KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Haziran 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/802 - 2024/842
- Esas no
- 2022/802 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2024/842
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/03/2022
- Esas-karar no
- 2021/195 E - 2022/129 K
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Davanın konusu
- Alacak
- Yazıldığı tarih
- 11/07/2024
Karar Metni
778 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, taraflar arasında ticari ilişki olduğunu, bu ticari ilişkinin 2015 yılında sona erdiğini, davalıdan 390.000,77 TL alacağı kaldığını, Ankara 11. İcra Ceza Mahkemesi’nde açılan davada yaptırılan bilirkişi incelemesi sonunda davalının 20/01/2016 tarihi itibariyle 379.125,40 TL müvekkiline borcu olduğunun tespit edildiğini, davalının iade faturası düzenlediğini, ancak gerçekte iade edilmiş bir mal bulunmadığını belirterek 379,125,40 TL'nin 03/03/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, taraflar arasında konsinye satış anlaşması olduğunu, davalının davacıya hiçbir zaman kıymetli evrak vermediğini, mağazalarında satılan malların bedeli kadar miktarın davacıya ödendiğini, yine aynı şeklide satılmayan malların iade faturaları ile iade edildiğini, davacıya gönderilen iade malların davacının adresten ayrılması sebebiyle teslim edilemediğini, malların halen müvekkilinin deposunda bulunduğunu, davacının kendi kusurundan kaynaklanan ve halen müvekkilinin deposunda bulunan malların bedelini alabilmek için çabaladığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında konsinye satış türünden bir ticari ilişki olduğu, aradaki sözleşme ilişkisi sona erdikten sonra konsinye olarak bırakılan bu ürünlerin davacıya iadesi gerektiği, davacının davalıya teslim ettiği ürünlerin satılanlarının parasının satılmayanların kendilerinin iadesi gerektiği, davacının adresten ayrılması nedeniyle elde kalan ürünlerin davacıya iadesinin sağlanmadığı, tevdi mahalli tayin edilmediği, iade faturasının tebliğinin ve bu faturadaki malların iadesinin de sağlanamadığı,
davalının deposunda olduğu tespit edilen 20.936,23 TL değerindeki ürünlerin davacıya tesliminin yapılmasına, depoda bulunamayan ürünlerin teslimi ya da bedellerinin davacıya ödendiği ispat edilemediğinden bilirkişi tarafından belirlenen bakiye 357.254,27 TL alacağın davacıya ödenmesi gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davalı vekili tarafından; Mahkemece taraflar arasındaki ticari ilişkinin konsinye satış olarak değerlendirilmesinin yerinde olduğu, müvekkili tarafından malın iadesi seçeneğinin tercih edildiği, davacı yanın adresten ayrılması nedeniyle iadenin sağlanamadığı, müvekkilinden bu sebeple zarar talep edilemeyeceği, tarafların ticari defterlerinin karşılıklı incelenmemesi suretiyle eksik inceleme ve araştırma ile hüküm tesis edildiği, davacı tarafça müvekkiline seçim hakkı tanınmadığı gibi uygun bir zaman da verilmediği, sonuç olarak vadesi gelmemiş ve muaccel olmamış borç için davacı yanca haksız bir dava açıldığı bildirilerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu emtiaların teslimi ve bedelinin ödenmesi ile kötüniyet ve icra inkar tazminatı talepleri noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, satım sözleşmesi kapsamında bakiye alacağın tahsili istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle davacı tarafından davalıya teslim edilen malların bir kısmının iade edilmediği gibi bedelinin de ödenmediğinin anlaşılmasına,
Ankara 11. İcra Ceza Mahkemesi'nin 20.01.2016 tarih ve 2016/90 Esas sayılı dosyasında davacı yan ticari kayıtlarının incelenmiş ve davacı lehine 31.12.2015 tarihinde 390.000,77 TL alacak kaydının bulunmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/802, K. 2024/842, 14 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama