İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2022/1156 K.2024/1272

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve…

Esas2022/1156Karar2024/1272Tarih25 Ekim 2024Okuma11 dk · 2.153 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
25 Ekim 2024
Esas no
2022/1156 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS
Karar no
2024/1272 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
Başkan
... (...
Üye
... (...
Üye
... (...
Katip
... (...
İncelenen kararın mahkemesi
ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
31/03/2022
Esas no
2021/87 E 2022/261 K
Davacı
—
Vekili
—
Davalı
—
Davanın konusu
İtirazın İptali
Yazıldığı tarih
05/11/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.153 kelime·11 dk okuma·8 bölüm

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ

İDDİANIN ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davalı adına düzenlenen 4 adet faturadan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMANIN ÖZETİ

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafların belirli tarihlerde bir takım işler yaptığını, davacının yapılan işleri yarım bırakması nedeniyle ticari ilişkinin bozulduğunu, taraflar arasında halen devam eden dava ve müvekkilinin alacaklı olduğu 2 adet icra takibinin derdest olduğunu, müvekkilinin alacaklı olduğu dosyalar nedeniyle takas ve mahsup definde bulunduklarını, davacının alacağı olduğu kabul edilse dahi müvekkilinin alacağının daha fazla olduğunu savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ

Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, takibe konu 4 adet toplam 459.981,35 TL bedelli faturanın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve vergi dairesine BA-BS formları ile bildirildiği, davacının ticari defterlerinde davalı tarafından yapılan 1.000,00 TL ödemenin kayıtlı olduğu, davalı taraf icra dosyaları nedeniyle takas ve mahsup definde bulunmuş ise de, icra takiplerinin kesinleştiği, alacağın takip hukuku çerçevesinde tahsili gerektiği, İİK 33.maddesi uyarınca takas definin icra emri tebliği sonrasında öne sürülebileceği, takas mahsup definin yerinde olmadığı, takip öncesi temerrüdün ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın 458.981,35 TL asıl alacak üzerinden kısmen kabulüne ve icra inkar tazminatına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi raporu ile müvekkilinin davacıdan daha fazla alacaklı olduğunun tespit edildiğini, cevap dilekçesinde takas definde bulunulduğunu, TBK 139/1-2 maddeleri uyarınca özdeş ve muaccel borçların takas edilebileceğini, takas şartlarının gerçekleştiğini, takas savunması için alacağın takibe konu edilmemesi yönünde bir şart bulunmadığını, kambiyo senedinin alacağın varlığını gösteren yazılı delil olduğunu, müvekkilinin başlattığı takiplerin kesinleştiğini, davacının kötüniyetli olarak takip başlattığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR

Uyuşmazlık, davacının davalıdan olan alacağı için davalının takas mahsup talebinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.

İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.

Dayanak Ankara 29.İcra Müdürlüğünün 2019/17213 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 30/12/2019 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 4 adet faturaya dayalı olarak 459.981,35 TL asıl alacak, 65.342,56 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 525.323,91 TL alacağın tahsili için ilamsız takip başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır.

Takibe konu davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaların 22/03/2017 tarihli, 122.609,55 TL bedelli, 13/04/2017 tarihli, 166.380,00 TL bedelli, 27/04/2017 tarihli, 81.675,47 TL bedelli, 27/04/2017 tarihli, 89.316,33 TL bedelli olmak üzere toplam 459.981,35 TL bedelli olduğu görülmüştür.

Davalının takas mahsup talebine konu dosyaların yapılan incelemesine göre;

Ankara 13.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/459 Esas sayılı dosyasında, davacının ... Proje Danışmanlık Mimarlık İnş. San. Tic. Ltd. Şti., davalının ... olduğu, işbu davanın davalısı ... Grup Madencilik İnş. Gıda Turz. Sağ. Hiz. Elek. Elektronik Eğitim Hizmet Sanayi Tic. Ltd. Şti.'nin dosyada taraf sıfatının bulunmadığı görülmüştür.

Ankara 1.İcra Müdürlüğünün 2019/10822 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 08/08/2019 tarihinde davalı alacaklı ... Grup Madencilik İnş. Gıda Turz. Sağ. Hiz. Elek. Elektronik Eğitim Hizmet Sanayi Tic. Ltd. Şti. tarafından borçlu davacı ... Proje Danışmanlık Mimarlık İnş. San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine 30/09/2017 keşide tarihli, 350.000,00 TL bedelli ve 30/10/2017 keşide tarihli, 200.000,00 TL bedelli, borçlu davacının keşideci, alacaklı davalının lehtar olarak yer aldığı, bankaya ibraz edilmeyen çeke dayalı olarak 550.000,00 TL asıl alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibin kesinleştiği görülmüştür.

Ankara 1.İcra Müdürlüğünün 2019/10823 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 08/08/2019 tarihinde alacaklı davalı ... Grup Madencilik İnş. Gıda Turz. Sağ. Hiz. Elek. Elektronik Eğitim Hizmet Sanayi Tic. Ltd. Şti. tarafından borçlu davacı ... Proje Danışmanlık Mimarlık İnş. San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine 30/11/2017 keşide tarihli, 300.000,00 TL bedelli borçlu davacının keşideci, alacaklı davalının lehtar olarak yer aldığı, bankaya ibrazında karşılıksız kaşesi vurulan çeke dayalı olarak 298.590,00 TL asıl alacak olmak üzere ferileri ile birlikte toplam 409.105,12 TL alacağın tahsili için kambiyo takibi başlatıldığı, takibin kesinleştiği görülmüştür.

Öncelikle davacının takibe konu 4 adet faturasının davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması ve BA formu ile vergi dairesine bildirilmiş olması nedeniyle mal tesliminin kanıtlanmış olduğu dikkate alındığında davacının 4 fatura nedeniyle 459.981,35 TL alacaklı olduğu, bu alacaktan davacının ticari defterlerinde kayıtlı olan 1.000,00 TL davalı ödemesinin mahsubu sonucunda iş bu davada talep edebileceği alacağın 458.981,35 TL olduğu anlaşılmaktadır.

Bu aşamada uyuşmazlığın çözümü için öncelikle “takas” ve “mahsup” kavramlarının açıklanmasında fayda vardır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26/04/2022 Tarih, 2017/(23)6-873 Esas, 2022/605 Karar sayılı ilamında takas ve mahsup kavramları ayrıntılı olarak açıklanmış olup, buna göre;

Takas ve mahsup farklı iki hukukî kurumdur. Sık sık birlikte ve aynı anlamda kullanılmaları yaygın ise de bu durum sadece benzer olmalarından kaynaklanmaktadır. İki kurumu ayrı ayrı ele almak gerekir.

Hukukumuzda takas, birbirine karşı bir miktar para veya aynı cins alacağa sahip kişilerden birinin karşı tarafın kabulüne ihtiyaç duymaksızın tek taraflı beyanı ile bu alacakları az olanı tutarında sona erdiren yenilik doğurucu bir hukukî işlemdir. Böylece takas ifa masraf ve külfetine katlanmadan, her iki tarafı da borcunu ifa ve alacağını tahsil etmiş durumuna getirir.

Somut olayda uygulanması gereken ve dava tarihinde yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanunu’nun 139. maddesinde;

“İki kişi, karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise her biri alacağını borcuyla takas edebilir.

Alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebilir.

Zamanaşımına uğramış bir alacağın takası, ancak takas edilebileceği anda henüz zamanaşımına uğramamış olması koşuluyla ileri sürülebilir” şeklinde hüküm bulunmaktadır.

Öte yandan Türk Hukuk Lûgatında takas için “İki kişi karşılıklı olarak bir miktar ya da özdeş (aynı cinsten) diğer edimleri birbirlerine borçlu iseler her iki taraf muaccel (istenebilir) olan borçlarından ya da alacaklarından vazgeçerek sözleşmeyi sona erdirebilirler” ( Türk Hukuk Lûgatı, Türk Hukuk Kurumu, Cilt I, Ankara 2021, s. 1052) denilerek Kanun maddesi ile aynı doğrultuda tanımlama yapılmıştır.

Yapılan bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere takasın söz konusu olabilmesi için iki tarafın karşılıklı olarak birbirinden alacaklı (birbirinden borçlu olması) gerekir. Alacak ve borç karşılıklı değilse veya iki kişi arasındaki borç ilişkisinin, dışında kalan kişilerden olan alacaklar ya da borçlar takasa konu olamaz. Takas bildiriminde bulunan kimse karşı tarafa borçlu bulunmalı, aynı zamanda karşı taraftan alacaklı olmalıdır. Ayrıca takas için, yalnız borçlularda değil, borçlarda da karşılıklılık bulunmalıdır. Ancak aynı nitelikteki cins (nevi) veya özdeş edimlerin takası mümkündür.

Özdeşliğin, TBK’nın 143. maddesindeki “Borçlunun takas iradesini alacaklıya bildirdiği anda” mevcut olması gerekir. Karşılıklı alacaklardaki özdeşlik, cins ve nitelik bakımından aranır. Yoksa miktar bakımından bir özdeşlik söz konusu değildir. Çünkü, TBK’nın 143. maddesinin birinci fıkrasında da belirtildiği gibi, takasla, her iki borç, takas edilebilecekleri anda, daha az olan borç tutarınca sona erer.

Aynen ifa borcu, sonradan tazminat borcuna dönüşmüşse, diğer tarafın borcu da para borcu ise, özdeşlik gerçekleşmiş olduğundan takas yapılabilir. Özdeşlik koşulu, alacakların kaynağının da aynı olmasını gerektirmez. Bu bakımdan sözleşmeden doğan bir alacağın, karşı tarafın haksız fiilden doğan tazminat alacağı ile takası mümkündür (Uygur, Turgut: 6098 sayılı Borçlar Kanunu Şerhi, C. 1,3. Baskı, Temmuz 2013, s. 920-925).

Başka bir ifadeyle alacakların aynı cinsten olması, borçlanılan edimlerin ifada birbirlerinin yerine geçebilecek nitelikte olması anlamına gelmektedir.

Takas için aranan üçüncü koşul kural olarak her iki borcun muaccel (ifasının istenebilir) olmasıdır. Dördüncü koşul ise, tarafların alacak ve borçlarının geçerli ve ifa edilebilir olması gerekmektedir. Taraflardan birinin alacağı muaccel olduğu hâlde, karşı tarafa olan borcu için bir vadeden yararlanıyorsa, bu alacak talep edildiğinde diğer taraf henüz muaccel olmayan kendi alacağını takas olarak ileri süremez (Uygur, s. 925).

Yenilik doğuran bir hak olan takasın, davadan önce ve dava sırasında alacak sahiplerinden her biri tarafından ileri sürüleceği gibi, bu yola gitmeksizin taraflar alacaklarını ayrıca dava konusu edebilirler. Diğer bir anlatımla takas talebinin mutlaka karşı dava şeklinde ileri sürülmesi zorunlu olmayıp, savunma olarak da ileri sürülmesi olanaklıdır. İlke olarak, takas def'î de diğer def'îler gibi süresinde verilen cevap dilekçesinde ileri sürülmelidir.

Alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebilir. Aksi hâlde takastan kurtulmak isteyen borçlu hemen bir ihtilaf çıkartarak amacına ulaşabilir. Öte yandan ihtilaflı alacağın takas edilebilir olduğunu söylemekle de takasın ortaya konulması ile ihtilafın alacaklı lehine hâlledilmiş olduğu anlamı çıkmamalıdır. Sonuçta hâkim anlaşmazlığı çözerek sonucuna göre takas def’î talebini red veya kabul edecektir (Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2021 tarihli, 2019/(22)9-267 E., 2021/1463 K. sayılı kararı).

Mahsup ise bir alacağı doğuran olayla ilgili olarak alacaklının elde ettiği bazı menfaatlerin ya da borçlunun katlandığı bazı külfetlerin, bu alacaktan indirilmesini ifade eder. Meselâ, bir malı sahibine iade ile yükümlü zilyedin o mal için yaptığı bazı masraflar, o maldan elde ettiği semerelerin bedeline mahsup edilir (MK. m. 907). Bunun gibi, haksız fiilden zarar gören kimsenin bu fiilden elde ettiği bir menfaat olmuşsa, böyle bir menfaat uğranılan zarara mahsup edilir. Görülüyor ki bu olaylarda karşılıklı alacaklar yoktur; sadece, alacağın net miktarını bulmak için yapılan bir hesap ameliyesi bahis konusu olmaktadır (Akman, Sermet/Burcuoğlu, Halûk/Altop, Atillâ/ Tekinay, Selâhattin Sulhi.: Tekinay Borçlar Hukuku Genel Hükümler,7. Bası, İstanbul 1993, s. 1013).

Mahsup yenilik doğuran bir hakkın kullanılması olmayıp sadece alacağın gerçek miktarını belirlemek üzere yapılan bir işlemdir. Burada ayrı ve müstakil iki alacak bulunmamaktadır. Mahsup savunmasını, alacak miktarının indirilmesinde yararı olan herkes ileri sürebilir ve borcu sona erdiren durum olması nedeniyle hâkim tarafından re’sen nazara alınır (Hukuk Genel Kurulunun 04.03.2021 tarihli ve 2017/15-496 E., 2021/208 K. sayılı kararı).

Sonuç itibariyle takas ve mahsup farklı kavramlardır. Takasta karşılıklı aynı cins muaccel alacak ve borç söz konusu olduğu hâlde, mahsupta karşılıklı birer alacak söz konusu değildir. Mahsup, bir alacaktan (zararlı olayın zarar görene sağladığı diğer faydalar, giderlerdeki tasarruflar gibi) bazı kalemlerin düşülmesine izin veren bir sayışma işlemidir. Mahsupta mahsup hakkına sahip olan taraf bu hakkını karşı taraf alacağını kendisinden istemedikçe ileri süremez (Uygur, s. 940).

Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacının 4 adet faturaya dayalı alacak iddiası ile davalı şirket aleyhine başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ve takibin devamı ile icra inkâr tazminatının tahsili istemiyle açılan eldeki davada, davalı şirketin süresi içinde dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde davacıya borçlu değil, aksine davacıdan alacaklı olduğunu savunarak takas def’inde bulunduğu görülmektedir.

Davalının takas alacağına konu dosyalardan Ankara 1.İcra Müdürlüğünün 2019/10822 Esas sayılı icra takibine konu asıl alacağın 550.000,00 TL olduğu, takibin kesinleştiği anlaşıldığından kesinleşen takip nedeniyle davalının takas talebinde bulunabileceği anlaşılmıştır (Kesinleşen takip nedeniyle takas definde bulunulabileceğine dair aynı yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 19/03/2013 Tarih, 2013/811 Esas, 2013/4801 Karar sayılı ilamı).

Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemece davalının takasa konu Ankara 1.İcra Müdürlüğünün 2019/10822 Esas sayılı icra takibindeki 550.000,00 TL alacağının, işbu yargılama ile davacının alacaklı olduğu anlaşılan 458.981,35 TL alacağından daha fazla olması nedeniyle davalının takas definin kabulü ile davacının 458.981,35 TL alacağı ile davalının 550.000,00 TL alacağının takasına ve davanın reddine, davalının şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, davalının istinaf itirazlarının kabulü ile yeniden yargılama yapılmasını gerektiren bir durum olmadığından HMK 353/1-b-2 kaddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;

2-Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 31/03/2022 tarih ve 2021/87 esas, 2022/261 karar sayılı kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,

3-a)Davanın REDDİNE,

b)Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine

c)Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60TL harcın peşin alınan 6.344,60TL harçtan mahsubu ile bakiye 5.917,00TL harcın davacıya iadesine,

d)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

e)Davalı kendisini yargılamada vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 82.798,59TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

f)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

g)HMK'nun 333. maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerine ilişkin olarak;

4-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,

5-İstinaf eden davalı tarafından yapılan 50,00TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

7-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 25/10/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

NOT

BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/1156, K. 2024/1272, 25 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Görüşüldü
  4. İddianın Özeti
  5. Savunmanın Özeti
  6. İlk Derece Mahkemesi Karar Özeti
  7. İstinaf Sebepleri
  8. Uyuşmazlık Konusu Olan Hususlar
  9. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  10. Not
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1156
Karar No
2024/1272
Tarih
25 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1161 K.2024/1041
  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1165 K.2024/961
  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1166 K.2024/890
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2022/1166 K.2024/1270
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2022/1169 K.2024/824
  • Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/1172 K.2024/984

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.