KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Davacı Vekili
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/338
- Karar No
- 2024/476
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2024
- Esas no
- 2022/127 ( ESASTAN RET
- Karar no
- 2024/473
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- DR.... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/02/2021
- Esas-karar no
- 2017/392 E - 2021/45 K
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 17/05/2024
Karar Metni
720 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin oğlu ve yeğeninin davalı şirkette işçi olarak çalıştıklarını, işe giriş sırasında bu kişilerin şirkete verebileceği zararlar için memur olan davacıdan bono istenildiğini, bu bononun bu kapsamda davalıya boş ve imzalı olarak teslim edildiğini, daha sonra davalı şirketin oluşan zararı nedeni ile bonoya dayanarak kendisinin belirlediği miktarı zarar olarak gösterip Ankara 4. İcra Müdürlüğü'nün 2017/10294 Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi başlattığını, davalının davacının oğlundan kaynaklanan zararının bono ile talep edilen kadar olduğunu kanıtlaması gerektiğini,
oğlunun ürün teslim ettiği kişilerden bono alıp davalı şirkete teslim ettiği gibi aynı kişiler tarafından yapılan ödemeler ve kendilerinin davalıdan ürün alanlardan aldıkları ve davalıya borçları olmadığı şeklindeki belgeler dikkate alınarak icra takibi ve takibin dayanağı bono nedeni ile davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, davacı ile davalı arasında hizmet akdine dayanan çalışma olmadığını, davacının oğlu ...'ın iş akdine bağlı olarak kendilerinde çalışması olduğunu, davacının oğlunun şirketten ürün teslim alıp üçüncü kişilere satış yaptığını, yapılan satışların bir kısmının gerçek olmadığını, bir kısım satışlar ile ilgili tahsilat yapılmadığı için davacının oğlunun eylemleri nedeni ile davalının zararı oluştuğunu, davacının bu zarara karşılık bu bonoyu düzenleyip kendilerine verdiğini, halen davacının oğlunun eylemleri nedeni ile zararlarının devam ettiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu bononun davacının oğlunun çalıştığı davalı şirkete vermesi olası zararlar için alındığı, davacının oğlunun satışları nedeni ile davalı zararının 27.610,45 TL olduğu, icra takibi ile talep edilen davalı alacağının 5.231,74 TL asıl alacak, 708,43 TL işlemiş faiz ve 15,70 TL komisyon alacağı nedeni ile davacının davalıya toplam 5.955,87 TL borçlu olmadığı, alacağın tamamı icra takibi ile tahsil edildiği için fazladan alınan 5.955,87 TL' nin son tahsilatın yapıldığı 30/09/2020 tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davalı vekili tarafından; Mahkemece takip tarihi itibariyle borcun bulunup bulunmadığının tespit edilmediği takip ve dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin takip tarihindeki borçluluk durumunu etkilemeyeceği, dava sırasında ödeme yapılmasının menfi tespit durumunu etkilemeyeceği, davacı yanın bedelsizlik ve teminat senedi iddialarını yazılı delil ile ispat edemediği bildirilerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık takibe dayanak bononun teminat senedi olup olmadığı ve beddelsiz kalıp kalmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, teminat ve bedelsizlik iddiasına dayalı olarak açılan menfi tespit davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davalı vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/338, K. 2024/476, 26 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama