KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2024
- Esas no
- 2022/723 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2024/1057
- Başkan
- ... (...
- Üye
- DR. ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/12/2021
- Esas-karar no
- 2021/244 E - 2021/1131 K
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- İstirdat
- Yazıldığı tarih
- 07/10/2024
Karar Metni
847 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili aleyhine faturaya dayalı icra takibi başlattığını, faturaya konu alışverişin olmadığını, faturada plakası yazılı aracın müvekkili tarafından fatura tarihinden önce 3.kişiye satıldığını, takibe süresinde itiraz edilemediğinden borcun ödendiğini belirterek ödenen 6.910,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takibinden sonra davacının menfi tespit talebi yönünden arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını, daha sonra borcun ödendiğini, istirdat talepli olarak arabuluculuk yoluna başvurmadan davanın açıldığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, ödemenin davacı tarafından şahsen değil 3.kişi tarafından yapılması nedeniyle aktif husumetin bulunmadığını, davacının faturaya konu limon alışverişinin olmadığını iddia etmesi nedeniyle görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu, ödemenin ihtirazi kayıtsız yapıldığını, istirdat talep edilemeyeceğini, davacının faturaya süresinde itiraz etmediğini ileri sürerek davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, menfi tespit talebi ile arabuluculuğa başvuru yapıldığı, daha sonra borcun ödendiği, istirdat davasının amacına yönelik olarak arabuluculuğa başvuru yapılmış olması nedeniyle tekrar başvuru yapılmasınnı usul ekonomisi ve hak arama özgürlüğüne engel olacağı, davacı aleyhine icra takibi başlatıldığı, ödemenin 3.kişi tarafında da yapılabileceği, faturanın tarafların ticari deftelerinde kayıtlı olmadığı, büyükşehir belediyesi tarafından gönderilen çizelgede takibe konu faturada yazılı araç plakasının fatura tarihinde giriş-çıkış ve tartım işleminin bulunmadığı,
davacının icra takibi kesinleştikten sonra icra tehditi altında yaptığı ödeme için istirdat davası açmakta hukuki yararının bulunduğu, davacının talebinde haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ödenen miktarın faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; menfi tespit talebi yönünden arabuluculuk anlaşamama tutanağı düzenlendikten sonra borcun ödendiğini, bu durumda istirdat talebi yönünden tekrar arabuluculuk yoluna başvuru yapılması gerektiğini, ödemenin 3.kişi tarafından yapılması nedeniyle davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, mahkemenin kabulüne göre taraflar arasında alım satım ilişkisi bulunmadığından davanın görev yönünden reddi gerektiğini, ödemenin ihtirazi kayıt ileri sürmeden yapılması nedeniyle istirdatının talep edilemeyeceğini, bilirkişi raporuna yönelik itirazların dikkate alınmadığını,
davacının siparişi üzerine satış yapıldığını, faturaya süresinde itiraz edilmediğini, yargılama giderlerinin usule ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, istirdat davası yönünden arabuluculuk dava şartının yerine getirilip getirilmediği, davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı, istirdata konu alacağın bulunup bulunmadığı, yargılama giderlerinin doğru olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, istirdat istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Dayanak Eskişehir 8.İcra Müdürlüğünün 2020/2448 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 17/06/2020 tarihinde davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine 3.995,46 TL bedelli 06/09/2018 tarihli faturaya dayalı olarak asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.218,73 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibin kesinleşmesi üzerine 12/10/2020 tarihinde icra veznesine davalı borçlu adına 3.kişi İlker Tahtacı tarafından banka yoluyla 6.910,00 TL ödeme yapıldığı görülmüştür.
Takibe konu faturanın limon satışına ilişkin irsaliyeli fatura olduğu, teslim alan kısmında isim ve imzanın bulunmadığı görülmüştür.
Tarafların ticari defterlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen kök ve ek raporda, ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, takibe konu faturanın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir.
Davadan önce menfi tespit talebi ile 25/08/2020 tarihinde arabuluculuk yoluna başvuru yapıldığı, anlaşma sağlanamaması nedeniyle 03/09/2020 tarihli anlaşamama tutanağının düzenlendiği görülmüştür.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/723, K. 2024/1057, 30 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama