KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/197 - 2025/744
- Esas no
- 2023/197 ( KABUL KALDIRMA
- Karar no
- 2025/744
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/11/2022
- Esas-karar no
- 2022/52 E 2022/882 K
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 04/07/2025
Karar Metni
1.096 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili ile ...şirketlerinden olan dava dışı ...A.Ş. arasında, davalı tarafından düzenlenen ve ... tarafından imzalanarak onaylanan 23.12.2016 tarihli sipariş onay formu ile “...
Projesi” kapsamında 41.890 Euro tutarında ürün için mühendislik, devreye alma ve eğitim dahil anlaşma yapılarak ... tarafından teklif formunda belirtilen şekilde ödemeler yapıldığını, sözleşmenin uygulanması sırasında ... tarafından yürütülen "..." yapım sürecinin diğer bir dava dışı grup şirketi olan ...
A.Ş.'ye devredildiğini ve konu ile ilgili tüm işlem ve yazışmaların ... tarafından yürütüldüğünü, ancak bu ödemelere karşılık sipariş onay formu doğrultusunda ücreti ödenen malzemelerden bir kısmının teslim edilmediğini, fazladan ödenen miktarın tahsili amacıyla Ankara 27. İcra Müdürlüğü'nün 2021/14784 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, davacı ... A.Ş.'nin müvekkillinden bir alacağı bulunmadığını, ... A.Ş. ile yapılan anlaşma konusu malzemelerin proje kapsamında teslim edilmiş ve halen de bu malzemeler ile gerçekleştirilen projede kullanıldığını, ...
A.Ş. ile ...A.Ş. arasında akdedilen 30.11.2018 tarihli sözleşmenin alacağın temliki sözleşmesi olarak nitelendirilemeyeceğini, davacının davada sıfatı bulunmadığından müvekkilli aleyhine açtığı iş bu davada husumet ehliyetinin bulunmadığını, 30.12.2016 tarihli anlaşmaya konu malzemelerin tamamının inşaat ve yapım işlerinin müvekkilinden kaynaklanmayan sebeplerle uzaması ve bu süreçte sözleşme tarafı ...
A.Ş. hakkında iflas kararı verilmiş olması sebeplerine bağlı olarak malzemelerin tamamı teslim edilerek projenin hizmete girdiğini, davacı tarafın icra takibine konu yaptığı malzemelerin ödemesini TL olarak yapmış iken bunlara dair EURO takibi yapmasının da haksız ve kötü niyetli olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davalının 11.841,56 Euro malzeme bedelini teslim etmediği sabit olup taleple bağlı kalınarak 5.688,00 Euro alacağı talep edebileceği, ancak yargılama sırasında bir kısım malzemelerin daha teslim edildiğinin bilirkişinin yerinde incelemesi sonucu tespit edildiğinden davacının alacağının 4.242.97 Euro’ya indiği, taraflar arasında sipariş onay formunda Euro kuru sabitlenerek 3,35 TL olarak belirtilmiş olması nedeniyle 4.242.97 Euro’nun sözleşmede kararlaştırılan 3,35 TL Euro kur üzerinden hesaplanan 14.213,96 TL üzerinden avans faizi ile birlikte istenebileceği belirtilerek davanın kısmen karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden- davacı vekili tarafından; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli araştırma ve incelemeyi içermediği, taraflar arasındaki ilişkinin yabancı para cinsinden kurulduğu, takibin de yabancı para üzerinden yapıldığı halde mahkemece TL cinsinden davanın kabulü yönünde karar verilmesinin hatalı olduğu, TL cinsinden kabul kararı nedeniyle hükmedilen faiz ve aleyhe vekalet ücretinin de hatalı hesaplandığı bildirilerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık taraflar arasındaki satım sözleşmesi kapsamında fazladan ödeme iddiasının yerinde olup olmadığı ve var ise kapsamı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, satım sözleşmesi kapsamında fazladan ödenen bedelin tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 27. İcra Müdürlüğü'nün 2021/14784 E. sayılı dosyasının incelenmesinden davacı tarafından davalı aleyhine teslim edilen malzemelerin eksik olması nedeniyle 5.688,00 Euro (fiili ödeme tarihi 64.030,00 TL harca esas değer) alacağın tahsili amacıyla icra takibi yapıldığı, davalı tarafından davacı yana herhangi bir borcun bulunmadığından bahisle süresinde itiraz edildiği, itirazın ve iş bu itirazın iptali davasının süresinde olduğu tespit edilmiştir.
Taraflar arasında 23.12.2016 tarihli sipariş onay formu ile 21 kalem malzemenin 30/12/2016 tarihinde teslimi kararlaştırılmış olup söz konusu malzeme bedeli KDV dahil 41.890,00 Euro olarak kararlaştırılmıştır. Yine aynı formda Euro/TL: 3,35 alınacağının kararlaştırıldığı, yine mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun 8. sayfasında davalı tarafından 20/01/2017 tarih ... nolu 41.885,67 Euro bedelli faturanın düzenlendiği, fatura açıklamasında 1 Euro 3,35 TL olarak baz alınarak fatura TL tutarının 140.317,01 TL olarak gösterildiği, davalı defterlerinde çek senet girişi ile TL olarak bu miktarın ödendiği hususu anlaşılmıştır.
Mahkemece taraflar arasındaki ticari ilişkinin TL olarak kurulduğu kabul edilerek davacı yanca EURO üzerinden icra takibi yapıldığı halde, itirazın iptali davasının takibe sıkı sıkıya bağlı olduğu gözetilmeksizin TL cinsinden kısmen kabul kararı verilmesi doğru değildir.
Satım konusu mallara ilişkin faturanın bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere bedellerinin öncelikle yabancı para cinsinden gösterildiği ve Vergi Usul Kanunu'ndaki zorunluluk nedeniyle Türk Lirası karşılığının düzenlendiği anlaşılmaktadır. Yine sipariş onay formunda da Euro üzerinden taraflar arasında akdin kurulduğu, ancak ödeme bölümünde kur sabitlemesi ile ödemelerin fatura tarihinden itibaren vadeli TL cisinden çek ile ödeneceği hususunun kararlaştırıldığı, fatura hususunda tarafların mutabık olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda bedeli yabancı para olarak gösterilen faturalar yönünden akdi ilişkinin yabancı para cinsinden kurulduğunun kabulü gerekmekte olup, tarafların ödemeye dair mutabakatının TBK’nın 99. ve devamı maddelerindeki alacaklının ödemeye dair seçimine ilişkin olduğu şeklinde yorumlanması ve bu kapsamda takip ve dava tarihi itibariyle davacının sözleşmede kararlaştırılan bedeli ödediği gözetilerek teslim edilmeyen mal miktarı bulunup bulunmadığı, teslim olgususunun davalı yanca yazılı delil ile ispat edilmesi gerektiği de gözetilerek davacının fazladan ödeme yapıp yapmadığı ve var ise miktarı hususunda denetime elverişli bir rapor alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Bu durumda, dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2023/197, K. 2025/744, 20 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama