KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Davacı Davalı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2024
- Esas no
- 2022/1267 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2024/1213
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/10/2021
- Esas-karar no
- 2020/407 E - 2021/713 K
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 15/11/2024
Karar Metni
886 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, borçlu hakkında ödememiş olduğu fatura borçlarına dayalı yapılan Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2020/5624 Esas sayılı icra takibine davalının itirazının iptali ile takibin devamına, %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı tarafa usulüne uygun olarak tebligat çıkarılmasına rağmen davaya süresinde cevap vermediği ancak davalı vekili beyan dilekçesinde, dava dilekçesi ve ön inceleme duruşma tutanağı, müvekkili şirketin tebliğ almaya yetkili olmayan kişiye yapıldığını, bu nedenle, cevap dilekçesinin süresinde olmadığına ilişkin itirazı kabul etmediklerini, dava ile talep edilen alacaklar zamanaşımına uğradığını, usule ilişkin itirazlarının yanı sıra açılan dava haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirket tarafından sözleşmenin feshedilmesi ile davacının aldığı edimleri de iade etmesi gerektiğinden alacak talebi haksız olduğunu, davanın esastan reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece, dava, taraflar arasında satım sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap kapsamında bakiye bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptâli, takibin devamı ve icra inkâr tazminatının tahsili istemlerine ilişkin olduğu, davacı, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi kapsamında davalıya kesilen fatura bedellerinin bir kısmının ödenmediğini ileri sürmüş, davalı davaya süresinde cevap vermemiş ancak yargılama aşamasında davacının iddia ettiği faturadan kaynaklı borcunun bulunmadığını savunduğu, davalı yana meşruatlı davetiyeye rağmen ticari defterlerini ibraz etmediği,
tacir olan davalının ticari defterlerini sunmaması, davacının ise usulüne uygun tutulmuş ve kendisi yönünden delil vasfını taşıyan ticari defterleri kapsamında alacağını ispat etmiş olması, takipte talep edilen temerrüt faizi yönünden ise takipten önce davalının temerrüde düşürülmemiş olması nedeniyle;
davanın kabulü ile davalı borçlunun Ankara 23.İcra Müdürlüğü'nün 2020/5624 esas sayılı dosyasında davalı borçlunun 22.521,52-TL asıl alacağa itirazın iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte takibin devamına, alacağın %20'si oranında 4.504,30-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili tarafından; Tebligatın usule uygun yapılmadığı, sözleşmenin ayıplı mal ve hizmet nedeniyle feshedilmiş olmasına rağmen müvekkilinin sözleşme bedelini ödemesi gerektiğine ilişkin değerlendirme yapılması, kanuna, sözleşmeye, hakkaniyete aykırı olup kararın bu nedenle de kaldırılması gerektiği bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Dava ve takibe konu alacağın kapsam ve miktarı uyuşmazlık konusudur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 23.İcra Müdürlüğünün 2020/5624 Esas sayılı dosyasında; Davacı vekili, müvekkilinin, davalıdan olan alacağı nedeniyle, davalı aleyhine 22.521,52-TL asıl alacak, 1.365,95-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 23.887,47-TL'nin tahsili için faturaya dayalı ilamsız haciz yolu ile 06/07/2020 tarihinde icra takibine geçildiğini, takibin dayanağı olarak 27.01.2020 tarihli 22.521,52TL asıl alacak gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 09/07/2020 tarihinde tebliğ olduğu, takip borçlusunun borca 16/07/2020 tarihinde itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. Takip talebi ekindeki irsaliyeli faturanın incelenmesinde 27.11.2019 tarih 350560 nolu Wole Otomotiv tarafından düzenlendiği, yazılım ücreti içerikli olduğu, 26.100,0 TL tutarlı olduğu teslim alan kısmının imzalı olmadığı görülmüştür.
17.07.2020 tarihinde davalı ... Şirketi tarafından davacı Wole Şirketine gönderilen ihtarnamede; 01.08.2019 tarihli sözleşme ile yazılım kurulum, işçilik ve her türlü bakım, onarım servisi yapılması konusunda anlaşıldığı, sözleşmedeki yükümlülük yerine getirilmediğinden sözleşmeden döndüğünü, ödenen 10.000,00TL nin iadesini istemiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda davacı tarafça düzenlenen 26.100,00-TL bedelli bir adet takip konusu faturaya karşılık davalı tarafça düzenlenen toplam 3.578,48-TL bedelli 6 adet faturanın mahsubu ile takip tarihinde davacının bakiye 22.334,52-TL tutarında alacak kaydının bulunduğu bildirilmiştir.
Buna göre mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle bilirkişi tarafından belirlenen alacağa hükmedilmesine göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/1267, K. 2024/1213, 16 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama