KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2025
- Esas no
- 2023/686 ( KABUL KALDIRMA
- Karar no
- 2025/1283
- Başkan
- ... (...
- Üye
- DR.... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/01/2023
- Esas-karar no
- 2021/224 E 2023/48 K
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 14/11/2025
Karar Metni
1.890 kelime·9 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili ile davalı yan arasında mermer satışına dair bir sözleşme bulunduğunu, sözleşme kapsamında müvekkili tarafından edimlerinin yerine getirildiğini ve ödemelerin tahsil edildiğini, ancak davalı yanca süresinden sonra teslim edilen malların ayıplı olduğu gerekçesiyle sözleşme kapsamında davalı yana verilen teminat mektubunun paraya çevrildiğini, teminat mektubunun haksız paraya çevrilmesi nedeniyle müvekkilinin zararının meydana geldiğini, bu bedelin tahsili amacıyla Ankara 20. İcra Müdürlüğü'ne ait 2020/11713 E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi yaptığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve müvekkili lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasındaki sözleşmesel ilişki kapsamında sözleşme kapsamının dışında teslim edilen herhangi bir malzemenin bulunmadığını, davacı yanın sözleşme ile üstlendiği yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacı tarafından teslim edilen malzemelerden görülen uygunsuzlukların “açık ayıp” kapsamında değerlendirilemeyeceğini, davacı tarafından müvekkiline teslim edilmiş olan teminat mektubunun nakte çevrilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenilen 21.10.2019 satın alma sözleşmesi ile davacının 56.384,00 USD tutarlı bir mermer-malzeme teminini üstlendiği, sözleşmenin 9. maddesi gereği sözleşme bedelinin % 10'nu kadar olan 5.683,40 USD tutarında teminat mektubunu davalı tarafa verdiği, sözleşmenin 13. maddesi ile imal ve teslimi yapılan ihraç malı olan mermer plakaları içinde her türlü açık ve gizli ayıplar için süre ve ihbar koşulları aranmaksızın 2 yıl garanti verdiği,
taraflar arasındaki e-posta yazışmaları ve sözleşmenin 8.9. maddesindeki düzenleme ile davacının mermerlerin mahallinde uygulanmasını da üstlenip yerine getirdiği, davacı tarafça sözleşme kapsamında 963,83 m2, sözleşme dışı 594,25 m2 lik mermer plakanın ilk partisinin 14.11.2019 tarihinde, diğer parti mermer plakalarında faturası karşılığında 27.11.2019-28.11.2019- 21.10.2019-17.03.2020 ve 27.03.2020 tarihlerinde paketler halinde davalı yanın gönderdiği taşıtlara yüklenmek sureti ile teslim edildiği, 2020 yılı 5., 6. aylarında Rusya' da esas alıcıya ait binada uygulanacakları alanlarda montajına başlanıldığı,
uygulamayla birlikte 400 m2' lik mermer plaka da silme, zımparalama, cilalama, yapıştırma ve renk tonları arasında farklılık nedeni ile açık ayıpların ortaya çıktığı, davalının ayıbı davacı tarafa elektronik posta ile 2020 yılı Haziran ayında çeşitli sebeplerle yaptığı yazışmalarla bildirdiği, taraflar arasındaki sözleşmenin garanti başlıkla 13.1 maddesindeki ( "SATICI, Sözleşme konusu malzemelerin ALICI'ya teslim tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde Malzemelerde görülecek her türlü açık ve gizli ayıpları.
Türk Ticaret Kanunu'nun ve Türk Borçlar Kanunu'nun ilgili maddelerinde belirtilen süre ve ihbar koşulları aranmaksızın, alıcı'nın seçimine gore ve alıcı'nın belirleyeceği süre içerisinde, tamamen giderme,...") düzenlemesi karşısında davalının ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı iddiasının kabule şayan olmadığı, davacı tarafça ihbarlara rağmen ayıpların giderilmediği, 400 m2' lik açık ayıplı mermer bedelinin ( 58,50 USD x 400m2 =) 23.400,00USD+KDV olduğu, bu bedelinde takip tarihinde kur hesabına göre tutarının 180.535,68TL +KDV ye denk geldiği,
5.6384,00 USD tutarındaki teminat mektubunun davalı tarafça nakde çevrilmesine rağmen davalı zararının karşılanmadığı, davacı tarafça işin bitiminde işin tam ve eksiksiz teslim edildiğine ilişkin bir belge sunulmadığı da dikkate alındığında davalının teminat mektubunu nakde çevirmekte haklı olduğu belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davacı vekili tarafından;
Mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin hatalı değerlendirildiği, müvekkilinin satıcı olup sözleşme kapsamında montaj ya da uygulama ile ilgili bir sorumluğunun bulunmadığı, müvekkili tarafından satılıp teslim edilen malların ayıplı olduğunun davalı yanca dosya kapsamına sunulan fotoğraflar üzerinden karar verilmesinin doğru olmadığı, ayıbın varlığına dair davalı yanca yaptırılmış resmi bir tespitin bulunmadığı, fotoğraf ve resimler üzerinden 400 m2 ayıplı ürün teslim edildiğine dair varsayımsal hesaplamanın kabul edilemez olduğu, müvekkilinin garanti vermiş olmasının ayıp ihbar sürelerini ortadan kaldırmayacağı, yasal süreler içerisinde ayıp ihbarında bulunulmadığı bildirilerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık taraflar arasındaki satım sözleşmesi kapsamında teminat mektubunun haksız paraya çevrilip çevrilmediği noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, satım sözleşmesi kapsamında verilen teminat mektubunun haksız paraya çevrildiği iddiasına dayalı alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Taraflar arasında düzenlenilen 21.10.2019 satın alma sözleşmesi ile davacının 56.384,00 USD tutarlı bir mermer-malzeme teminini üstlendiği, sözleşmenin 9. maddesi gereği sözleşme bedelinin % 10'nu kadar olan 5.683,40 USD tutarında teminat mektubunu davalı tarafa verdiği, sözleşmenin 13. maddesi ile imal ve teslimi yapılan ihraç malı olan mermer plaklaları içinde her türlü açık ve gizli ayıplar için süre ve ihbar koşulları aranmaksızın 2 yıl garanti verdiği, sözleşme kapsamında davacı yanca mal teslim edildiği, ödemelerin alındığı, ancak davalı yanca süresinden sonra teslim edilen malzemelerin ayıplı olduğu iddiasıyla teminat mektubunun haksız olarak paraya çevrildiği iddia edilerek icra takibi yapıldığı takibe itiraz üzerine iş bu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı yan tarafından ise teslim edilen ve uygulanan malzemelerin ayıplı olduğu, teminat mektubunun paraya çevrilmesinin yerinde olduğu bildirilerek davanın reddi istenmiştir.
Taraflar arasında düzenlenilen 21.10.2019 satın alma sözleşmesinin tetkikinde,
Tarafların Yükümlülükleri başlıklı 8.1 maddesinde " Malzemelerin teslim adresinde belirtilen yerde sağlam, eksiksiz ve siparişle belirtilen niteliklere uygun şekilde teslim edilmesinden ve ihracata ve uzun yola dayanıklı şekilde ambalajlanmasından ve nakliye aracında malzemelerin uygun şekilde istiflenip sabitlenmesinden (Malzemelerin bağlanıp sabitlenmesinden) satıcı sorumludur. İmalat kusurları ve bu kusurlardan doğabilecek doğrudan zarar ve ziyanın sorumluluğu satıcı 'ya aittir."
8.5. maddesinde " alıcı, istediği standartlara ve sözleşme ile eklerinde taahhüt edilen özelliklere uygun olmayan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcı 'nın ondan beklediği faydaları ortadan kaldırılan veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki yada ekonomik ayıpları içeren malzemeleri kabul etmek ve/veya bedelini ödemek zorunda değildir. Bu ayıplardan müstakilen ve münhasıran satıcı sorumludur. Bu maddede belirtilen durumlarda alıcı, malzemeleri üçüncü kişilerden temin etmek durumunda kalır ise bu nedenle üçüncü kişilerden yapılan alımlardan doğan fark bedeller ve yapılan tüm masraflar satıcıdan tahsil edilir."
8.8. maddesinde "Alıcıya sattığı malzemelerin (EK-1) 'de yer alan özelliklere uygunluğunu garanti eder."
8.9. maddesinde " Tedarik edilecek hiçbir malzemede, imalat ve malzeme hatası kırık, çatlak, çizik, boya hatası, kabarma ve deformasyon bulunmayacak, tüm metal yüzeyleri ile korozyana duyarlı kısımlar, boya ve kaplama maddeleri ile korunmuş olacaktır. Tedarik edilen bütün malzemeler yeni ve hiç kullanılmamış olacaktır. İmalatlarda oluşabilecek hatalarda alıcının imalatı kabul etmeme hakkı vardır.
Buna göre mevcut veya üretilen onaylı projelere ve malzeme teknik şartnamalerine göre yapılan ve yapılması gereken imalat ve montajlarda yanlışlık, defo, uygunsuz ambalaj ve paketlemeden oluşan hasar, kırık, kenar çatlaması, çatlakların dolgu yapılması veya polyesterlenmesi hatalı imalat kabul edilerek gümrük ve nakliye bedelleri satıcı tarafından karşılanmak üzere yeniden imal edilerek teslim edecektir.
Yenileme işlemleri, alıcı tarafından belirlenecek süre içerisinde tamamlanacaktır. Aksi durumlarda madde 10 (on) “da bahsi geçen ceza koşulları uygulanır." düzenlemesinin,
Teminatlar başlıklı 9. maddesinde "Kesin teminat mektubu 5.638,40 USD (Beşbinaltıyüzotuzsekiz-Amerikan Doları Kırk-Cent) tutarında olacak ve süresi sözleşme imza tarihinden itibaren 2 (iki) yıl olacaktır.
Bu maddede belirtilen teminat mektubu, gerek sözleşme'nin imzalanmasından malzemelerin teslim, gerekse garanti süresi içerisinde, satıcı'nın sözleşme konusu yükümlülüklerini kismen veya tamamen yerine getirmediği her durumda veya her türlü Sözleşme'ye aykırılık durumunda kullanılabilir ve her koşulda herhangi bir ihbar veya ihtara gerek olmaksızın alıcı tarafından derhal nakde çevrilebilir.
Bu şekilde nakde çevrilmesi halinde, satıcı, söz konusu bu tutarın tamamının alıcı tarafından cezai şart olarak irat kaydedileceğini kabul beyan ve taahhüt eder. Herhangi bir nedenden dolayı malzemelerin tesliminde ve Kesin Teminat Mektubu'nun süresini, yaşanan gecikme kadar uzatmakla yükümlüdür.
Böyle bir durumda satıcı, Kesin Teminat Mektubunun son geçerlilik tarihinden 30 (Otuz) gün öncesine kadar söz konusu yükümlülüğünü yerine getirmezse, mevcut Kesin Teminat Mektubu hiçbir ihbar ve ihtara ihtiyaç duyulmaksızın alıcı'nın ilk talebinde nakde çevrilerek cezai şart olarak irat kaydedilecektir. Kesin Teminat Mektubu, Sözleşme konusu malzemelerin tümünün garanti süresi dolduktan sonra satıcı'ya iade edilecektir. " düzenlemesinin,
Garanti başlıkla 13.1 maddesinde "SATICI, Sözleşme konusu malzemelerin ALICI'ya teslim tarihinden itibaren 2 (iki) yıl içerisinde Malzemelerde görülecek her türlü açık ve gizli ayıpları.
Türk Ticaret Kanunu'nun ve Türk Borçlar Kanunu'nun ilgili maddelerinde belirtilen süre ve ihbar koşulları aranmaksızın, alıcı'nın seçimine gore ve alıcı'nın belirleyeceği süre içerisinde, tamamen giderme, ayıplı malzemeyi ayıplardan ari yenileri ile değiştirme, bedelden indirme, satış bedelini iade taleplerini ve masraflarını karşılamayı alıcı' ya karşı itirazsız kabul ve garanti eder.
Garanti süresi, her şekilde Malzemelerin satıcı tarafından sözleşme'ye uygun ve eksiksiz olarak alıcıya teslim edilmesi ile başlayacaktır. İlgili dökümanlar alıcı tarafından verilecektir. Tespit edilen Malzeme ayıpları, montaj hataları, üretim hataları gibi kusurların giderilmesi için gönderilecek olan teknik ekibin tüm yol, iaşe ve konaklama masrafları satıcı'ya aittir. satıcı, yedek parça tedarik ve hizmetini bedeli mukabili her zaman sağlayacaktır."
13.4. maddesinde " satıcının işbu Sözleşme ile belirlenmiş olan garanti yükümlülükleri yerine getirmemesi durumunda alıcı, satıcının garanti yükümlülüğü kapsamındaki malzeme ve/veya hizmeti satıcı nam ve hesabına dilediği kişilerden dilediği fiyat ve şartlarda temin edebilir.alıcı'nın bu yolda yapacağı tüm harcamalar ve oluşan her türlü zarar varsa satıcıya yapılacak ödemelerden mahsup edebileceği gibi varsa satıcı teminatlarından veya doğrudan satıcıdan da tahsil edilebilir. Satıcı'nın 13. Maddeye aykırı tutumu haline alıcının ayrıca varsa satıcının teminatlarını nakde çevirerek cezai şart olarak kaydetme hakkı saklıdır." düzenlemelerinin bulunduğu görülmüştür.
Dosya kapsamında mahkemece bilirkişi incelemesi yapılarak kök ve ek raporlar alınmış ise de alınan kök ve ek raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmıştır.
Davacı yanca teslim edilen ürünlerin ayıplı olmadığı iddia edilmiş olup, sözleşme kapsamında teslim edilen ürünlerin ayıplı olduğu hususunun davalı yanca ispat edilmesi gerekmektedir. İş bu davanın konusu teminat mektubunun haksız çevrilip çevrilmediği ile sınırlı olup, taraflar arasındaki sözleşmede teminat mektubunun paraya çevrilmesinin cezai şart olarak düzenlendiği anlaşılmıştır.
Sözleşme kapsamında partiler halinde teslim edilen malın ayıplı olduğuna dair ihbarın süresinde yerine getirilmediğine yönelik davacı yan iddialarının sözleşmenin 13.1 maddesi kapsamında yerinde olmadığı anlaşılmak ile birlikte sözleşme kapsamında teslim edilen malların ayıplı olduğunun ispat yükünün davalı yan üzerinde olduğu,
bu kapsamda ayıplı mal teslimine dair iddialarının ispatına yönelik delilleri toplanarak gerektiğinde yerinde inceleme yaptırılarak teslim edilen malların ayıplı olup olmadığı belirlendikten sonra uyuşmazlığın sözleşmenin 9. maddesi kapsamında cezai şart alacağının doğup doğmadığına yönelik sınırlı olarak inceleme yapılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verilmesi doğru değildir.
Bu durumda, dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2023/686, K. 2025/1283, 5 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama