KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Davacı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2024
- Esas no
- 2022/1350 (KABUL KALDIRMA
- Karar no
- 2024/1489
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06/07/2022
- Esas-karar no
- 2021/715 E 2022/602 K
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 25/12/2024
Karar Metni
967 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili ; müvekkili şirket yazılım, otomasyon, makine yönetimi (otomatik kontrol sistemleri) işi ile uğraşmakta olup davalı tarafa otomasyon ihtiyaçlarına yönelik servo motor, kontrol paneli, yazılım vb. satışı ve yapmış ve bu konularda destek verdiğini, bu satışa ilişkin olarak yer alan 21.07.2020 tarihli, 04.08.2020 tarihli, , 06.11.2020 tarihli, faturalar düzenlendiğini, davalı tarafından müvekkiline kısmi ödeme yapılmış fakat söz konusu faturaların 34.629,77 TL'lik kısmı ödenmediğini, bakiye alacağın tahsili için girişilen icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptaline ve takibin devamına, %20'den az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili; davacı şirket tarafından müvekkil şirkete herhangi bir mal ve hizmet teslimi yapmadığını, davacı şirket elinde müvekkil şirkete mal ve hizmet teslim edildiğine ve müvekkil şirketin de bu mal ve hizmeti teslim aldığına dair bir tutanak bulunmadığını, bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; benimsenen billirkişi raporu doğrultusunda : Sipariş formu, faturalar , tarafların ticari defterleri, BA-BS formları incelendiği, davacı defterlerinin yasaya uygun olduğu, davalı defterlerinde kapanış tasdikinin olmadığı, ancak faturaların taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, toplam 77.233,61 Tl lik fatura düzenlendiği, 43.526,59 TL ödeme yapıldığı, 34.629,77 TL borc bulunduğunun her iki yan defterinde kayıtlı olduğu görülmüştür.
HMK 222/1 maddesi uyarınca taraf defterlerinin birbirini doğruladığı, bu durumda takibe konu borcun varlığının kabulünün gerekeceği gibi davalının sipariş formunda %50 peşinatın ödeneceği % 50 nin iş bitiminde ödeneceği kabul edilmiş olup davacıya % 50 nin üzerinde ödeme yapılmış olduğu da gözetildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2021/10283 sayılı dosyasında 34.629,77 TL'ye yönelik itirazın iptaline, alacak likit ve muayyen olduğundan asıl alacağın %20'si 6.925,95 TL inkâr tazminatının davalıdan tahsiline, talep öncesi temerrüde düşürülmediğinden faize yönelik karar verilmesine yer olmadığına,
İSTİNAF SEBEPLERİ
I-)Davacı vekili; işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak talepleri gibi karar verilmesini istemiştir. II-)Davalı vekili; davacının müvekkiline herhangi bir mal ve hizmet sunmadığını, alacağın kanıtlanamadığını, bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; bakiye fatura bedelinden kaynaklanan alacağın varlığının usulüne uygun delillerle kanıtlanıp kanıtlanamadığı hususuna ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, bakiye fatura alacağından kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 297/1-c maddesinde hükmün gerekçe bölümünün, 2.fıkrada ise hükmün sonuç bölümünün kapsayacağı hususlar düzenlenmiştir. Anılan 297/1-c maddesinde, hükmün, iki tarafın iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri de kapsaması gerektiği öngörülmüştür.
HMK'nın 297/2.maddesinde, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kararın hüküm fıkrası ile gerekçesi birbirine sıkı sıkıya bağlı olup, arasında çelişki bulunmaması gerekmektedir.
Bu itibarla, denetime elverişli usulün aradığı nitelikleri haiz bir kararın bulunması istinaf incelemesinin yapılabilmesinin ön şartı olup bu nitelikte olmayan bir kararla ilgili olarak istinaf denetim ve yargılaması yapılarak bir hüküm verilemeyecektir.
Mahkemece verilen kararın; hüküm kısmında davanın kabulüne, davalı icra takibinden önce temerrüde düşürülmediğinden bahisle takip öncesi faiz istenemeyeceği belirtilmesine rağmen gerekçede kabul ve reddedilen kısımlar ayrı ayrı belirtilmediği gibi işlemiş faize yönelik gerekçe de oluşturulmamış bu suretiyle hüküm ve gerekçe arasında çelişki oluşturulmuştur.
HMK'nın 297. maddesinin 2. Fıkrası amir hükmüne rağmen mahkemece hüküm fıkrasında gerekçede yer alması gereken hususlar gösterilmek suretiyle hüküm fıkrası anlaşılamaz hale getirilmiş ve takip talebi ile bağı koparılarak hüküm fıkrasında tereddüt oluşturulmuştur.
Dava itirazın iptali davasıdır. Kurulacak hükümde davalı borçlunun itirazının hangi miktarda asıl alacak için iptal edilip takibin devamına karar verildiği gibi asıl alacağa uygulanacak faizin türü ve gerekiyorsa oranının da gösterilmesi gerekir. Mahkemece kurulan hükümde asıl alacağa uygulanacak faizin türü ve oranının gösterilmemesi de yerinde görülmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş yukarıda belirtilen ilke ve açıklamalar ışığında dosya kapsamı dikkate alınarak tarafların her bir talebine yönelik olarak yine taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında belirtildiği açık, infazda şüphe ve tereddüt uyandırmayacak biçimde HMK'nin 297.maddesine uygun gerekçeli karar oluşturulmasıdır.
Açıklanan nedenler ve yukarıda gösterilen yasal düzenleme uyarınca oluşturulan hüküm usul ve yasaya aykırı olup tarafların istinaf başvurusu bu nedenle kabul edilerek, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve yeniden hüküm kurulmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/1350, K. 2024/1489, 27 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama