KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/49
- Karar No
- 2025/350
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2025
- Başkan
- ...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/11/2022
- Esas-karar no
- ...
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 03/04/2025
Karar Metni
692 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, davalı yanca müvekkili aleyhine 31/03/2019 keşide tarihli .... seri numaralı 150.000,00 TL çekten kaynaklı borcu olduğu iddiasıyla hakkında Ankara 29. İcra Müdürlüğü’nün 2019/4727 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, çek üzerindeki imzanın müvekkili şirketin yetkilisine ait olmadığını belirterek davaya konu takip dosyasında borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, çek üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğunu, bunun imza incelemesi neticesinde belirleneceğini, davacı ile arasında ticari ilişki bulunduğunu, davacı hakkında kesinleşen bir çok icra takip dosyasının bulunduğunu, haciz tutanaklarında davacının imzaları kabul ettiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, Ankara 29.İcra Müdürlüğü'nün 2019/4727 Esas sayılı takibine konu çek altındaki imzanın davacı şirketin tek yetkilisi ...'un eli ürünü olduğunun tespitinin mümkün olmadığı, herhangi bir işleme esas alınamayacağı ve davalının imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığını bilerek takibi başlattığı dolayısıyla takibe kötü niyetle geçtiğinin sabit olmadığı belirtilerek davanın kabulüne, koşulları oluşmadığından kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davalı vekili tarafından; Mahkemece eksik araştırma ile hüküm tesis edildiği, davacı yanca başka dosyalarda mahallinde yapılan haciz tutanaklarında imzaya itirazının bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, Ankara 6.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/233 E., Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/472 E., Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2022/92512 soruşturma sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmamasının doğru olmadığı bildirilerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık takibe dayanak bono altındaki imzanın davacıya ait olup olmadığı ve definin davalıya karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kambiyo senedindeki imza inkarına dayalı olarak açılan menfi tespit davasıdır. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2022/92512 soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinden müşteki ... tarafından şüpheli ... aleyhine 1 adet bono ve 4 adet çek ile ilgili olarak suç duyurusunda bulunulduğu, iş bu davaya konu çek de şikayet dilekçesine konu olup soruşturmanın halen derdest olduğu anlaşılmıştır.
Ceza mahkemesi kararlarının hukuk mahkemesine (davasına) etkisi, hukukumuzda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 74.maddesinde düzenlenmiş olup hukuk hakimi, ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında ilke olarak bağımsız kılınmıştır.
Bu ilke ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir yasağın yaptırımını; aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının ise kişi ilişkilerinin medeni hukuk alanında düzenlenmesi ve özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır. Ancak Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlayacaktır.
Dolayısıyla ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir.
Açıklanan bu nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca kabulü ile soruşturma dosyasının mahkemece incelenip değerlendirilerek bir karar verilmesi gerektiğinden, ilk derece mahkemesinin kararının anılan gerekçelerle kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2023/49, K. 2025/350, 3 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama