KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 31 Ocak 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/1721 - 2025/30
- Esas no
- 2022/1721 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2025/30
- İncelenen kararın mahkemesi
- ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/02/2022
- Esas-karar no
- 2020/75 E - 2022/134 K
- Davacı
- —
- Vekilleri
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazıldığı tarih
- 11/02/2025
Karar Metni
1.077 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; müvekkilinin 21/04/2016 tarihinde ... marka, minibüs cinsi, 2015 model siyah renk ... aracı davalı ... ….A.Ş. ‘den 140.000 TL bedelle satın aldığını, aracın maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını, dava konusu aracın hava yastığının kaza esnasında açılmadığını, emniyet kemerinin tutmadığını araç sürücüsünün ağır şekilde yaralandığını, belirterek aracın mevcut haliyle iadesine, ayıptan ari misli ile değişimine,
açılmayan hava yastığı yüzünden araçtaki ayıp nedeniyle trafik kazası anında ve sonrasında müvekkilinin yaşadığı ölüm tehlikesinden doğan üzüntü ve kedere karşılık 20.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte tahsiline, taleplerinin kabul edilmemesi ya da araç üretiminin bulunmaması ve benzeri nedenle icrasının mümkün olmadığının anlaşılması halinde aracın mevcut hali ile iadesiyle,
sözleşmeden dönerek ödenen satış bedelinin ödeme tarihinden işleyecek ticari temerrüt faiziyle ve denkleştirici adalet kuramı gereği paranın alım gücündeki değişimi de kapsamak üzere sonradan artırılmak kaydıyla belirsiz olarak şimdilik 1.000 TL' nin taraflarına ödenmesini, Araçtaki ayıp nedeniyle trafik kazası anında ve sonrasında müvekkilinin yaşadığı ölüm tehlikesinden doğan üzüntü ve kedere karşılık 20.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili; davalının davaya konu aracı 2016 yılında almış olup yaklaşık 1 yıl boyunca kullandığını, Kullanmaya devam ettiği süreçte kaza geçirmiş ve aracın kusurlu hale gelmesine kendi ya da üçüncü bir şahısın sebebiyet verdiğini, Öncelikle davacının emniyet kemerinin tutmadığı iddiasını kanıtlaması gerektiğini, her ne kadar aracı müvekkili şirketin Afyon bayisinden almış olsa da hiçbir suretle aracı müvekkili şirkete getirmeyip bakımlarını müvekkili şirkette yaptırmadığını, davacının açmış olduğu davada iddialarının bir diğerinin de hava yastıklarının açılmamış olduğuna ilişkin olup hava yastıklarının her zaman çalışan ve her kaza da aktif olan bir sistem içerisinde olmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece. 21.04.2016 tarihinde davacı tarafından, ... 8+1 tipi minibüs cinsi, 2015 model aracın, davalı ...
Otomotiv ….A.Ş.'den toplam 140.000,00 TL bedelle satın aldığı, 30.08.2017 tarihinde dava konusu aracın, karıştığı trafik kazasında aracın sola doğru savrularak orta refüj üstündeki yön levhası ve aydınlatma direğine çarpması ile sonuçlanan maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, 20/09/2021 tarihli bilirkişi raporuna göre hava yastıklarının açılmaları için gerekli dinamik şartların çarpma şiddetinin yeterince oluşmadığı, kaza sırasında hava yastıklarını doğrudan tetikleyecek seviyede önden bir darbe almaması sebebiyle hava yastıklarının açılmadığının değerlendirildiği,
bu nedenle hava yastıklarının açılmamasının ayıp olarak nitelendirilemeyeceğinin bildirildiği araçtaki ayıbın üretimden kaynaklı olduğu ispatlanamadığı gerekçesiyle davacının maddi tazminat taleplerinin reddine, davacının manevi tazminata yönelik talebine gelince: manevi tazminat talep edilebilmesi için kişinin şahsiyet hakkına hukuka aykırı olarak tecavüz edilmesi, manevi zarar doğması, manevi zarar ile fiil arasında uygun illiyet bağı bulunması ve davalının sorumlu olmasını gerektiren bir kusurunun bulunması gerektiği, BK’nın 58. maddesi kapsamında korunan değerler, şahıs varlığı değerleri yani kişilik hakları olduğu,
manevi zarar, kişinin şahıs varlığında uğradığı kayıpları ifade ettiği, manevi tazminatın ancak kişilik hakkı ihlal edildiğinde istenebileceği, malvarlığı değerleri 58. madde kapsamında korunan değerlerden olmadığı,
malvarlığına dahil eşyaların zarar görmesi halinde manevi tazminat istenebileceğine dair yasal bir düzenleme de bulunmadığı sözleşmeye aykırı davranış nedeniyle satıma konu aracın ayıplı imali veya malvarlığına dahil eşyaların zarar görmesi gibi hallerde kural olarak manevi tazminat talep edilemeyeceği ancak eşya ile hak sahibi arasında parayla ölçülemeyen duygusal bağlılık bulunması gibi istisnai hallerde eşyanın kişinin manevi kişilik değerleri arasında yer aldığı kabul edileceği ne var ki somut olay açısından iddia olunan üzüntünün kişilik haklarının ihlâlinden değil mal varlığı niteliğindeki araca verilen zarardan ve dolayısıyla mal
varlığı hakkının ihlâlinden doğduğu, bu şartlarda ise manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; bilirkişi raporu, kazaya uğrayan aracın hasarının giderilmiş olması nedeniyle hukuki yarar olmadığından, aracı incelemek suretiyle değil, dosyada mezkur delilleri incelemek suretiyle düzenlenen rapor doğrultusunda karar verildiğini, ancak dosyadaki yalnızca dosyadaki mezkur delillere dayanarak yapılan incelemeye göre dahi saatte 80 km hızla giden bir araçların çarpışmasıyla ve daha sonrasında dava konusu aracın savrularak direğe çarpmasıyla sağ ve ön tarafının komple kullanılamaz hale geldiği düşünüldüğünde ve emniyet kemerinin de takılı olduğu bilindiğine göre hava yastıklarının evleviyetle açılması gerektiğini,
gizli ayıbın ört bas edildiğini, eksik ve yetersiz bilirkişi raporu ile karar verilemeyeceğini belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu aracın ayıplı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, satım sözleşmesinin ayıplı ifası nedeniyle terditli olarak ayıba karşı tekeffül hükümleri uyarınca aracın ayıptan ari misli ile değişimi ve manevi tazminat istemine veya aracın iadesiyle sözleşemeden dönülerek satış bedelinin iadesi ile manevi tazminat istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunu denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/1721, K. 2025/30, 31 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama