KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/1617 - 2025/1611
- Esas no
- 2023/1617 ( KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS
- Karar no
- 2025/1611 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 12/07/2023
- Esas no
- 2019/531 E 2023/441 K
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 19/01/2026
Karar Metni
1.036 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkilinin satım sözleşmesini konu alan faturalardan kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün 2019/10040 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, taraflar arasındaki anlaşma uyarınca 3000 metre plastik borunun müvekkiline ait santrale teslim edildiğini, teslim ile birlikte borularda kontrol yapıldığını, görünürde bir zarar veya kusur görülmediğini, ancak kullanılmaya başlanan borularda bir süre sonra sürekli olarak patlamalar oluşmaya başladığını, borularda gizli ayıp olduğu hususunun telefonla ve e -posta yoluyla derhal davacıya bildirildiğini, ancak malların ayıplı olduğu gerçeğinin davacı tarafından kabul edilmediğini,
davalı tarafından ... laboratuvarına yaptırılan deneyler sonucunda düzenlenen raporla boruların taşıması gereken TS EN ISO standartlarını taşımadığının ve malların ayıplı olduğunun tespit edildiğini, boruların ayıplı olduğu hususunun resmi bir laboratuvar kaydı ile ortaya konulduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın ayıplı olan emtia nedeniyle süresinde ayıp ihbarını yaptığının kabulü ile basiretli tacir davranışı içinde olması gereken davacının kendi ihmali/kusuruna dayanarak sattığı ayıplı malın bedelini davalıdan tahsil için açtığı icra takibine davalının itirazında haklı olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davalı vekili tarafından; Mahkemece davanın reddine dair verilen karar yerinde olmakla birlikte müvekkili lehine talep edilen kötüniyet tazminatı ile ilgili olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği, müvekkili lehine kötüniyet tazminatına karar verilmesi gerektiği, İstinaf eden- davacı vekili tarafından;
Davaya konu boruların davalı tarafından sahada denenerek satın alındığı, satın alınan boruların fiyatının uygun olması nedeniyle arazi yapısı dikkate alınmaksızın boruların siparişinin verildiği, boruların kullanıldığı alana yönelik herhangi bir inceleme yapılmadığı, bilirkişiler tarafından yapılan incelemenin satım tarihinden yaklaşık 4 yıl sonra yapıldığı, alıcının özensiz saklamasından kaynaklanan borularda hataların meydana gelmiş olabileceği, ayıp ihbarının zamanında yapılmadığı, gizli ayıp ihbarının 01/11/2019 tarihinde ihtarname ile dile getirildiği,
ön inceleme celsesinde verilen kesin süre içerisinde mail çıktısının dosya kapsamına sunulmadığı, sonrasında sunulmasına ise muvafakatlarının olmadığının dile getirilmesine karşın mahkemece, bu mailin ayıp ihbarı olarak kabul edilmesinin doğru olmadığı, müvekkilinin boruları kendisinden istendiği şekilde tam ve eksiksiz olarak teslim ettiği bildirilerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu emtiaların teslimi ve bedelinin ödenmesi ile kötüniyet ve icra inkar tazminatı talepleri noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, satım sözleşmesini konu alan faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davalı yanın istinaf itirazlarının incelenmesine gelince,
Mahkemece itirazın iptali davasının reddine karar verilmiş olup, davalı yanın kötüniyet tazminatı talebi ile ilgili olarak olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir.
Somut olayda davacı yanca faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile icra takibi yapıldığı, davalının itirazı ile iş bu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Takibe dayanak faturalara konu malların teslim edildiği, yapılan yargılama neticesinde teslim edilen malların ayıplı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup, somut olayda davacı yanın haksız olduğu tespit edilmiş ise de kötüniyetli olduğu kabul edilemeyecektir.
O halde, davada davalının tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken davalının talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1.b.2.maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2023/1617, K. 2025/1611, 19 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama