KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Vekili
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2022/856 - 2024/725
- Esas no
- 2022/856 ( KABUL KALDIRMA
- Karar no
- 2024/725
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/03/2022
- Esas-karar no
- 2021/242 E - 2022/165 K
- Davacı
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Alacak
- Yazıldığı tarih
- 27/06/2024
Karar Metni
873 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin 29/12/2017 tarihinde davalıdan 122.751,27 TL bedelle ... plakalı ... marka 2017 model aracı satın aldığını, aracın satın alınmasından iki ay sonra araçta bir takın sorunlar yaşamaya başlandığını ve sorunların giderilmesi için davalı şirketle görüşmeler yapıldığını ancak sorunların giderilmediğini bunun üzerine Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/415 D.İş sayılı dosyasında tespit davası açıldığını, araçta fabrikasyon hatası olduğunun ve gizli ayıplı olduğunun tespit edildiğini,
davalı şirket ile yapılan görüşmede aracın değiştirme teklif edildiğini ancak sonuç alınamadığından bahisle dava konusu aracın ayıpsız benzeri ile değiştirilmesine, bu talebin kabul edilmemesi halinde ayıp oranına denk gelen değerin tespitine ve temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte belirsiz alacak niteliğinde olmak üzere şimdilik 100,00TL'nin taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili; öncelikle davanın zamanaşımına uğradığını ve davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, davanın süresi içinde ayıp ihbarında bulunmadığını bu nedenle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini ayrıca davanın üretim hatasına dayalı olarak ayıp nedeni ile misli ile değişim talebi ile açıldığını, aracın satıldığı dönemde müvekkili şirketin " ...
A.Ş " nin bayisi olduğunu ancak bu bayılığın dava açılmadan sona erdiğini, distribütör firmanın onayı almadan müvekkilinin garanti kapsamında araç değişimi de dahil hiç bir işlem yapamayacağını, misli ile değişim talebini karşılayacak firmanın distribütör firma olduğunu bu nedenle davanın husumet nedeni ile reddi gerektiğini,
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/415 D.İş sayılı dosyasının mahkeme ilamı niteliğinde olduğunun ileri sürülemeyeceğini tespitin disbürütör firma gıyabında ve müvekkili şirketin katılımı olmaksızın delil tespiti yapıldığını arcın servis kayıtlarında ve delil tespiti esnasında tespit edilen bir arızası ve sorununun bulunmadığını araçtaki sorunun kullanıcı hatasından kaynaklı olduğunu delil tespitindeki onarımların davacı tarafın talepleri üzerine yapıldığından bahisle, davanın döstrübitör ...
A.Ş'ne ihbar edilmesini müvekkilinin kusur ve ihmali veya eksikliği bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar Olunan ... A.ş vekili, davacının araçta sarsıntılı ve titreşimli bir sesin geldiğinden aracın ayıplı mal niteliğinde olduğunu iddia ettiğini ancak Borçlar Kanunun 219/1. maddesinde bu hususun ayrıntılı olarak açıklandığını davacının aracı sorunsuz olarak kullanmaya devam ettiğini uzman bir ekip tarafından incelenmesi halinde üretim kaynaklı bir ayıbın bulunmadığının anlaşılacağını, aracın titremesinin DPF rejenerasyonundan kaynaklı olarak araçta oluşan hafif bir titreme olduğunu bu durumun diğer tüm dizel araçlarda da oluşun bir durum olduğunu ve kullanımdan kaynaklı olduğundan bahisle davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece, davacının dava konusu araçta var olduğunu iddia ettiği arızaların gerek tespit dosyasında alınan bilirkişi raporunda gerekse mahkememizce alınan bilirkişi raporunda yapılan test sürüşlerinde ve bilgisayar ortamında yapılan incelemelerde tespit edilemediği ayni şekilde servis kayıtlarında da arızanın tespiti edilemediğinin yazılı olduğu sadece davacı tarafça dosyaya ibraz edilen CD kayıtlarında görüldüğü, davacının davasını ispat edemediğinden davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili tarafından; Dava konusu araçta devamlı arızanın bulunduğu, misli ile değişim isteminin kabulü gerektiği bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Öncelikle harç uyuşmazlık konusudur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, satın alınan aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı misli ile değişim olmazsa ayıp oranında indirim,tazminat istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Davacı dava dilekçesinde öncelikle dava konusu aracın misli ile değişimi, olmazsa tazminat talebinde bulunmuş ise de dava değeri olarak araç değeri üzerinden nispi harç tamamlatılmadan hüküm kurulmuştur.
Harç kamu düzenine ilişkin olup mahkemece dikkate alınması gerektiği gibi, istinaf nedeni olarak ileri sürülmese bile Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gözetilmesi gerekir. Bu durumda mahkemece harcın tamamlanması için davacı tarafa süre verilmeli, süresi içinde harç yatırılmaz ise dosya işlemden kaldırılmalı, harç eksikliği tamamlanır ise yargılamaya devam edilerek esastan inceleme yapılmalıdır. Mahkemece bu kurallara aykırı olarak harç alınmaksızın yargılamaya devam edilmesi doğru olmamıştır.
Bu durumda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. ve 353/1-a-4 maddesi uyarınca tarafların istinaf itirazları incelenmeksizin resen gözetilen sebeplerle istinaf başvurularının kabulü ile harç yönünden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2022/856, K. 2024/725, 31 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama