KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2023/501 - 2025/983
- Esas no
- 2023/501 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS
- Karar no
- 2025/983 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/12/2016
- Esas no
- 2014/56 E 2016/818 K
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 08/10/2025
Karar Metni
892 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili aleyhine 16.500,00 TL bedelli bonoya dayalı icra takibi başlattığını, müvekkilinin takibe konu bonodaki miktar kadar davalıya borcu bulunmadığını, ticari ilişki nedeniyle yapılan ödemeler sonrasında 2.395,00 TL borcun olduğunun davalı şirketin muhasebesinden şifahen öğrendiğini, takibe konu bononun davalı şirketin tüm satım sözleşmelerinin alt kısmında bulunan bono olup bağlı olduğu sözleşmeden kesildiğini ve üzerine alakasız bedel yazılarak takibe konulduğunu, müvekkilinin satım sözleşmesinin altında bulunan bonoya beyaza imza attığını, boşlukların davalı tarafından kötüniyetli olarak doldurulduğunu belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı ve davacının damadı ... arasında ticari alış veriş bulunduğunu, davacı ve damadı tarafından ortaklaşa alınan mallar karşılığı olarak davacının dava konusu bonoyu verdiğini, davacının damadının mal alımını ortaklaşa yapmış olmaları sebebiyle iç ilişkilerinde kendi anlaşmaları dahilinde borçlarının diğer kısmını gösterir başka bir senet imzalayarak müvekkiline verdiğini, davacının damadının imzaladığı senet için ayrı icra takibi başlatıldığını, kısmi ödeme kabul edilse dahi ödemenin senetteki borç haricinde geri kalan borç için yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davalının takip dayanağı bononun davacı ve dava dışı ...'a yapılan satışlar için düzenlendiğini iddia ettiği, senedin malen kayıtlı olduğu, davalının senedin sadece davacıya satılan mallar için olmadığını ispat etmesi gerektiği, davalının davacı ve dava dışı ... için iki ayrı senet düzenlediği ve her senet için ayrı icra takibinde bulunduğu ve her biri için ayrı ayrı faturalar düzenlendiği göz önüne alındığında bu şahıslara ayrı ayrı satışlar yapıldığı,
borçlarının da birlikte değil ayrı ayrı olarak değerlendirilip, ayrı senetler tanzim edildiği anlaşıldığından davalının bu iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının takip konusu senet bedelinden 14.105,00 TL'lik kısmından davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı iddialarının gerçek dışı olduğunu, davacının ticari alışveriş kapsamında aldığı mallar için rızası ile senedi verdiğini, borcunu ödemediğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, davacının davalıya borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Dayanak bononun, 01/06/2012 keşide, 10/06/2012 vade tarihli, 16.500,00 TL bedelli, malen kayıtlı olduğu, davacının keşideci, davalının lehtar olduğu, senedin kambiyo vasfını taşıdığı görülmüştür.
Ankara 1.İcra Müdürlüğünün 2013/16699 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 19/09/2023 tarihinde davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine senede dayalı 16.500,00 TL asıl alacak, 5.747,87 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 22.747,87 TL alacağın tahsili için kambiyo takibi başlatıldığı görülmüştür.
Somut olayda, davacı takibe konu 16.500,00 TL bedelli senet nedeniyle ödemelerden sonra 2.395,00 TL borçlu bulunduğu, 14.105,00 TL borçlu olmadığını iddia etmiş, davalı ise senedin davacı ve damadının ortaklaşa aldığı mallar için davacı tarafından imzalandığını, davacının damadının diğer borçlar için ayrıca senet verdiğini savunmuştur.
Senet malen kayıtlı olup davalının, davacının damadının diğer borçlar için senet verdiğine yönelik savunması gereğince davalının mal teslimini ispat yükümlülüğü bulunmamaktadır.
Bu durumda ispat yükü ödeme savunmasında bulunan davacı üzerinde olup davacının iddiasını ispat etmesi gerektiği ancak dosyadaki deliller itibariyle ispat edemediği, dava dilekçesinde de yemin deliline dayanmadığı dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş, davalının istinaf itirazlarının kabulü ile yeniden yargılama yapılmasını gerektiren bir durum olmadığından davanın reddi yönünden HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2023/501, K. 2025/983, 19 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama