KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Vekili Davalı
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Aralık 2024
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/123 - 2024/1882
- Esas no
- 2024/123 (KABUL KALDIRMA YENİDEN ESAS
- Karar no
- 2024/1882 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- İncelenen kararın mahkemesi
- ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/09/2023
- Esas no
- 2022/1165 E 2023/747 K
- Davacı
- —
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 30/01/2025
Karar Metni
1.002 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, müvekkili tarafından işletilmekte olan GES'den elde edilen lisanssız üretim yönetmeliği kapsamında ihtiyaç fazlası elektriğin satımının davalı ...
Anonim şirketine yapıldığını, söz konusu bedellerin yapılan üretim ve maliyete göre aylık olarak hesap edildiğini, bu ilişki kapsamında ödeme yapılmaması üzerine Eskişehir 2. İcra Müdürlüğü'nün 2022/4863 E. numaralı dosyası ile ilamsız takip yapıldığını, davalının bu takibe itiraz ettiğini, itirazın sonrasında dava açılmadan önce borcun ana para kısmının ödendiğini, ancak ferileri olan vekalet ücreti ve takip masraflarının ödenmediğini belirterek Eskişehir 2. İcra Müdürlüğü'nün 2022/4863 E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile devamına, davalının alacağın %20'sinden az olmamak kaydı üzere icra inkar tazminatına,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili, davacının dava konusu sözleşmeye ilişkin doğmuş ve doğacak alacağını 07/02/2022 tarihli temlikname ile dava dışı ... Bankası'na temlik ettiğini, davacının müvekkil şirketten icra dosyasına konu ettiği alacak nedeniyle herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığını, faturadan doğacak hak ve alacakların temlikname nedeniyle davacıya değil, temlik alacaklısı üçüncü kişiye ödeneceğini, bu nedenle aktif husumet yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca davacının alacaklı olduğunu ispatlaması gerektiğini ve ispata dair itirazları saklı kalmak kaydıyla ana para ve tüm fer'ilerinin müvekkili tarafından ödenmiş olduğunu, ödemelerin toplu yapıldığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davacının doğmuş ve doğacak alacaklarını, dava dışı bankaya temlik edilmesine karşın, davalı yanca ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin ödeme yapılmakla davacının alacaklı sıfatını kazandığı, başka dosyalarda da benzer ödemelerin olduğu, bu nedenle davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğu,
alacak yönünden ise Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2020/(19)11-445 esas 2022/1077 karar sayılı örnek ilamında da görüleceği üzere asıl alacak davadan önce ödenmiş olmakla birlikte icra takibinde talep edilen icra harç ve masraflarıyla icra vekalet ücreti ödenmemiş olup, alacağın fer'isi durumundaki bu kalem talepler yönünden davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, ancak bu talepler hakkında hesap yaptırılmayıp itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi ve bu yöndeki taleplerin icra dairesince yapılacak kapak hesabında infazda nazara alınması gerektiği, gecikme faizi talebinin ve faiz oranın da yerinde olduğu,
icra inkar tazminatı yönünden asıl alacak dava tarihinden önce ödenmiş olduğundan davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına esas alınabilecek matrah da bulunmadığından davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığı belirtilerek asıl alacak ödendiğinden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına takipte talep edilen fer’iler yönünden takibin devamına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davalı vekili tarafından; Davacının alacağını temlik etmiş olması nedeniyle müvekkilinden alacak talep etmekte haklı olmadığını, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davacının fatura kapsamında alacağını ispat etmesi gerektiğini, mahkemece dava tarihinden önce yapılan ödemde nedeniyle sair giderler için hesaplama yapılmamasının doğru olmadığını bildirerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu emtiaların teslimi ve bedelinin ödenmesi noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, satım sözleşmesini konu alan faturadan kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan takibe itiraz edilmesi üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Davacı dava açılmadan önce faturaya dayalı ana paranın ödendiğini belirterek ferilerinin tahsili amacıyla eldeki davayı açmakla, dosya kapsamı ve temlik sözleşmesi gözetildiğinde davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davalı yanın sair istinaf itirazları yerinde değilse de mahkemece asıl alacağın davadan önce ödendiği kabul edilmekle birlikte dava konusu olmayan asıl alacakla ilgili hüküm fıkrasında "karar verilmesine yer olmadığına" dair hüküm yerinde olmadığından bu ifadenin hüküm fıkrasından çıkartılması gerekmiştir.
Açıklanan bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1.b.2.maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2024/123, K. 2024/1882, 30 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama