KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/400 - 2025/834
- Esas no
- 2023/400 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2025/834
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/12/2022
- Esas-karar no
- 2018/537 E - 2022/856 K
- Davanın konusu
- Alacak
- Yazıldığı tarih
- 18/07/2025
Karar Metni
1.629 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili şirkete ait otel işletmesinin, soğutma grubu içerisinde bulunan kule sisteminin ve kapalı devrenin kimyasal şartlandırması işi ve kimyasalların temini için davalı şirket ile 2008 ve 2014 yıllarında sözleşme akdedildiğini, sözleşme ile davalı şirketin ... soğutma grubu için gerekli kimyasalları temin etme ve kulenin aylık analizlerini yapmayı yüklendiğini, davalının sağlamış olduğu ... soğutma grubunun 27.08.2017 tarihinde arızalandığını,
arızanın ise davalının sözleşme ile üstlendiği kule sisteminin ve kapalı devrenin kimyasal şartlandırması ve kimyasalların temini işini yerine getirirken kimyasalları makineye zarar vermeyecek nitelik ve miktarda kullanmamasından kaynaklandığını, davalının kusurlu hizmeti karşısında ödenen sözleşme bedelinden kusur oranında indirim yapılması gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla uğranılan zarar için şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın arıza tarihi olan 27.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 10/11/2022 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 220,294,31 TL’ye yükseltmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili; müvekkili şirketin davacı tarafından meydana geldiği ileri sürülen zararlar karşısında herhangi bir kusurunun bulunmadığını, müvekkili şirketin yanlar arasında akdedilen sözleşme ile ...
Otelin soğutma hatlarında kimyasal şartlandırma işlemini yapmayı üstlendiğini, sözleşme kapsamında bu işlemin özenle yerine getirildiğini, soğutma kulesinin yalnız yazın Haziran ve Eylül aylarında aktif olarak çalıştığını, kimyasalların aktif çalışırken kullanıldığını, yılın diğer aylarında soğutma kulesinin çalışmadığını ve müvekkili şirket tarafından herhangi bir işlem/dozajlama yapılmadığını, bu aylarda soğutma kulelerinin duruşa nasıl geçirildiği ve mekanik/kimyasal bakımının nasıl yapıldığı hakkında müvekkili şirketin herhangi bir bilgisi olmamakla birlikte bu konuların sorumluluklarının dışında kaldığını,
davacı şirket tarafından donma önleyici kimyasallar kullanıyor ise kullanılan ürünün teknik bilgi formunun incelenmesi gerektiğini, kullanılan ürünlerin borularda korozyona sebebiyet verebildiğini, donma önleyici kimyasallar kullanılmıyor ise su ile bırakılması halinde korozyon olabileceğini veya susuz bırakılıyor ise oksijen korozyonu oluşabildiğini, bu konuların tamamının davalı şirketin sözleşme ile üstlenmiş olduğu sorumluluğunun dışında olduğunu, müvekkili şirketin soğutma kule şartlandırma için su limitlerini '...'ı baz alarak yaptığını, sistemin işletilmesinin davacı tarafından yapıldığını,
müvekkili şirketin meydana gelen arızada etkisinin olamayacağını bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARAR ÖZETİ
Mahkemece; benimsenen bilirkiş heyeti raporu doğrultusunda: Taraflar arasında akdedilen 2014 tarihli "Kule ve Kapalı Devre Şartlandırma Sözleşmesi"nde kulenin aylık analizlerinin satıcı firmanın kimyagerleri tarafından ücretsiz olarak yapılacağı, kuleyle ilgilenen yetkileri bu konuda eğitip yönlendireceği, davalı tarafından soğutma sisteminin haziran-eylül aylarında aktif olarak çalıştığı dönemlerde kimyasalların kullanıldığı belirtilmiş ise de sözleşmede analizlerin aylık olarak yapılacağı hususunda mutabık kalındığı, yanlar arasındaki sözleşme kapsamında davacının, sistemlerle ilgili yapacağı tüm değişiklikleri;
sistemde yapılan eklemeler, çalışma yükünün değiştirilmesi, çalışma takviminin değiştirilmesi, sistemdeki kayıp ve kaçakları, sistem suyunun tahliye edilmesi gibi daha önceden öngörülmemiş tüm değişiklikleri satıcıya ivedilikle bildirmekle yükümlü kılındığı, ancak davacının özellikte tıkaçla körletme işlemi gibi bir işlemi davalıya bildirdiğine ilişkin delil sunulmadığı, davalının öngörülen periyotta analiz yapmaması nedeniyle sözleşmenin ifasında kusurlu olduğu ve kusur oranın %30 olduğu,
davacının ise yapılan işlemleri bildirmemesi nedeniyle kusurlu olduğu ve buna göre de davacıya verilen hizmet karşılığı ödenen tutardan iadesi gereken tutarın (5.359,04 x 30 / 100) = 1.607,70 TL olduğu,
dava konusu alanda kışır ve korozyana oluşumun görülmeye başlandığı 2015 yılından itibaren yapılacak kule suyu analizleri sonucunda kullanılan şartlandırma kimyasalların dozaj miktarının ayarlanmasının korozyon oluşumun da etkisinin olduğu delinen ilk 7 borunun plastik tıpa ile körlenmesi sırasında oluşan etki ile şiddetin etkisiyle korozyona uğraması olan diğer boruların zarar görmesi (delinmesi) sonucunda ünitenin devre dışı kalması çalışmasının durdurulduğu, konderserdeki tüm boruların delinmesi sonucunda da sisteme karışan suyun üniteyi çalışamaz konuma getirmesi sonucunda da kullanıcıya teslim edildiği,
soğutma sistemindeki bakım sorumluluğu sözleşme de dört adet kimyasal temini konusunda anlaşma imzalandığı, bunların kullanımı da davacıya ait olduğu, davacı tarafından temin edilecek dört adet kimyasal firmanın özel imalatı olup, ürün kompozisyonunda beyan edilen kimyasallara göre su şartlandırması için kullanabileceği, ideal dozlara göre doğru kullanıldığı takdirde korozyan önleyici özelliklerinin olduğu, su şartlandırmasın da kullanılması gereken kimyasalların eksik alınması, kimyasalların kullanma sorumluluğu kendisinde bulunan davacı tarafından kimyasal kullanımı ve dozajlamasının doğru yapılmaması,
körletme işlemi yaptırması nedeniyle korozyan oluşumu ve dava konusu hasarın meydana gelmesinde davacının etkisinin olduğu, davacı 06.09.2017 tarihli Trane Ekipman Onarım Teklifi'nde onarım teslim süresinin 3-4 hafta olabileceğinin belirtildiği, bu sürede cihazın arızalı olarak beklediği, cihazın 28.07.2017 tarihinden sonra bir daha çalışmadığı, 06.09.2017 tarihli onarım teklifi ile bir kez daha doğrulandığı, arızanın 41.270,00 Euro+ KDV mukabilinde onarılabileceği, onarım bedelinin yeni satın alınacak makina bedeline çok yakın olması sebebiyle 44.500,00 Euro+KDV karşılığında yeni chiller grubu satın alındığı,
işletme sırasında yaptırılan test ve muayeneler sonucunda güvensiz bulunan kimyasallarla ilgili sorumluluğun, kimyasalları piyasaya arz edene ait olduğu 11.07.2014 tarihli şartlandırma sözleşmesi gereği aylık yapılması gereken kule suyu analizlerinin davalı ... firması tarafından zamanında sunulmaması ve periyodunda yapılmamasının sözleşmeye aykırı olsa da dava konusu soğutma sistemi bakım işlemlerinin zamanında yürütülmüş olsa bile su şartlandırmasında kullanılması gereken kimyasalların kullanma sorumluluğu kendisinde bulunan davacının kimyasal kullanımı ve dojazlamasının doğru yapılmaması nedeniyle korozyon oluşumu ve hasarın artmasından
sorumlu olduğu, davacı yan dava dışı firma tarafından yapılan değişiklikleri de davalıya bildirdiğini kanıtlayamamış olup, 10 yıldır da kullanılmakta olan cihazın yenisinin temin edilmiş olmasından davalının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı,
öte yandan bu süreçte kiralamış olduğu ünite sebebi ile ödediği bedelin zarar kapsamında karşılanması ve bu süreçte oda iptalleri nedeniyle oluşan zararların da davalı yanca karşılanmasını talep edilmiş ise de açıklanan nedenlerle davalının sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.607,70 TL'nin 19/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEPLERİ
Davacı vekili; uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklandığını , davalının işini gereği gibi yapmaması nedeniyle soğutma sistemi içinde yer alan kule sisteminin hasar gördüğünü, yargılama sırasında alınan raporlar arasında çelişki bulunduğunu çelişkinin giderilmeden karar verildiğini, vekalet ücretinin müvekkili aleyhine hatalı hesaplandığını belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; davacının işletmesinde su soğutma sistemi için kullanılan ve davalıdan temin edilen kimyasalların niteliğinin uygun olup olmaması nedeniyle soğutma sistemindeki arızanın gerçekleşip gerçekleşmediği hususuna ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava taraflar arasındaki 2008 ve 2014 tarihleri arasında akdedilen sözleşmeler gereği davacı tarafından işletilen otelin, soğutma grubu içerisinde bulunan kule sisteminin ve kapalı devrenin içerisindeki ... soğutma grubunda meydana gelen arıza nedeniyle oluşan zararların davalıdan tazmini isteminden ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Davacı yan davalının gerekli kimyasalları temin etme ve kulenin aylık analizlerini yapmayı yüklendiğini, davalının sağlamış olduğu kimyasalların kullanıldığı ... soğutma grubunun 27.08.2017 tarihinde arızalandığını, davalı şirketin üstlendiği hizmeti gereği gibi yerine getirmediğini ve zarara sebebiyet verdiğini iddia etmektedir.
Davalı ise sözleşme ile üstlenilen tüm edimlerin gerektiği gibi ifa edildiğini, soğutma kulesinin yalnız Haziran ve Eylül aylarında aktif olarak çalıştığını, soğutma kulelerinin duruşa geçirilmesi ile donma önleyici kimyasallar kullanılıp kullanılmadığının davacı sorumluluğunda olduğunu bildirerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece yargılama sırasında alınan bilirkişi heyeti raporu doğrultusunda ; davacının davalı ile kimyasal temini konusunda anlaşma imzaladığı, kimyasalların kullanımının da davacıya ait olduğu, kimyasalların ideal dozlara göre doğru kullanıldığı takdirde korozyan önleyici özelliklerinin olduğu, su şartlandırmasın da kullanılması gereken kimyasalların eksik alınması, kimyasalların kullanma sorumluluğunun davacı yanda bulunduğu, davacı tarafından kimyasal kullanımı ve dozajlamasının doğru yapılmaması, körletme işlemi yaptırması nedeniyle korozyan oluşumu ve dava konusu hasarın meydana gelmesinde davacının etkisinin olduğu,
10 yıldır da kullanılmakta olan cihazın yenisinin temin edilmiş olmasından davalının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, öte yandan bu süreçte kiralamış olduğu ünite sebebi ile ödediği bedelin zarar kapsamında karşılanması ve bu süreçte oda iptalleri nedeniyle oluşan zararların da davalı yanca karşılanmasını talep edilmiş ise de açıklanan nedenlerle davalının sorumlu tutulamayacağı, davalının öngörülen periyotta analiz yapmaması nedeniyle sözleşmenin ifasında kusurlu bulunduğu ve kusur oranın %30 olduğu, gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında kurulan sözleşme gereğince; davalının, bakım sorumluluğunun bulunmadığı, davacıya ait cihazın hasara uğraması ve dolaylı olarak kiralanan ünite bedeli ve oda iptalleri nedeniyle uğranılan zarar kalemleri arasında nedensellik bağının kurulamamasında ve hükme esas alınan denetime elverişli bilirkişi raporundaki ayrıntılı inceleme içeren tespit ve değerlendirmelerin oluşa ve dosya içeriğine uygun olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle yeterli araştırma ve inceleme yapılarak karar verilmiş olmasına, göre davacı vekilinin karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2023/400, K. 2025/834, 4 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama