KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2024
- Esas no
- 2022/246 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2024/548
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/05/2019
- Esas-karar no
- 2016/222 E - 2019/472 K
- Davacı
- —
- Vekilleri
- —
- Davalı
- ...
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 23/05/2024
Karar Metni
959 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; davalı tarafından takibe konu edilen çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin imzaya ve borca itiraz ettiğini ve Kayseri 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/770 Esas sayılı dava dosyasında yargılamasının devam ettiğini, takibe konu edilen dava konusu senetteki imzanın müvekkili şirket temsilcisinin eli ürünü olmadığını, konu ile ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı'na da şikayette bulunulduğunu, müvekkilinin ciro silsilesinde kendisinden sonra gelen ciranta ile ticari ilişkisi bulunmadığını, ciro silsilesinin çalıntı çek ile kurulduğunu, belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, davaya konu çekin ve takibin iptaline, kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili; dava konusu edilen çekİn kambiyo senedi niteliğinde olduğunu, davacının müvekkili bankanın kredi müşterisi ... Ltd. Şti. İle davacı arasındaki ticari ilişkinin tarafı olmayıp ciro yolu ile çekin hamili olan üçüncü kişi konumunda olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece benimsenen bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda; dava ve takibe konu edilen ...
Şubesi'nden verilme, 4026702 seri nolu, 10/04/2015 keşide tarihli, 37.250,00-TL bedelli çek üzerinde davacıya atfen atılı imzanın, davacı şirket yetkilisinin el ürünü olmadığı anlaşılmakla, çekteki keşideci imzasının davacı şirket temsilcine ait olmaması nedeni ile davacı şirketin bu çekten dolayı sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, Kayseri 3. İcra Müdürlüğü'nün 2015/18000 esas sayılı takip dosyasına dayanak yapılan ...
Şubesi'nden verilen, 10/04/2015 keşide tarihli, 37.250,00-TL bedelli çek üzerinde davacıya atfen atılı imzanın, davacı şirket yetkilisinin el ürünü olmaması nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, dava ve takip konusu çekin, dava dışı 3. kişilerce ( ... Ltd.
Şti. tarafından) ciro edilmiş olması nedeniyle çek iptaline ilişkin davacı isteminin reddine, İ.İ.K.'nun 72/5. maddesi gereğince iş bu hüküm kesinleştiğinde Kayseri 3. İcra Müdürlüğü'nün 2015/18000 Esas sayılı icra takibinin davacı yönünden iptaline, dava ve takibe konu çekin davacı bankaya kredi müşterisi ... Ltd.
Şti. tarafından ciro edildiği, davalının takipte kötü niyetli olduğunu ispata yarar delil bulunmadığı, bu nedenle koşulları bulunmadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı banka vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı banka vekili; davacı tarafından İcra Hukuk Mahkemesinde açılan imzaya itiraz davasında, dava konusu çekteki imzanın şirket yetkilisi ...’e ait olmadığı tespit edilmiş olmakla, borçlu tarafından iş bu davanın açılmasında zaten bir hukuki yarar olmayıp, dava konusuz kaldığından; yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılması gerekirken müvekkil banka aleyhine hükmedilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu bildirerek bu yön bakımından da kararın kaldırılarak hükmün düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; icra hukuk mahkemesinde açılan imza inkarına dayalı dava nedeniyle genel mahkemelerde dava açmakta hukuki yarar bulunup bulunmadığı ve vekalet ücreti ile yargılama giderinden sorumluluk hususuna ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, dava ve takibe konu edilen çekteki keşideci imzasının davacı şirket temsilcisine ait olmadığı iddiasıyla içekten dolayı borçlu olmadığının tespiti ve çekin iptali istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık konusu çekte davacıya atfen atılı imzanın davacı şirket yetkilisinin el ürünü olup olmadığı, bu çek nedeniyle davacının davalıya borçlu olup olmadığı, davalının takip yapmakta haksız ve kötü niyetli olup olmadığı, davacının dava ve taleplerinde haklı olup olmadığı hususlarının olduğu tespit edilmiştir.
Kayseri 3. İcra Müdürlüğü'nün 2015/18000 Esas sayılı takip dosyasında, ... Bankası A.Ş tarafından ... Nak. Oto Petrol Ür. San Tic. Ltd Şti ve ... San Tic. Ltd Şti aleyhine ... Şubesi'ne ait 10/04/2015 keşide tarihli 4026702 seri numaralı 37.250,00 TL bedelli çek dayanak yapılarak ferileri ile birlikte toplam 43.069,16 TL alacağın tahsili istemi ile kambiyo senetlerine mahsus yolla takip yapıldığı anlaşılmıştır.
Kayseri 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/770 Esas 2016/577 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde, davacının ... San. Tic. Ltd. Şti. yetkilisi ... tarafından davalı ...Ş. aleyhine Kayseri 3. İcra Müdürlüğü'nün 2015/18000 Esas sayılı dosyasında takibe konu edilen çekteki imzaya itiraz nedeni ile dava açıldığı 08/11/2016 tarihli karar ile itirazın kabulüne, takibin iptaline karar verildiği, kararın istinaf incelemesi sırasında kaldırılarak İİK.nun 170/3. maddesi gereğince borçlu şirkete karşı başlatılan takibin durdurulmasına karar verildiği, bölge adliye mahkemesinin kararının Yargıtay tarafından onandığı anlaşılmıştır.
İcra Hukuk Mahkemeleri dar yetkili olup, takip hukukundan kaynaklanan davalara bakan mahkemelerdir. İcra Hukuk Mahkemelerinde yapılan bilirkişi incelemesi genel yetkili mahkemelerde kesin delil olarak kabul edilemez. Mahkemece tarafların delilleri toplanarak imza incelemesi yaptırılarak oluşan sonuca göre davalının yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile sorumlu tutularak karar vermesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/246, K. 2024/548, 3 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama