KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Davacı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2024
- Esas no
- 2023/730 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2024/866
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/02/2023
- Esas-karar no
- 2022/381 E - 2023/131 K
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 04/07/2024
Karar Metni
1.967 kelime·10 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; davalılar arasında 26/01/2011 tarihli İnşaat yapım sözleşmesi ile 27/01/2011 tarihli İnşaat Yapımı Ek Sözleşme akdedildiğini, bu sözleşmede davalı kooperatif "arsa sahibi " diğer davalı ... " taşeron olduğunu, taşeron davalı ... bu sözleşmelerle ...
Parselde bulunan A,B,C,D ve E bloklardaki toplam 119 dairenin yapım işini üstlendiğini, sonrasında inşaat malzemeleri tedarik işi yapan müvekkili ile davalı ... arasında, 15/04/2011 tarihli "İnşaat Malzemesi Tedarik Sözleşmesi" akdedildiğini bu sözleşmeyi, müvekkilinin "satıcı" davalı taşeron ... "alıcı" ve diğer davalı kooperatif ise "garantör " olarak imzaladığını, müvekkilinin dava konusu sözleşme gereği üstlendiği malzemelerin tamamını tedarik ettiğini sözleşme gereği ifa etmesi gereken hiçbir edim kalmadığını, davalıların gecikme kira kaybı bedelini ödenmesi konusunda kayıtsız kalması ve borcun ödenmemesi üzerine,
müvekkili tarafından icra takibine başlandığını, icratakibinde 15/04/2011 tarihli İnşaat Malzemesi Tedarik Sözleşmesinin 5. maddesi gereğince, 31/02/2011 tarihine kadar fiziki olarak teslim edilmeyen 18 adet daire yönünden her bir daire için 500,00 TL ay olmak üzere toplam 51 aya isabet eden gecikme bedeli alacağının talep edildiğini belirterek, davalıların itirazlarının iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı ... vekili; davanın ticari dava olduğunu mahkemenin görevli olmadığını, Ticaret Mahkemesinde davanın görülmesi gerektiğini, müteahhit olan müvekkilinin sözleşme gereği üzerine düşen edimi yerine getirdiğini bildirerek esasa dair de davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı kooperatif yargılama katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; benimsenen bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda: Sözleşme gereği davacıya verileceği belirtilen bağımsız bölümlerin 31.12.2011 tarihine kadar teslim edileceği şartının yerine getirilmemesi nedeniyle 18 adet daire yönünden toplam 51 aya isabet eden gecikme bedeli alacağının tahsili için davacı tarafından davalıya Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2016/8714 sayılı dosya kapsamında 433.500,00TL üzerinden 18.04.2016 tarihli takip başlatıldığı, davalıların itirazı üzerine 27.04.2016 tarihinde takibin durdurulduğu,
takipteki asıl alacağın gecikme cezası bedelinin fiziki tesliminin yapılmadığı 31.12.2011 ile takip tarihi 18.04.2016 tarihleri arası için hesaplandığını, bu nedenlerle taleple bağlı kalınarak 17 daire için 31.12.2011 tarihi ile 18.04.2016 takip tarihi arasındaki süreye yönelik (sözleşmede kararlaştırılan aylık 500 TL üzerinden) icra takip tutarının 433,500,00TL olduğu, gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davalılardan ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili; müvekkil sözleşme ile üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini ve söz konusu daireleri davacıya ve gösterdiği 3. kişilere devrettiğini, müvekkilinin gecikme nedeniyle kira bedeli ödeme sorumluluğunun da söz konusu olmadığını, kaldı ki;
kabul anlamına gelmemekle birlikte sözleşmenin yorumlanması sonucu tapu devrinin teslim anlamına gelmeyeceği ve fiziken teslimin arandığı ihtimalde dahi gecikme bedelinin tüm daireler bakımından ve teslim tarihi olan 31.12.2011'den takip tarihi olan 18.04.2016 tarihine kadar hesaplanıp 51 Ay'lık kira alacağı çıkarılmasının akla ve mantığa aykırı olduğu gibi hakkaniyete ve hukuka da aykırı bulunduğunu, davacının kira alacağı olarak talep etmiş olduğu dairelerin büyük bir kısmını kendisine devredildikten sonra sattığını bu dairelerin davacı adına kayıtlı olmayıp 3. kişilerin mülkiyetinde bulunduğunu,
davacının maliki olmadığı ve 3. kişilere devrettiği dairelere ilişkin kira alacağı olduğunu iddia ederek; haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olarak her bir daire için aylık 500 TL olmak üzere toplamda 51 aya ilişkin gecikme kirası alacağı talep ettiğini, mahkemece de bu talebin kabul edildiğini bildirerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; inşaat firmasının taşınmazı alacaklıya geç teslimi nedeniyle gecikme tazminatından kaynaklanan alacak ve miktarı hususuna ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, tedarik sözleşmesi kapsamında davacı satıcıya karşı edim olarak teslim edilecek bağımsız bölümlerin geç teslimi nedeniyle garantör ve taşeron davalıdan sözleşme kapsamında gecikme tazminatından kaynaklan alacağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Gecikme tazminatı kural olarak sözleşmede kararlaştırılan teslim tarihinden, (teslim edilmesi gereken tarihten) taşınmazın eksiksiz ve ayıpsız olarak sözleşmeye uygun biçimde fiilen teslim edildiği tarihe kadar ya da taşınmazı satın alan bağımsız bölümü fiilen kullanmaya başladığı veya üçüncü kişiye oturulabilir şekilde kiraya verdiği ya da (teslim edilmesi gereken tarihten sonra) sattığı tarihe kadar istenebilir.
Kiraya vermek suretiyle ekonomik yarar sağlandığında gecikme tazminatı istenemez. Davalının teslim edilmesi gereken tarihe uymayıp temerrüde düştüğü tarihten önce pay satışı yapan arsa sahibi gecikme tazminatı isteyemez. Çünkü, gecikme tazminatı, alacaklının borcun geç ifa edilmesinden uğradığı zararı karşılamayı amaçlar ve alacaklının borcun gecikmeden ifa edilmesindeki çıkarını sağlamaya yöneliktir.
Temerrüde düşen borçlu, borcun geç ifasından dolayı alacaklının uğradığı zararı gidermekle yükümlüdür. Gecikme tazminatında tazmin edilecek zarar bir tür olumlu zarardır ve alacaklının malvarlığının, temerrüde düşülmeden borcun ifa edilmesi halinde içinde bulunacağı durumla, gecikmeli ifa sonucunda içinde bulunduğu durum arasındaki farkı ifade eder.
Öte yandan, inşaat sözleşmelerinde yüklenicinin edimini süresinde yerine getirmemesi halinde taşınmazı satın alanın gecikmeden doğan tazminatı talep hakkı Kanundan doğan bir haktır .(TBK. madde 125/II). Sözleşmede gecikme tazminatı belirlenmemiş olsa dahi en az aylık rayiç kira seviyesinde gecikme tazminatının istenmesi mümkündür (TBK. madde 112).
Gecikme tazminatı, sözleşmede kararlaştırılmamış olsa bile, zamanaşımı süresi içerisinde, her zaman, râyiç kira üzerinden istenebilir; sözleşmede kararlaştırılmışsa, ayrıca zararın kanıtlanmasına gerek yoktur; çünkü, taraflar gecikme zararını baştan kabul ettikleri için, bu kabul hükmü tarafları bağlar.
Sözleşmede kira ödeneceğine dair hüküm yoksa veya miktar gösterilmeden rayiç kira ödeneceği kararlaştırılmışsa, mahalli rayiçlere uygun olan kira bedelinin bilirkişiye hesaplattırılması gerekir.
Gecikme tazminatı, asıl edim borcunun yanında bağımsız bir borç olup, fer'i nitelikte değildir. Bu nedenle, gecikme tazminatını talep edebilmek için eseri teslim alırken, sözleşmede aksi bir düzenleme yok ise ihtirazi kayıt (çekince) koymaya gerek yoktur. İfaya ekli cezai şart istenebilmesi için inşaatın yüklenici tarafından davacıya süresinde teslim edilmemiş olması gerekir.
Teslimden sonra bu cezanın istenebilmesi, sözleşmede ihtirazi kayda gerek olmaksızın cezai şart istenebileceğine dair bir hüküm bulunmadıkça teslimin ihtirazi kayıtla yapılmasına bağlıdır. Açık feragat veya ifayı çekincesiz kabul halinde cezai şart isteme hakkı düşer.
Gecikme tazminatı ve ifaya ekli cezai şart, olumlu zararlardan olup, sözleşmenin ifasını bekleyen bir arsa sahibinin, gecikme tazminatını yada cezai şartı, davadan önce tarafların fesih iradeleri birleşmediği ya da sözleşmenin feshi isteminde haklı olmadığı mahkemece kabul edildiği taktirde isteyebileceği ilke olarak kabul edilmelidir. YHGK'nın 12.11.2014 tarih ve 2013/15-1140 E., 2014/905 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere.
(TBK'nın 118/1. mad.) düzenlenen gecikme tazminatı ise, alacaklının borcun geç ifa edilmesinden uğradığı zararı karşılamayı amaçlar ve alacaklının borcun gecikmeden ifa edilmesindeki çıkarını sağlamaya yöneliktir.
Bu nedenle gecikme tazminatı, ifa ile birlikte talep edilebileceği gibi, ifa temerrütten sonra yerine getirilmiş ve bir çekince (ihtirazi kayıt) ileri sürülmemiş olsa bile ifadan sonra talep ve dava edilebilir, ifa davasında talep edilmemiş olsa dahi gecikme tazminatı ayrıca dava edilebilir. (M. Kemal OĞUZMAN/Turgut ÖZ, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, C.1, İstanbul 2011, s.488) Aksinin kabulü, temerrüdün borçlu bakımından yaptırımsız kalmasına yol açar.
Gecikme tazminatı, temerrüt tarihinden aynen ifaya kadar geçen dönem içindeki zararları kapsar (KILIÇOĞLU, a.g.e., s. 692) Gecikme tazminatında tazmin edilecek zarar bir tür olumlu zarardır ve alacaklının malvarlığının, temerrüde düşülmeden borcun ifa edilmesi halinde içinde bulunacağı durumla, gecikmeli ifa sonucunda içinde bulunduğu durum arasındaki farkı ifade eder.
Davacı ile davalı taşeron arasında davalının garantisiyle tedarik sözleşmesi imzalanmış olup sözleşme gereğince davacı tarafından sözleşmede belirlenen malların verilmesi karşılığında sözleşmenin 2. maddesi ile alıcı davacıya 26.01.2011 tarihinde inşaat yapım sözleşmesi ve 27.01.2011 tarihinde ek sözleşme gereğince alıcı ... 'e isabet eden C blok 3. Kat 13 nolu , 4. Kat 17 ve 20 nolu , D blok 1. Kat 8 nolu, 2. Kat 12,13,14 ve 15 nolu , 3. Kat 17 nolu, 4. Kat 20, 21 , 22 ve 23 nolu, 5. Kat 24 nolu, 6. Kat 28, 29,30 ve 31 nolu daireler olmak üzere toplam 18 dairenin satıcıya veya göstereceği 3. kişilere devir edileceğinin ,
sözleşmenin 5. maddesi ile satıcının alacağına karşılık verilen dairelerin sadece tapusunun verilmesini ödeme yerine geçmeyeceği, bu dairelerin mimari ve detay projelerine ve kat karşılığı sözleşme ve eki teknik şartnameye uygun olarak en geç 31.12.2011 tarihine kadar teslim edileceğinin ayrıca 30.06.2012 tarihine kadar iskan ruhsatının alınacağının, 31.12.2011 tarihine kadar iskan ruhsatı hariç dairelerin fiziki tesliminin yapılmaması halinde her daire için aylık 500,00 TL kira ödemesi yapılacağının ve bunun alıcı tarafından satıcıya ödeneceğinin kararlaştırıldığı,
sözleşmenin 6. maddesi ile de .... " dairelerin 31.12.2011 tarihine kadar anahtar tesliminin yapılmaması halinde ödenmesi öngörülen gecikme cezalarına ilişkin taahhütlerin yerine getirilmesinin alıcı yanında sözleşmeyi garantör sıfatı ile imzalayan davalı S.S ...
Kooperatifi tarafından karşılanacağını garanti edildiği, davacının edimini yerine getirdiği, davacıya teslim edilmesi gereken bağımsız bölümlerde eksikliklerin bulunduğu, söz konusu bağımsız bölümlerin bu inşaat seviyesiyle fiziki olarak iskan edilmesinin mümkün görünmediği, taşınmazların yapı kullanma izin belgesinin bulunmadığı, abonelik bağlantılarının ve oturumunun olmadığı, talebe bağlı kalınarak 17 daire için 31.12.2011 tarihi ile 18.04.2016 takip tarihi arasındaki süreye yönelik kira tutarı 438.316,61 TL olarak hesaplandığı, davacının takibine devamına karar verilmesini talep ettiği tutarın 433.500,00 TL olduğu,
davalı tarafına davacıya teslim edilen bağımsız bölümleri 3. Kişilere devrettiği, bu nedenle de mülkiyeti 3. kişilere de olan dairelerle ilgili 51 aylık kira talebine yönelik icra takibi başlatmasında ve dava açmasında hukuki sebep bulunmadığı Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde.
Davalı kooperatifin garantör sıfatı ile imzaladığı taraflar arasında düzenlenen 15.04.2011 tarihinde inşaat malzeme tedarik sözleşmesinin 5. maddesinde acıkça satıcının alacağına karşılık verilen dairelerin sadece tapusunun verilmesini ödeme yerine geçmeyeceği, bu dairelerin mimari ve detay projelerine ve kat karşılığı sözleşme ve eki teknik şartnameye uygun olarak en geç 31.12.2011 tarihine kadar teslim edileceğinin ayrıca 30.06.2012 tarihine kadar iskan ruhsatının alınacağının,
31.12.2011 tarihine kadar iskan ruhsatı hariç dairelerin fiziki tesliminin yapılmaması halında her daire için aylık 500,00 TL kira ödemesi yapılacağının ve bunun alıcı tarafından satıcıya ödeneceğinin bu ödemenin yapılmaması halinde davalı kooperatif tarafından ödeme garantisinin verildiği anlaşılmakla tapu devrinin teslim olarak kabul edilemeyeceği ve mahallinde yapılan keşif sonucunda alına bilirkişi raporlarında da keşif tarihi olan 09.07.2019 tarihinde dahi taşınmazların inşaatlarının tamamlanmadığı, oturuma uygun olmadığı,
bu durumda dairelerin takip tarihi olan 18.04.2016 tarihine kadar fiili teslimlerinin yapılmadığı kabul edilerek mahkemece, davacıya ait dairelerin tapuda üçüncü kişilere devredilmiş olmasının, sözleşmedeki haklarını ayrıca temlik etmediğinden, devam eden sözleşme ilişkisi kapsamında, malzeme temini karşılığında karşı edim olarak süresi içinde teslim edilmeyen taşınmazlar nedeniyle yükleniciden ve garantör arsa malikinden ifaya ekli cezai şart isteme hakkını ortadan kaldırmayacağı anlaşılmakla yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle davalı satıcının satıma konu taşınmazı iskan ruhsatı ile davacıya teslim etme yükümlülüğünde olmasına, iskan ruhsatının dava tarihi itibariyle halen alınmamış olmasına, tazminata hükmedilmesinin yerinde olmasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davalılardan ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2023/730, K. 2024/866, 2 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama