KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Davalı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2024
- Esas no
- 2022/599 ( KABUL KALDIRMA
- Karar no
- 2024/930
- Başkan
- ... (...
- Üye
- DR. ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/09/2020
- Esas-karar no
- 2018/89 E 2020/410 K
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 26/07/2024
Karar Metni
1.555 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili aleyhine Ankara 1. İcra Müdürlüğü'nün 2016/23848 Esas sayılı icra dosyasında tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla kambiyo takibi başlattığını, takibe konu 5 adet senedin 10/07/2012 keşide tarihli, 31/10/2016 vade tarihli, 60.000,00 TL ve 67.000,00 TL bedelli, 09/09/2011 keşide tarihli, 31/10/2016 vade tarihli, 60.000,000-23.000,00-40.000,00 TL bedelli olduğunu, müvekkilinin dava dışı ... şirketinin yetkilisi ve ortağı olan ...’ın eşi olduğunu ve eşiyle boşanma aşamasında bulunduklarını, senetteki imza ve yazıların müvekkiline ait olmadığını,
imzaların müvekkiline ait olduğunun kabul edilmesi halinde müvekkili ile davalı banka arasındaki temel borç ilişkisinin araştırılması gerektiğini, senetlerin tanzim ve vade tarihlerinin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu, 23.000,00 TL bedelli senette müvekkilinin babası ...'ın adı ve imzasının bulunduğunu, bu kişiye karşı takip yapılmadığını, işbu senedin 2008 yılında dava dışı şirketin davalı bankadan kullandığı taşıt kredisi nedeniyle düzenlendiğini ve kredinin ödendiğini, senede sonradan tanzim tarihi olarak 09/09/2011 tarihinin yazıldığını, bu kişinin tanık olarak dinlenmesin talep ettiklerini,
davalı bankanın keşide tarihleri itibariyle alacaklı olduğunu ve ödeme yapılmadığını ispat etmesi gerektiğini, bonoların vade tarihinin 31/10/2016 tarihi olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, senetlerin kredi sözleşmesinin teminatı olarak alındığını, senede bağlanan kredilerin ödendiği halde imha edilmeyerek takibe konu edildiğini, dava dışı şirketin davalı banka ile imzaladığı tüm kredi sözleşmelerinin celbi ile yapılan ödemelerin tespiti sonucunda takip tarihi itibariyle borç miktarının belirlenmesi gerektiğini, dava dışı şirketin asıl borçlu olduğu bir kısım kredi sözleşmelerine müvekkilinin kefaletinin bulunduğunu,
banka tarafından düzenlenen kat ihtarında müvekkilinin isminin bulunmadığını ve müvekkiline kat ihtarının gönderilmediğini, senetlerin bedelsiz olduğunu, protesto çekilmediğini belirterek müvekkilinin takibe konu senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı, hak düşürücü süre ve görev itirazında bulunduklarını, müvekkili banka ile asıl borçlu dava dışı ... İnşaat Ltd. Şti., kefiller davacı, ..., ..., ... arasında imzalanan kredi sözleşmesine dayalı borcun ödenmemesi üzerine ihtarname keşide edilerek borçlu ve kefiller aleyhine tahsilde tekerrür olmamak üzere asıl borçlu ve ipotek veren aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip, diğer kefiller aleyhine ilamsız icra takibi ve kambiyo senedi borçluları aleyhine de kambiyo takiplerinin yapıldığını, davacının kredi sözleşmelerine kefil olduğunu, senedin sebepten mücerret olup teminat olduğuna dair senette bir kayıt bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, 67.000,00 TL miktarlı 10/07/2012 tanzim tarihli, 31/10/2016 vade tarihli senet ve 40.000,00 TL miktarlı 09/09/2011 tanzim tarihli, 31/10/2016 vade tarihli senetteki imzanın tüm raporlara göre davacıya aidiyeti hususunda çelişki bulunmadığı, raporların usul ve yasaya uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülmesi nedeniyle bu senetlerdeki imzaların davacı eli ürünü olduğunun kabul edildiği,
60.000,00 TL miktarlı 10/07/2012 tanzim tarihli, 31/10/2016 vade tarihli senet, 60.000,00 TL miktarlı 09/09/2011 tanzim tarihli, 31/10/2016 vade tarihli senetteki imzaların aidiyeti husunda iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için alınan 13/11/2019 tarihli raporda senetteki imzaların davacının eli ürünü olduğunun belirtilmesi ve bu hususun 06/05/2019 tarihli raporu da desteklemesi nedeniyle bu senetlerdeki imzaların da davacının eli ürünü olarak kabul edildiği, kambiyo senetlerinin sebepten mücerret olduğu,
davacının ödemeyi, senetlerin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu ve senetlerin teminat senedi olduğu iddialarını yazılı delillerle ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, dava dilekçesinde imza inkarı dışında senetlerin anlaşmaya aykırı doldurulduğu, bedelsiz olduğu ve teminat senedi olduğu iddialarının ileri sürüldüğünü, imza incelemesine ilişkin son alınan raporun hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığını, raporda çelişki ve belirsizlikler bulunduğunu, imzaların müvekkiline ait olduğunun kabulü halinde bu defa temel alacak ilişkisi konusunda araştırma ve inceleme yapılması gerekirken bu konuda inceleme ve araştırma yapılmadığını,
tüm kredi sözleşmeleri ve ödemelerin celp edilerek takip tarihi itibariyle borç miktarının tespiti gerektiğini, müvekkiline hesap kat ihtarının çekilmediğini, senetlerin protesto işlemi yapılmadan takibe konulduğunu, bedelsizlik ve anlaşmaya aykırı doldurulma iddiasının araştırılmadığını, senetlerin asıl borçlu şirkete kullandırılan 2011 ve 2012 yıllarındaki kredi sözleşmelerinin teminatı olduklarının açık olduğunu, kredilerin ödendiğini, borcun kalmadığını, davalı bankanın alacaklı olduğunu ispat etmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davacının takibe konu bonolar nedeniyle borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Ankara 1.İcra Müdürlüğü'nün 2016/23847 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 12/12/2016 tarihinde alacaklı davalı banka tarafından borçlular ... İnşaat Ltd. Şti. ve ... aleyhine asıl ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 235.059,15 TL alacağın tahsili için ipotekli takip başlatıldığı, taşınmaz satışının yapıldığı görülmüştür.
Dayanak Ankara 1.İcra Müdürlüğünün 2016/23848 Esas sayılı dosyasının yapılan incelemesine göre, 12/12/2016 tarihinde davalı alacaklı banka tarafından davacı ve diğer borçlular ... İnşaat Ltd.
Şti. ve ... aleyhine 5 adet senede dayalı 235.059,15 TL alacağın tahsili için tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla kambiyo takibi başlatıldığı, takibe dayanak senetlerde davacının kefil olarak yer aldığı, senetlerin 10/07/2012 keşide tarihli, 31/10/2016 vade tarihli, 60.000,00 TL ve 67.000,00 TL bedelli, 09/09/2011 keşide tarihli, 31/10/2016 vade tarihli, 60.000,000-23.000,00-40.000,00 TL bedelli olduğu, ihdas nedeninin boş olduğu ve kambiyo vasfını taşıdığı,
takibin devamı sırasında alacaklı davalı banka vekili tarafından 15/09/2022 tarihli beyan dilekçesi ile 2016/23847 Esas sayılı ipotekli takip dosyasında yapılan taşınmaz satımı sonucunda kalan borcun borçlu tarafından ödenmek suretiyle kapatıldığı belirtilerek dosyanın kapatılması yönünde talepte bulunulduğu, icra müdürlüğü tarafından 19/09/2022 tarihinde dosyanın kapatıldığı görülmüştür.
Yargılama sırasında davacı asil 26/10/2018 tarihli duruşmada davaya konu 09/09/2011 keşide tarihli, 31/10/2016 vade tarihli, 23.000,00 TL bedelli senetteki imzayı kabul etmiş, diğer senetlerdeki imzayı inkar etmiştir.
Mahkemece grafoloji uzmanından alınan 02/01/2019 tarihli raporda özetle; 40.000,00 TL miktarlı 09/09/2011 tanzim tarihli, 31/10/2016 vade tarihli senet ve 67.000,00 TL miktarlı 10/07/2012 tanzim tarihli, 31/10/2016 vade tarihli senetteki davacı ... ... adına atılı bulunan imzaların davacı ... ...'ın eli ürünü olduğu, 60.000,00 TL miktarlı 09/09/2011 tanzim tarihli, 31/10/2016 vade tarihli senet ve 60.000,00 TL miktarlı 10/07/2012 tanzim tarihli, 31/10/2016 vade tarihli senetteki imzaların davacının eli ürünü olmadığı belirtilmiştir.
İtiraz üzerine alınan Jandarma Kriminal Labaratuvarından alınan 03/05/2019 tarihli raporda özetle; inceleme konusu senetler üzerindeki ... ... adına atfen atılı bulunan imzalar ile ... ...'ın mevcut mukayese imzaları arasında yapılan inceleme ve karşılaştırmada, imzaların işleklik derecesi, imzaların başlangıç hareketinin yapılışı, imzalardaki buklesel hareketlerin yapılışı, imzalardaki dönüş hareketlerinin yapılışı, imzalardaki noktalama işaretinin konumu yönünden benzerlikler görüldüğünü, inceleme konusu senetler üzerinde ... ... adına atfen atılı bulunan söz konusu imzalardan 40.000,00 TL miktarlı 09/09/2011 tanzim tarihli,
31/10/2016 vade tarihli senedin ve 67.000,00 TL miktarlı 10/07/2012 tanzim tarihli, 31/10/2016 vade tarihli senetteki imzaların ... ... eli ürünü olduğu, 60.000,00 TL miktarlı 10/07/2012 tanzim tarihli, 31/10/2016 vade tarihli senet ve 60.000,00 TL miktarlı 09/09/2011 tanzim tarihli, 31/10/2016 vade tarihli senetteki imzaların ... ... eli ürünü olabileceği kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
İtiraz üzerine Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü Öğretim elemanlarından alınanan 13/11/2019 tarihli raporda özetle; 40.000,00 TL miktarlı 09/09/2011 tanzim tarihli, 31/10/2016 vade tarihli senetteki imzanın ... ... eli ürünü olabileceği, diğer senetlerdeki imzaların ... ... eli ürünü olarak kabul edilmesi gerektiği kanaatine varıldığı belirtilmiştir.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle davaya konu 5 senetten 4 tanesindeki imzanın inkar edilmesine, inkar edilen senetlere ilişkin alınan ve hüküm kurmaya elverişli bulunan raporlarla imzaların davacıya ait olduğunun tespit edilmesine,
davacının senetlerde keşideci lehine aval vermesine, keşideci ve keşideci lehine aval verenlere karşı talepte bulunmak için protesto çekilmesine gerek olmamasına, 6102 sayılı Kanun’un 702. maddesine göre aval veren kişinin şekle aykırılık dışındaki sebeplerle borcu ödemekten kaçınamayacak olmasına, senedin avalisti olan davacının imza inkarının alınan raporlar gereğince yerinde bulunmamasına ve davacı avalistin şekle aykırılık savunmasında da bulunmamış olmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Davacı taraf senet bedellerinin ödendiğini ileri sürmüştür. Bu durumda davalı banka kayıtları incelenmek suretiyle senet bedellerinin ödenip ödenmediğinin tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiş, davacı tarafın istinaf bu yöne değinen istinaf itirazlarının kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/599, K. 2024/930, 8 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama