KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Davalı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2024
- Esas no
- 2022/2010 ( KABUL KALDIRMA
- Karar no
- 2024/1151
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/11/2022
- Esas-karar no
- 2021/449 E 2022/695 K
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 05/11/2024
Karar Metni
783 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili aleyhine çeke dayalı icra takibi başlattığını, çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek müvekkilinin çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ticari ilişki nedeniyle çeki verdiğini, çek bedelinin ödenmemesi nedeniyle icra takibi başlatıldığını, davacının çeki ciro ederken imzayı müvekkilinin yanında atmadığını, dolandırıcılık ve sahtecilik suçundan suç duyurusunda bulunulacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu çekte davacının lehtar ciranta, davalının lehtar cirantadan sonraki hamil olduğu, imza incelemesine yönelik alınan bilirkişi raporunda çekin arkasında bulunan davacıya atfen atılan cirodaki imzanın davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği, keşideci ve davacı lehtar hakkındaki ceza davasında sanıkların ceza alması halinde dahi çekteki imzanın davacıya ait olmadığı hususunun değişmeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının imzanın huzurunda atılması gerektiğini bilebilecek durumda olması nedeniyle aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; takipten yaklaşık 2 yıl sonra davanın açıldığını, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, davacının imzayı müvekkilinin huzurunda atmadığını, çek bedelinin ödenmemesi üzerine müvekkilinin alacağını tahsil etmek amacıyla takip başlattığını, kötüniyetli kabul edilemeyeceğini, davacı ve keşideci hakkında dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçundan ceza yargılamasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, kötüniyet tazminatı yönünden müvekkilinin kötüniyetli olduğunun ispat edilemediğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davacının takibe konu çek nedeniyle borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Davaya konu çekin 30/08/20017 keşide tarihli, 150.000,00 TL bedelli olduğu, dava dışı ...'nin keşideci, davacının lehtar ciranta, davalının lehtar cirantadan sonraki ciranta olduğu, çekin süresinde bankaya ibraz edildiği, karşılıksız işleminin yapıldığı görülmüştür.
Davalının 02/10/2019 tarihinde dava konusu çeke davalı olarak davacı lehtar ve dava dışı keşideci aleyhine Ankara 17.İcra Müdürlüğünün 2019/13024 Esas sayılı takip dosyası üzerinden 147.970,00 TL asıl alacak olmak üzere ferileri ile birlikte toplam 211.511,96 TL alacağın tahsili için kambiyo takibi başlattığı görülmüştür.
Dosya incelendiğinde; dava konusu çekle ilgili olarak Ankara 35.Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/249 Esas sayılı dosyasında, davalının şikayeti üzerine davacının resmi senette sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından cezalandırılması için dava açıldığı, 01/02/2024 tarihinde davacı hakkında beraat kararı verildiği, kararın istinaf aşamasında olduğu, henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.
Ceza mahkemesi kararlarının hukuk mahkemesine (davasına) etkisi, hukukumuzda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 74. Maddesinde düzenlenmiş olup hukuk hakimi, ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında ilke olarak bağımsız kılınmıştır.
Bu ilke ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir yasağın yaptırımını; aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının ise kişi ilişkilerinin medeni hukuk alanında düzenlenmesi ve özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır. Ancak Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlayacaktır.
Dolayısıyla ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir.
Açıklanan bu nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-a-6. maddesi uyarınca kabulü ile davacı aleyhinde görülen ceza davasının sonucu bekletici mesele yapılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden, ilk derece mahkemesinin kararının anılan gerekçelerle kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/2010, K. 2024/1151, 9 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama