KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Davalı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/1861 - 2024/1359
- Esas no
- 2022/1861 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2024/1359
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/06/2022
- Esas-karar no
- 2021/779 E - 2022/465 K
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 18/11/2024
Karar Metni
849 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı tarafça Ankara 6.İcra Müdürlüğü'nün 2021/13825 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak müvekkilinin davalı yana herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili firma ile aralarındaki ticaret sebebi ile ... Treyler Nakliye Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ne ... şubesine ait 0005976 seri nolu 35.000,00 TL bedelli, 20.12.2017 vade tarihli çekin keşide edilerek verildiğini, vade günü geldiğinde çek bedelinin elden ...
Treyler Nakliye Sanayi ve Ticaret Ltd.
Şti. yetkililerine ödendiğini, çekin iade edilmediğini ve cirolanarak piyasaya sürüldüğünü, müvekkilinin elinden çıktıktan sonra çek üzerinde tahrifat yapıldığını, çekin muhatap bankaya ibraz edildiğinde çek üzerinde tahrifat olduğu gerekçesi ile ödeme yapılmadığını belirterek müvekkilinin Ankara 6. İcra Müdürlüğü'nün 2021/13825 Esas sayılı takip dosyasında borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, dava dışı ... Mühendislik İnşaat Taahhüt Tic. Ltd.
Şti ile müvekkili şirket arasında faktoring sözleşmesi akdedildiğini, yapılan sözleşme gereği davalı/borçluya ön ödeme yoluyla finansman sağlandığını, bu finansman karşılığında, dava konusu çekin faturaya istinaden teslim tutanağı ile ciro ve teslim alındığını, müvekkili şirketin, kendisine finansman sağlanması talebi ile başvuran müşterisinin taleplerini gerekli yasal prosedürleri ve yükümlülüklerini yerine getirerek karşıladığını, davacı vekilince öne sürülmüş olan kişisel nedenler ve def'ilerin 6361 sayılı Kanun uyarınca müvekkilline karşı ileri sürülemeyeceğini, çekin ödeme nedeniyle bedelsiz olduğu iddiasının şahsi bir defi olup,
ancak çekin düzenlenmesinin sebebi olan temel borç ilişkisinin tarafına karşı ileri sürülebilir olduğunu, davacının çekin bedelsiz olduğunu iddia etmiş olmasına rağmen, ne çeki teslim aldığını, ne de ciro ile tedavüle çıktığı ihtimaline ilişkin kanuni bir tedbir aldığını, bu durumda davacının üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmemiş olduğunu, yetkili hamil olan müvekkilinin çekin bedelsiz olduğunu bilmesinin mümkün olmadığını, müvekkiline karşı bedelsizlik iddiası ile menfi tespit talebi ileri sürülemeyeceğini, müvekkilinin çekin şekil şartlarının varlığını ve ciro silsilesinin düzgün olup olmadığını kontrol ederek iktisap ettiğini,
müvekkilinin iyi niyetli haklı hamil olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, yanlar arasında çekin ilk keşide edildiği tarih hususunda çekişme bulunmadığı, davacı yanın çekteki tahrifatın kendisinin bilgisi ve izni dahilinde yapılmadığını ileri sürdüğü, yapılan değişiklikler ve bilirkişi raporu incelendiğinde, çekin zorunlu unsuru olan keşide tarihinin değiştirildiği ve ödemeden sonra tahrifat yapıldığı, dava konusu edilen çekin tahrifattan önceki keşide tarihine göre ibraz süresi içerisinde çekin ibraz edilmediği, elden ödeme yapıldığı, süresinde ibraz edilmemiş çekin kambiyo vasfını yitirmiş olduğu belirtilerek davanın kabulüne, koşulları oluşmadığından kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davalı vekili tarafından; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli araştırma ve incelemeyi içermediği, rapora yönelik itirazların karşılanmadığı, davacı yanca imza itirazı ile birlikte bedelsizlik itirazının birlikte ileri sürüldüğü, müvekkiline karşı bedelsizlik iddiasının ileri sürülemeyeceği, müvekkilinin çekin yetkili hamili olduğu bildirilerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık takibe dayanak çekin keşide tarihinde tahrifat olup olmadığı ve davacının çek nedeniyle davalıya karşı sorumluluğu noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, çekin keşide tarihinde tahrifat ve ödeme iddiasına dayalı menfi tespit davasıdır. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle taraflar arasında ilk keşide tarihi hususunda ihtilaf bulunmamasına, keşideci tarafından keşide tarihinin yanında yer alan parafın atılmadığının tespit edilmiş olmasına,
çekin süresi içerisinde bankaya ibraz edilmediği ve kambiyo vasfını yitirdiği, davacı keşideci tarafından 19/12/2017 tarihinde lehdara ödeme yapıldığı hususlarının dosya kapsamı ile anlaşılmış olmasına göre davalı vekillinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/1861, K. 2024/1359, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama