KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2024
- Esas no
- 2022/1657
- Karar no
- 2024/1171
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Karar tarihi
- 14/04/2022
- Numarası
- 2020/163 Esas - 2022/311 Karar
- Dava
- Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar Metni
1.094 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ve ... plakalı aracın neden olduğu kaza neticesinde ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza sırasında yaya ...'ın vefat ettiğini, kaza tarihinin 10/07/2017 olduğunu, kaza yapan ... plakalı aracın ZMMS sigorta poliçe numarasının ... ile ...
Sigorta A.Ş.'ye kayıtlı olduğunu, davacıların müteveffanın anne ve babası olduğunu, meydana gelen kaza ile ilgili olarak tamamen kusursuz konumda bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep ve ek dava açma hakkı saklı kalmak kaydıyla 6100 sayılı yasanın 107.maddesi uyarınca maddi zararların tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere şimdilik destekten yoksun kalma tazminatı olarak her bir davacı adına 1 TL olmak üzere toplam 2 TL'nin davalıdan temerrüd tarihi itibariyle işletilecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar davadan önce başvuru üzerine şirket nezdinde 14998738 numaralı hasar dosyasının açıldığını, dosya kapsamında yapılan incelemeler sonucunda sigortalı aracın kusur oranı da dikkate alınarak 29.655,92 TL tazminatı 01.07.2019 tarihinde davacılara ödendiğini, öncelikle davacı tarafından müvekkil şirket sigortalısı araç sürücüsünün kusuru bulunduğunun ispat edilmesi gerektiğini, dava konusu kaza sırasında rücuya ilişkin bir durumun mevcut olup olmadığının araştırılmasını, zarar hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olması gerektiğini,
bilirkişi incelemesi yapılırken ödeme tarihindeki veriler dikkate alınması gerektiğini ve ödeme tutarının güncellenmesi gerektiğini, davacıların dava konusu kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, mahkemece faize hükmedilmesi halinde hükmedilecek faizin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "davanın kabulüne, davacı Anne ... yönünden 207.787,52 TL, davacı baba ... yönünden 116.331,35 TL, destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 15/02/2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak adı geçen davacılara verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Davalının kötü niyeti açıkça ortada olmasına rağmen dava açılmasına sebebiyet vermekten sözleşmesel vekalet ücretine Mahkemece hüküm kurulmadığını, vekalet ücreti hesaplamasının her bir davacı için ayrı ayrı yazılmayarak icra dairesinde sorun yaşanmasına sebep olduğunu, yüksek enflasyonist dönem dikkate alınarak işlemiş faize vekalet ücreti işletilerek karar verilmesi ile kararın düzeltilmesini talep ettiklerini, munzam zararın hesaplanarak poliçe limitinden bağımsız olarak davalıdan tahsil edilmesine hüküm kurulması gerektiğini,
2022 yılında karara çıkan dosya için poliçe limitinin de 2020 yılı limit sorumluluğu miktarı yerine hüküm tarihindeki yıla ait poliçe limiti ile sorumlu olmasına hükmedilmesi gerektiğini, munzam zarar hakkında ve HMK 329.maddesi doğrultusunda müvekkille anlaşılan sözleşmesel vekalet ücretinin de davalıya yüklenilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Kısmen ıslah, önceden yapılan usuli bir işlemin düzeltilmesi, örneğin talep sonucunun arttırılması söz konusu olur.
Uygulamada, istem sonucuna ilişkin fazlaya dair haklarını saklı tutan davacının dava değerini ıslah yolu ile arttırabileceği tartışmasız kabul edilmektedir. Bununla birlikte başından beri dava konusu edilmeyen bir şeyin ıslah yoluyla davaya ithaline ve dava konusu edilmesine yasal açıdan olanak bulunmamaktadır (Yargıtay HGK’nın 29.06.2011 gün, 2011/1-364 E.-2011/453 K.,15.06.2016 gün, 2014/4-1193 E.-2016/800 K. 15.02.2017 gün, 2015/7-917 E.-2017/265 K. sayılı kararları).
Dava dilekçesinde munzam zarar ve sözleşmesel vekalet ücretine yönelik bulunmadığından talep arttırım dilekçesi veya ıslah dilekçesi ile de talep edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece işlemiş faize ve vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalının sorumluluğu ... plakalı araca ilişkinin düzenlenen ve kaza tarihini kapsayan ZMMS poliçesi kapsamındandır. Poliçeden doğan sorumluluk kaza tarihindeki limit ile sınırlıdır.
Bu nedenle mahkemece davalı ... şirketinin kaza tarihi itibariyle geçerli 330.000,00 TL ZMMS poliçe limiti ile sorumlu tutulmasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
İhtiyari dava arkadaşı olan davacıların her birinin ayrı ayrı tazminat talebinde bulunmuş olması, her birinin davasının diğerinden bağımsız olması ve aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları durumda da esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak her bir davacı yönünden lehine hükmedilen tazminat miktarına göre ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesi gerekir (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 25/11/2019 tarih, 2017/5605 E.ve 2019/11036 K.sayılı kararı).
Mahkemece iki davacı olduğu gözetilmeden tek vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu nedenle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı vekalet ücreti yönünden düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/1657, K. 2024/1171, 4 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama