KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
- Esas no
- 2023/1297 (KABUL KALDIRMA
- Karar no
- 2025/501
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/02/2023
- Esas-karar no
- 2023/88 E 2023/118 K
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazıldığı tarih
- 13/05/2025
Karar Metni
945 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; davacı şirket ile davalı şirket arasındaki taşınmaz alım satımı sözleşmesi bulunduğunu, ortak alanlarda ve bağımsız bölümlerde ayıplı hatalı eksik imalatların yapıldığını, davalının eksik ve ayıplı imalatları tamamlaması veya güncel bedelin ödenmesi gerektiğini belirterek, eksik ve ayıplı işlerden kaynaklanan güncel bedelin işçilik bedeliyle tespitiyle müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili; davacının tüketici olarak kabul edilemeyeceğini, kat malikleri arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığını bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; dava ilk olarak 23/12/2019 tarihinde Ankara 8.Tüketici Mahkemesinde açıldığı mahkemece 2021/90 Esas, 2021/282 Karar sayılı görevsizlik kararının kesinleştiği, taşınmaz satışı sözleşmesinden kaynaklanan ayıplı ve eksik işlerden kaynaklanan alacağının tahsiline yönelik davanın açıldığı, davanın ticari dava niteliğinde olup, 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi uyarınca dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu gerekçesiyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-2 maddesi ile HMK'nın 115/2. maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmeden önce görevsizlik kararı verilmesi üzerine 08/04/2022 tarihinde arabuluculuk görüşmelerinin yapıldığını, 18/04/2022 tarihinde son tutanağın düzenlendiğini, görevsizlik kararının 30/12/2022 tarihinde kesinleştiğini, tüm delillerin toplandığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, arabuluculuk dava şartının yerine getirilip getirilmediği noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, satış sözleşmesine eksik ve ayıplı işlerden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Dava şartları, 6100 sayılı HMK.nun 115/1 maddesinde dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiğilinden araştırılması gerektiği belirtilmiş, anılan kanunun 114. maddesinin 1. fıkrasında dava şartları sayılmış, aynı yasa maddesinin 2. fıkrasında ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde, mahkemece davacıya son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunması aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir.
Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi, ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması ise davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır.
Somut olayda davanın23/12/2019 tarihinde Tüketici Mahkemesinde açıldığı, davadan sonra davacının 08/04/2022 tarihinde arabuluculuk yoluna başvurduğu, anlaşamamaya dair son tutanağın 18/04/2022 tarihinde düzenlendiği, Tüketici Mahkemesi tarafından Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle 02/11/2022 tarihinde görevsizlik kararı verildiği, görevsizlik kararının 30/12/2022 tarihinde kesinleşmesi üzerine görevli mahkeme olan Ankara 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/88 Esas sayılı dosyasına 02/02/2023 tarihli tevzi formu ile kaydedildiği anlaşılmıştır.
Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.
Bu durumda, yukarıdaki kanuni düzenlemeler doğrultusunda davacı tarafından, görevsizlik kararı kesinleşmeden arabulucuya başvurulduğu ve son tutanağın bir örneğinin görevli asliye ticaret mahkemesinde davanın açıldığı tarih olan 02/02/2023 tarihinden önce dosyaya sunulduğu anlaşılmakla mahkemece davanın esası hakkında inceleme ve değerlendirme yapılması gerekirken yazılı şekilde davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacının istinaf itirazlarının kabulü ile HMK 353/1-a-4 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur (Aynı yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 27/09/2022 Tarih, 2022/4240 Esas, 2022/6367 Karar, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 04/02/2021 Tarih, 2020/3187 Esas, 2021/762 Karar).
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2023/1297, K. 2025/501, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama