kuruma yapılan başvuru sonucunda, müteveffanın eşi ve iki çocuğu için müvekkil kurum tarafından müteveffanın eşi ...'a 39.676,00 TL tutarında ödeme yapıldığını,
müvekkil kurum tarafından ödeme tarihine göre yapılan hesaplama ile ödeme arasında fahiş fark bulunamadığını, müvekkili kurum tarafından davacı yana 08/06/2016 tarihinde ödeme yapıldığını, davacı tarafından bakiye tazminat talebi ile 28/01/2021 tarihinde dava ikame edildiğini, bu nedenle 2918 sayılı KTK madde 111 hükmü ile düzenlenmiş bulunan hak düşürücü süre dolduktan sonra dava açıldığını, TRH 2010 yaşam tablosu ile %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması gerektiğini, kusur durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden rapor alınması gerektiğini,
mahkemece dosya ATK'ya sevk edilmeden ve kusur oranları nihai şekilde tespit edilmeden kök ve ek rapora ilişkin itirazları dikkate alınmaksızın kök raporun tekrarı niteliğindeki ek rapor doğrultusunda hüküm kurulduğunu, Turgutlu 3. Asliye Ceza Mahkemesi dosyasında İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen rapor dikkate alınmışsa da TBK madde 74 hükmüne göre ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı olunmadığını, mahkemece her ne kadar müvekkilin ilk ödeme tarihi olan 08/06/2016 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilmişse de bunun kabulünün mümkün olmadığını,
hükmedilen tazminatlara dava tarihi itibariyle yasal faiz uygulanması gerektiğini, aleyhe vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle bakiye destekten yoksun kalmaya ilişkin maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle destekten yoksun kalma tazminatı talebinin kabulüne, manevi tazminatın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı yalnızca davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun “Sorumluluğa İlişkin Anlaşmalar” başlıklı 111. maddesi uyarınca tazminat miktarlarına ilişkin anlaşmaların iptali koşulu belirlenmiştir. Anılan düzenlemeye göre tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler.
Yasada belirtilen 2 yıllık süre, hak düşürücü süre olup mahkemece bunun re'sen dikkate alınması gerekir.
Davanın iki yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması halinde önceki ödeme tarihi verilerine göre hesap yapılıp fahiş bir fark olup olmadığı değerlendirilmeli; şayet ödenmesi gereken tazminatı ile ödenmiş olan miktar arasında fahiş fark olduğu saptanırsa verilen ibranamenin makbuz hükmünde olduğu kabul edilmelidir.( Yargıtay 4. HD'nın 20.12.2021 tarih ve 2021/20621 E. - 2021/10611 K. )
Somut olayda, davalı ... ile davacı taraf arasında imzalanan 01.06.2016 tarihli ibraname uyarınca 08.06.2016 tarihinde müteveffanın eşi ...'a 39.676,00 TL ödeme yapıldığı, eldeki davanın ise 28.01.2021 tarihinde açıldığı, somut uyuşmazlıkta taraflar arasında düzenlenen bir ibraname bulunduğundan, davacı tarafça ödeme tarihinden itibaren 2 yıllık hak düşürücü süre içerisinde, yani en geç 08.06.2016 tarihine kadar dava açılması gerekirken, eldeki davanın 28.01.2021 tarihinde açıldığı, dolayısıyla 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111/2.
Maddesi uyarınca hak düşürücü süre içerisinde açılmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece yanılgılı gerekçe ile davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmesinde isabet bulunmadığı, bu yönüyle davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının haklı ve yerinde olduğu, ancak iş bu hususun da yeniden yargılamayı gerektirmediği değerlendirilmekle HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının yalnızca istinaf talebinde bulunan davalı ... yönünden kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden karar verilmesi gerekmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/1056, K. 2025/44, 10 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama