KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Davacı Davalı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
- Esas no
- 2022/1958 ( KABUL KALDIRMA
- Karar no
- 2024/1366
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- DR. ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/10/2022
- Esas-karar no
- 2021/155 E 2022/769 K
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- Alacak
- Yazıldığı tarih
- 06/11/2024
Karar Metni
1.158 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; "... davalının davacıya ciro yoluyla devretmiş olduğu çekin karşılıksız çıkması üzerine müvekkili şirket ve diğer borçlular aleyhine icra takibi yapıldığını, ilgili icra dosyasına konu çekteki ciro silsilesine bakıldığında davalının mezkur çeki davacıya ciro yoluyla devrettiğinin açık olduğunu, işbu ciro nedeniyle davalının müvekkili şirketin icra dosyasına ödemiş olduğu masraflardan sorumlu olduğunu, Ankara 17.İcra Müdürlüğü 2016/19463E. sayılı dosyasından icra dosya borcunun çek tazminatı, faiz, tahsil harcı, icra vekalet ücreti ve masrafları olmak üzere tamamının davacı tarafça ödendiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL ‘nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili; 18/10/2022 tarihli dilekçesi ile dava değerini 133.698,50 TL’ ye yükseltmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili; tüm alacak kalemleri zamanaşımına uğradığını, bu nedenle, davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davaya konu çekin karşılıksız kalmasından ötürü müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, icra dosyasında borçlu olarak gösterilmeyen müvekkili şirkete davanın yöneltilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; davacı tarafça temel borç ilişkisine dayanılmadan davacıdan ciro yolu ile devir alınan çek bedelinin icra takibi neticesi alacaklıya ödendiği belirtilerek ödenmek zorunda kalınan tutarın davalıdan tahsili, davalı tarafça çekin zaman aşımına uğradığı bildirerek davanın reddine karar verilmesini istediği, Keşideçisi ... Müteahhitlik Planlama İnş. Müh. Enerji Mad. ve Taş. A.Ş., lehtarı ... Madencilik İnşaat Taah. San. Tic. A.Ş. Olan ...
Bankası na ait 6223925 seri numaralı 28/09/2016 tarihli 100.000,00 TL tutarlı çekin davalı tarafça davacıya ciro edilerek devredildiği ,davacı tarafçada ... san.ve Tic Ltd Şti.e ciro edildiği, bankaya çekin 28/09/2016 tarihinde takip alacaklısı ... Tic. Ltd. Şti. tarafından ibraz edildiği, bankaca çekin 98.710,00 TL kısmının karşılıksız olduğunun şerh edildiği, takiben çek Hamili ... Tic. Ltd. Şti. tarafından karşılıksız kalan tutar üzerinden ... San.ve Tic Ltd Şti, ...
Makine Otomasyon San. ve Tic. Ltd. Şti. ... Müteahhitlik Planlama İnş. Müh. Enerji Mad. ve Taş. A.Ş., ve ... Madencilik İnşaat Taah. San. Tic.
A.Ş., aleyhine icra takibi başlatıldığı, davacı tarafça çek bedeli ve takip tutarının haricen takip alacaklısına 11.10.2016 tarihinde ödediği, ödeme tarihi olan 11.10.2016 den dava tarihi olan 11.03.2021 tarihine kadar TTK 814/2 maddesinde ön görülen 3 yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu, icra dosyası, davaya konu çek bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile anlaşıldığı, asıl alacağın ferisi durumunda olan icra dosyasına 11.01.2021 tarihinde ödenen tahsil harcının da talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; davaya konu çek, kambiyo senedi olarak değil, yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilmeli ve genel zamanaşımı olan 10 yıllık zamanaşımı süresi göz önüne alınması gerektiği, Çek niteliğinden (kambiyo senedi vasfından) yoksun bir evrak/senet (yazılı delil başlandıgıcı) için zamanaşımı süresi, TTK 814 maddesine göre değil, TBK'nun 146.maddesine göre uygulanması gerektiğini, mahkemenin TTK 814. maddesindeki 3 yıllık zamanaşımına göre davanın reddine karar vermesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; çek bedelini ödeyen hamilin kendisinden önceki ara cirantaya rücu talebi yönünden temel ilişki kapsamında mı yoksa TTK 814 maddesi kapsamında mı zamanaşımı süresinin belirleneceği hususuna ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava çek bedelini ödeyen hamilin kendisinden önceki ara cirantaya ödediği bedelin rücu istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Davaya konu çekin yapılan incelemesine göre, ... Bankası A.Ş. ... Şubesine ait 28/09/2016 keşide tarihli, 100.000,00 TL bedelli olduğu keşidecisinin dava dışı ... Müteahhitlik Planlama İnş. Müh. Enerji Mad. Ve Taş. A.Ş. olduğu, lehtarın ... Madencilik İnş.Taah. San. Tic.A.Ş., lehtarın cirosuyla davalı şirkete davalının cirosuyla davacıya geçtiği, çeklerin bankaya ibraz ibrazıyla, icra takibine konu edildiği davacı tarafından takibe konu bedelin 11/10/2016 tarihinde ödendiği dava tarihi olan 11/03/2021 tarihi itibariyle TTK 814 maddesi uyarınca 3 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmıştır.
Somut olayda, dava konusu çek süresinde bankaya ibraz edilmiş ve alacağın tahsili için kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe konu edilmiş, takip üzerine ara ciranta olan davacı tarafından ödenerek ödeme belgesi alınmıştır. Çekin zamanaşımına uğraması halinde hamil, ciranta ve keşideciye karşı kambiyo hukukuna dayalı müracaat hakkını kaybeder. Yani süresinde ibraz edilmeyen veya zamanaşımına uğrayan çek nedeniyle kambiyo hukukundan kaynaklı haklar yitirilmiş olur.
Bu durumda çeke dayalı müracaat hakkını kaybeden hamil alacağına kavuşabilmesi için iki yola başvurabilir.
Hamil; ya aralarındaki temel ilişki varsa temel ilişkiye dayanarak çeki devraldığı ciranta veya lehtara başvurarak ve süresinde ibraz edilmeyen zamanaşımına uğrayan çekleri yazılı delil başlangıcı olarak göstermek suretiyle alacağını diğer her türlü delille ispat edebilir ya da arada temel ilişki yoksa TTK'nın 732. maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayanarak ve sadece keşideciden alacağını talep edebilir.
HMK.nun 33.maddesinde “Hakim Türk Hukukunu re’sen uygular” hükmüne yer verilmiştir. Bu madde uyarınca olayları açıklamak taraflara hukuki niteleme ise hakime aittir. Hakim davacının dava dilekçesinde bildirdiği hukuki sebeple bağlı olmayıp hukuki sebebi kendiliğinden araştırıp bulmakla yükümlüdür.
Dava dilekçesinde davacı hamil ödeme nedeniyle kendisinden önceki ara cirantaya müracaat etmiştir. Davacı ile davalı arasında temel ilişki bulunmaktadır. Davacı, davalı ile aralarında temel ilişki bulunduğunu, ticari ilişki nedeniyle alacaklı olduğunu iddia etmiştir. Taraflar arasında akdi ilişki bulunduğundan davacı ancak temel ilişkiye dayalı olarak alacak talebinde bulunabilir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 30/05/2016 Tarih, 2016/2429 Esas, 2016/9707 Karar sayılı ilamı).
Süresinde ibraz edilmeyen ve zamanaşımına uğrayan çekler yazılı delil başlangıcı olduğundan temel ilişkiye dayalı alacağını davacı her türlü delille ispatlayabilir. O halde davacıya iddiasını ispatlama olanağı tanınıp, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı tarafın istinaf itirazlarının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/1958, K. 2024/1366, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama