KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2025
- Esas no
- 2024/1287 ( KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS
- Karar no
- 2025/559 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- DR. ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 27/01/2021
- Esas-karar no
- 2019/547 E 2021/51 K
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Yazıldığı tarih
- 12/06/2025
Karar Metni
1.645 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; müvekkili şirket tarafından dava dışı ... Ltd. Şti'li ünvanlı şirkete bedeli ödenen, ancak bu şirket tarafından hileli davranışlarla iadesi yapılmayıp davalı bankaya krediye karşılık teslim edilen çek nedeniyle davalı banka tarafından Ankara 8. İcra Müdürlüğünün 2019/2332 sayılı dosyasından müvekkili aleyhine icra takibine başlanıldığı,
müvekkili ile banka arasında kredi sözleşmesi bulunmadığı halde vadesiz hesaplarına re’sen bloke konulup hukuka aykırı olarak tahsilat gerçekleştirildiğini, icra müdürlüğünün takip dosyasından İİK 89/1 maddesinde belirtilen haciz ihtarnamesi veya icra kanalıyla bir haciz blokesi yapılmadan bu şekilde banka tarafından hesaplara bloke konulmasının hukuka aykırı olduğunu, 20/05/2019 tarihinde ihtarname gönderilerek,
blokenin kaldırılmasının istendiği cevaben kaldırılmayacağının belirtildiğini, alacağın tahsili için girişilen takibe davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaliyle takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili; davaya konu edilen blokenin dava tarihinden önce borca mahsuben tahsilat yapılmasının akabinde kaldırıldığını, davaya dayanak icra takibinin dayanağı kalmadığını davanın açılmasında hukuki yararı olmadığını, müvekkili banka ile müşterisi ... Ltd. Şti. arasındaki sözleşmenin 8 ve 10. Maddeleri gereğince tüm hak ve alacakları hakkında takas mahsup rehin ve hapis yetkisi bulunduğunu, dolayısıyla davacının hesabına konulan blokenin bu yetkiye istinaden konulmuş olup, borca mahsuben tahsilat yapılmasının akabinde dava tarihinden önce blokenin kaldırıldığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARAR ÖZETİ
Mahkemece; davalı banka davacı şirketin keşide ettiği 60.000,00 TL bedelli çekin iyi niyetli 3. şahıs hamili olup, çekin ibrazında karşılıksız olduğu, icra takibinde borcun ödenmediği, diğer bankalardaki hesabında parası olması halinde tahsili için İİK 89 md. Kapsamında icra müdürlüğüne alacaklı olarak talep de açtığı, bu aşamada davalı bankanın davacının hesabındaki paraya bloke koyup borca karşılık tahsil ettiği, tahsil ettiği bölümün borçtan daha az olduğu ve bu nedenle bankanın sebepsiz zenginleştiğinin söylenemeyeceği, davacının tahsil edilen miktar kadar borcundan kurtulduğu,
alacağını tahsilde İcra Müdürlüğü'nü aracı kılmasının veya kılmamasının sebepsiz zenginleştirme oluşturmayacağı, alacağına karşılık tahsil ettiği ve alacağından fazla tahsil etmediği, sebepsiz zenginleşmeden bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; davacının mevduat hesabına davalı bankaca bloke konulamayacağı yasal takibi kesinleşen borçlu müvekkilinin banka hesaplarına haciz konulabilmesi için ancak 2004 sayılı İİK'u gereğince görevlendirilen icra müdürlüğünce muhatap bankaya ya mevduat haczi müzekkeresi ya da İİK 89/1 maddesi uyarınca 1. haciz ihbarnamesi gönderilmesi gerekirken mahkemenin bu durumu gözetmediğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; davacının keşide ettiği çeke ciro yoluyla hamil olan davalı bankanın haciz prosedürünü uygulamadan kendiliğinden davacının mevduat hesabına bloke koyması işlemine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİLEMESİ VE GEREKÇE
Dava; davalı bankanın alacağını tahsil için haciz prosedürüne riayet etmeden davacının mevduat hesabına hapis hakkından bahisle bloke koyarak usulsüz tahsilat yapıldığı iddiasıyla bankada bulunan mevduat alacağının tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Ankara 8. İcra Müdürlüğünün 2019/2332 takip sayılı dosyasında alacaklı ... Bankası A.Ş., borçlu .... Ltd. Şti aleyhine 60.000,00 TL çek bedeli için kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yaptığı, ödeme emrinin 21/02/2019 tarihinde borçlu şirkete tebliğ edildiği, 06/03/2019 tarihinde bankalara İİK 89/1 kapsamında haciz müzekkeresi yazılması ayrıca tapu ve araçlarla ilgili haciz işlemleri yapılması için talepte bulunulmuş dosyanın halen derdest olduğu anlaşılmıştır.
Davalı banka kayıtları üzerinde bankacı bilirkişiden yerinde inceleme yetkisi verilerek bilirkişi raporu alınmış, özetle; davalı banka ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında 22/09/2017 tarihli ve 450.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, müşteri şirketin kullandığı kredi ile ilgili borç tutarının 360.555,62TL olduğu, borcuna karşılık davacı şirketin keşidecisi olduğu, çeki tahsil için bankaya ciro ederek teslim edildiği ve banka tarafından Ankara 8. İcra Müdürlüğü'nde takip başlatıldığının tespiti yapılmıştır.
Ankara 8. İcra müdürlüğünün 2019/2332 esas sayılı dosyasında takibe dayanak olan çekin incelenmesinde; ... Şubesinden verilen çekin keşidecisinin ... Ltd. Şti., lehtarının ... Ltd. Şti. olan 20/09/2018 keşide tarihli 60.000,00 TL bedelli olduğu, çekin lehtar ... Ltd. Şti. tarafından cirolanıp ... Ltd. Şti'ne geçtiği ve ilgili şirketce de ... Bankası'nın emrine ödeyiniz diyerek ciro ile ... Bankasına teslim edildiği, 20/09/2018 tarihinde bankaya ibrazından "karşılıksız" kaşesi aldığı görülmüştür.
Özel hukuktan kaynaklanan borçların, “borçlu tarafından rızayla ifa edilmemesi hâlinde” alacaklının alacağının tahsil edilmesi için devletin cebri icra organlarına başvurması modern hukuk sistemlerinde kural olup kendiliğinden hak almak (ihkak-ı hak) yasaklanmıştır. Ancak devletin cebri icra organları vasıtasıyla alacaklının alacağı tahsil edilirken, alacaklı, borçlu ve takiple ilgili üçüncü kişiler de etkilenebilmektedir. Bu nedenle cebri icra faaliyeti yerine getirilirken, menfaatleri çatışan alacaklı ve borçlu arasında bir denge kurulması, aynı zamanda takiple ilgili üçüncü kişilerin ve kamunun da menfaatlerinin korunması gerekir. Söz konusu dengenin ve menfaatin korunması ise elbette ülkede hukuki barışın ve istikrarın sağlanmasına katkıda bulunacaktır.
Somut olayda; çeke dayalı ciro yoluyla hamil olan alacaklı davalı bankanın çeke dayalı alacağının tahsili için 19/02/2019 tarihinde davacı aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine giriştiği, takibin dayanağının ... Şubesine ait, 20/09/2018 keşide tarihli 60.000,00TL bedelli keşidecisi davacı ...… Ltd. Şti. olduğu, davalı ... …A.Ş.‘nin ise ciro yoluyla hamil olduğu 20/09/2018 tarihinde ibrazında karşılıksız şerhi aldığı görülmüştür.
Alacaklı bankaca borçlunun her türlü hak ve alacağının haczi için alacaklı banka haricindeki bankalara İİK 89/1 haciz müzekkeresi yazıldığı, bankalar arasında davalı bankanın bulunmadığı, davacının davalı bankada bulunan mevduat hesabından 49.220,31 TL ‘nin 01/08/2019 tarihinde çekilerek dava dışı ciro eden şirket olan ...…Ltd.Ş. ‘nin borcundan mahsup edildiği anlaşılmaktadır. Davacı ile davalı banka arasında imzalanmış hapis ve rehin hakkını içeren bir sözleşme sunulmadığı gibi davalı bankaca davacının hesabına gönderilen bir haciz yazısı da bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, davacı çek keşidecisi takip borçlusunun, davalı bankadaki kişisel mevduat hesabında bulunan paranın davalı bankaca dava dışı çeki ciro eden müşterisi ile imzalanan sözleşmelerdeki hapis hakkı kapsamında haklı olup olmadığı, noktasında toplanmaktadır.
Davacının, davalı bankada açtırdığı hesabındaki parasına keşideci sıfatı bulunduğundan bahisle davalı banka tarafından bloke konulduğu, davacı şirketin hesabındaki parasını alamaması üzerine başlattığı takibe bankaca hapis hakkının kullanıldığı gerekçesi ile itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu, bu sebeple davacı tarafından itirazın iptali davası açıldığı, davalı bankaca, davacıya ait mevduat hesabındaki paranın davacıya ait olduğuna dair açıkça karşı konulmamış davacının hesabındaki paraya dair hapis hakkının kullanıldığı yönünde savunmada bulunulduğu,
belirtilen savunma kapsamında banka tarafından davacı aleyhine girişilen takip nedeniyle davacının hesabındaki şirkete ait paranın ödenmemesinde haklı bir sebebin bulunmadığı, davacı şirketin keşidecisi olduğu çeke dayalı alacağın tahsili için dava dışı ... ….
Ltd.Ş. ‘nin kredi borcunun teminatı olarak davalı bankaya verilen çeke dayalı haciz prosedürünün tamamlanması gerekmekte olup belirtilen haciz prosedürü tamamlanmadan davalı bankada bulunan mevduata bloke konularak alacağın tahsil edilemeyeceği açıktır.
Davacı şirket tarafından keşide edilen dava dışı şirket tarafından davalı bankaya ciro edilen çeke dayanarak taraflar arasında dava konusu mevduat hesabı üzerine rehin ve hapis hakkını içeren bir sözleşme bulunmadan sadece davalı banka ile dava dışı ara ciranta arasındaki kredi sözleşmelerine istinaden davacı şirketin hesabına bloke konularak borca mahsup edilemeyeceğinden davalı tarafın davacının mevduatının tamamını bloke etmesinin yasal dayanağı olmadığına göre davalının haksız biçimde tahsil ettiği parayı iade etmesi gerekmektedir.
Davalı banka tarafından konulan blokenin haksızlığı nedeni ile davacı tarafından açılan itirazın iptali davasının temerrüt olgusu gerçekleşmediğinden işlemiş faizin reddi ile asıl alacak yönünden kabulü gerekirken yazılı gerekçelerle reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1.b.2.maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2024/1287, K. 2025/559, 12 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama