KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/1104 - 2024/1373
- Esas no
- 2022/1104 ( KABUL KALDIRMA
- Karar no
- 2024/1373
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/04/2022
- Esas-karar no
- 2018/815 E 2022/198 K
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 25/11/2024
Karar Metni
963 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin irsaliyeli faturalarla davalıya satıp teslim ettiği malların bakiye bedelinin ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında alım satım ilişkisinin kurulmadığını, fatura ve mal teslimi yapılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında ticari satım ilişkisi sabit olmakla birlikte davacının bakiye alacağının olduğuna, faturalara konu malların davalıya teslim edildiğine ilişkin eşi hakkında suç duyurusunda bulunduğu ve soruşturması devam eden tanığın beyanları dışında her türlü şüpheden uzak, tarafsız bir delil ile ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki akdi ilişki kapsamında 6 adet fatura tanzim edildiğini, ödeme yapılmaması üzerine takip başlatıldığını, davalının faturalarda imzası bulunan davalının eski çalışanı ... ve eşi ... hakkında şirket kaşesini kopyalamak suretiyle şirketi zarara uğradığı iddiası ile savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu, davalı şirketin eski çalışanı ...'nin beyanlarına göre davalının taraf olduğu sözleşmelerin ifasına ilişkin malların teslim alındığı, şirket kaşesi basıldığı ve imzalandığı hususlarının ispatlandığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, takibe konu faturalardaki malların davalıya teslim edilip edilmediği noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 20.İcra Müdürlüğünün 2018/9725 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 17/08/2018 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 2 adet faturaya dayalı 13.963,20 TL asıl alacak, 577,98 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 14.541,18 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Takibe konu davacı tarafından davalı adına düzenlenen mal satışına ilişkin 2 adet irsaliyeli faturanın yapılan incelemesine göre, irsaliyeli faturaların 01/06/2018 tarihli, 12.636,00 TL bedelli olduğu, teslim alan kısmında davalı şirket kaşesi üzerinde ... isminin yazılı olduğu, imzanın bulunmadığı, 31/05/2018 tarihli 1.922,40 TL bedelli irsaliyeli faturada teslim alan kısmında davalı şirket kaşesi ve imzanın bulunduğu, isim yazılı olmadığı görülmüştür.
Tarafların ticari defterlerinin incelenmesine ilişkin bilirkişi raporunda özetle; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu 2 adet faturanın da dahil olduğu toplam 17.347,68 TL bedelli 6 adet faturanın ve 3.384,48 TL bedelli davalı ödemesinin davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının ticari defterlerine göre davalıdan takipte talep edilen 13.963,20 TL kadar alacaklı göründüğü, davalının ticari defterlerinde davacı tarafından düzenlenen takibe konu 2 fatura dışında kalan dava dışı 3 adet faturanın kayıtlı olduğu, kayıtlı faturaların bedellerinin ödendiği, davalının ticari defterlerine göre davacıya borcun bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davalı şirket yetkilisinin şikayeti üzerine şirket çalışanı ..., eşi ...'nin de içinde bulunduğu kişiler hakkında resmi belgede sahtecilik, güveni kötüye kullanma suçlarından yapılan Ankara C.Başsavcılığının 2019/20959 soruşturma sayılı dosyasında aynı konuda aynı şüpheliler hakkında Ankara C.Başsavcılığının 2018/196479 soruşturma sayılı dosyasında takipsizlik kararı verildiği gerekçesiyle takipsizlik karar verildiği, takipsizlik kararında belirtilen Ankara C.Başsavcılığının 2018/196479 soruşturma sayılı dosyasında da takipsizlik kararı verildiği görülmüştür.
Soruşturma dosyasındaki davalı şirketin eski çalışanı ... ve eşi ...'nin beyanlarında davalı şirketin hastane kantini işletmek için ihaleyi aldığı, daha sonra ...'ye ve babasına işi taşere ettiği, bu kapsamda ticari alışverişlerin yapıldığı yönünde beyanların bulunduğu görülmüştür.
Davacı, 2 adet irsaliyeli faturaya dayalı alacak talebinde bulunmuş olup irsaliyeli faturalarda yazılı malların davalıya usulune uygun teslim edildiğinin davacı tarafından ispat edilmesi gerekir. Takibe konu faturalar davalının ticari defterlerinde kayıtlı değildir. 01/06/2018 tarihli irsaliyeli faturada teslim alan kısmında imza bulunmamaktadır.
31/05/2018 tarihli irsaliyeli faturada ise teslim alan kısmında bulunan imza davalı eski çalışanı ... tarafından inkar edilmiş olup davacı imzanın davalı yetkilisi veya çalışanı ... tarafından atıldığı yönünde bir iddiada da bulunmamıştır.
Davalı çalışanı ...'nin gerek mahkemede tanık sıfatıyla verdiği beyanda gerekse ceza soruşturma dosyasındaki beyanlarında davalı tarafından işletilen kantinin eşine ve eşinin babasına taşere edildiğine yönelik beyanlarda bulunmuş ise de dosya kapsamında bu yönde bir delil bulunmamaktadır.
Bu durumda davacı taraf davalının yetkilisi veya çalışanına malların teslim edildiğini usulüne uygun delillerle ispat edememiştir. Ancak davacı dava dilekçesinde yemin deliline dayanmış olup davacı tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiş, davacının istinaf itirazlarının kabulüne ile HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/1104, K. 2024/1373, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama