KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Davacı Davalı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2024
- Esas no
- 2022/1598 ( KABUL KALDIRMA
- Karar no
- 2024/917
- Başkan
- ... (...
- Üye
- DR.... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/06/2022
- Esas-karar no
- 2020/242 E 2022/436 K
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 26/07/2024
Karar Metni
889 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin cari hesaptan kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla Ankara 4. İcra Müdürlüğü'nün 2019/1694 E. Sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, müvekkili ile aralarında ticari alım-satımdan kaynaklanan cari hesap ilişkisi bulunduğunu, bu ilişki nedeni ile bakiye borç olduğunu iddia ettiğini, ancak müvekkilinin böyle bir borcunun bulunmadığını, taraflar arasında cari hesap ilişkisinin bulunmadığını, TTK'nın 89/2 maddesinin cari hesap sözleşmelerinin yazılı olmadıkça geçerli olamayacağı hususunu düzenlediğini, taraflar arasında bu çerçevede yapılmış bir sözleşmenin var olmadığını, söz konusu davanın cari hesap ilişkisinden kaynaklanan bakiye alacaktan değil, 01.10.2016 tarih 274942 numaralı ve 71.348,56 TL tutarındaki faturadan kaynaklı olduğunu,
01.10.2016 tarih 274942 numaralı ve 71.348,56 TL tutarındaki faturanın düzenlenmesine rağmen içeriği malın müvekkiline teslim edilmediğini, davalıya söz konusu malın gönderilmediğinin defalarca bildirildiğini, en son olarak davacıya faks çekilmek suretiyle malların tesliminin istenildiğini, söz konusu fatura içeriğini müvekkiline teslim etmemiş olan davacının kötü niyetli olarak yasal takip başlattığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, fatura bedelinin cari hesap alacağına ilişkin olduğu, içeriğinin teslim edilmediği iddia edilen faturanın davalı yan ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı yanca fatura bedelinin ödendiği hususunun iddia ve ispat edilmediği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davalı vekili tarafından;
Davacı yanca mal tesliminin ispat edilemediği, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin varlığı ve fatura konusu malların teslim edildiği hususunun ispat edilmesi gerektiği, faturanın tek başına delil özelliğinin bulunmadığı, BA/BS formları arasındaki çelişkinin yeterince irdelenmediği, davacı tarfaça keşide edilen ve itiraz edilen faturanın BA ile bildirilmediği hususunun gözden kaçırıldığı, itirazın iptali davasının takibe sıkı sıkıya bağlı olduğu ve takip dayanağının fatura değil, cari hesap olduğu, ancak taraflar arasındaki cari hesap sözleşmesi bulunmadığı, vergi müfettişlerince sahte fatura düzenlenmekten rapor tanzim edildiği,
davacı şirket yetkilisi hakkında dava açıldığı hususları üzerinde durulmadığı, davacı yan ticari defterleri incelenmeksizin eksik inceleme ile hüküm tesis edildiği, adil yargılanma hakkının ihlal edildiği bildirilerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu emtiaların teslimi ve bedelinin ödenmesi ile kötüniyet ve icra inkar tazminatı talepleri noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, satım sözleşmesini konu alan faturalardan kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2020/18 E. sayılı dosyasının UYAP üzerinde bulunan bir örneğinin incelenmesinden davacı şirket yetkilisi ... hakkında 2016-2017-2018-2019 yılında düzenlenen faturaların sahte olduğundan bahisle Vergi Usul Kanunu’na muhalafet suçundan cezalandırılmasına dair karar verildiği, kararın istinaf incelemesinde olduğu ve henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.
Ceza mahkemesinin olası bir mahkumiyet kararının hukuk mahkemesine (davasına) etkisi, hukukumuzda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 74. Maddesinde düzenlenmiş olup hukuk hakimi, ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında ilke olarak bağımsız kılınmıştır.
Bu ilke ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir yasağın yaptırımını; aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının ise kişi ilişkilerinin medeni hukuk alanında düzenlenmesi ve özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır. Ancak Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlayacaktır.
Dolayısıyla ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir.
Somut olay yönünden dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi uyarınca ceza mahkemesince mahkumiyet kararı verilmesi halinde ya da maddi vakıanın tespitini içeren bir kararın hukuk hakimini bağlayacağı gözetilerek ceza davasının değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Açıklanan bu nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca kabulü ile yukarıda belirtilen ceza davasının sonucu bekletici mesele yapılarak bir karar verilmesi gerektiğinden, ilk derece mahkemesinin kararının anılan gerekçelerle kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/1598, K. 2024/917, 5 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama