KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Vekili
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2024
- Esas no
- 2022/1183 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2024/1233
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- DR.... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/06/2022
- Esas-karar no
- 2019/540 E - 2022/410 K
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 18/11/2024
Karar Metni
616 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı tarafından Ankara 6. İcra Müdürlüğü'nün 2019/6845 E. sayılı icra takibinin başlatıldığını, müvekkilinin 2013 yılında ... ve ...'a arazi üzerinde çalışmalarından dolayı doğan alacaklarının teminatı olarak bir adet vade tarihi açık borçlusu sadece ... İnş. Tur. Mad. San. Ve Tic. Ltd. Şti.'i olan senedi teminat olarak verdiğini, yıllar sonra tasfiye sırasında ... tarafından müvekkiline ibraname verildiğini, ancak senedin iade edilmediğini, davalı ile ...’un ortak olduklarını, senede sonradan müvekkilinin isminin eklendiğini belirterek müvekkilinin icra takibine konu bono nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, davacı iddialarının ancak yazılı delil ile ispatlanabileceğini, kaldı ki davacı tarafından sunulan belge incelendiğinde ilk paragrafın sonunda parantez içerisinde 35.000,00 TL olarak tanımlanmış olup bu miktarın senet miktarı ile uyumlu olmadığını ve takip konusu senede atıf yapılmadığını, ispat yükü üzerinde olan davacının ispata yönelik yazılı delil sunamadığını, müvekkilinin düzgün işleyen ciro silsilesi ile senedin hamili olan iyiniyetli 3. kişi konumunda olduğunu, müvekkilinin davacı ile dava dışı ... arasındaki alacak borç ilişkisini bilmediğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, söz konusu ibranamenin dava konusu senet ile ilgili düzenlendiğinin davacı tarafından yazılı delil ile ispatlanamadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davalı vekili tarafından; Mahkemece eksik araştırma ile hüküm tesis edildiğini, müvekkilinin isminin senede sonradan eklendiğini, davalı ile dava dışı lehdarın ortak olduğunu, ancak resmiyette davalının lehdarın çalışanı olarak göründüğünü, ibraname ile senet nedeniyle borçlu olmadığı hususunu ispat ettiğini, davalı yanın da iyiniyetli hamil olmadığını bildirerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık takibe dayanak bono nedeniyle davacının borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, İİK 72. maddesi uyarınca açılan menfi tespit davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/1183, K. 2024/1233, 21 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama