KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi Vekili Davalılar
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2025
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2024/175 - 2025/89
- Esas no
- 2024/175 ( KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS
- Karar no
- 2025/89 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/11/2022
- Esas no
- 2016/871 E 2022/753 K
- Davacı
- —
- Davanın konusu
- Tazminat
- Yazıldığı tarih
- 27/02/2025
Karar Metni
1.647 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili ile davalı şirket vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352.maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili, taraflar arasında 01/11/2011 tarihinden geçerli olmak üzere açık satış sözleşmesi imzalandığını, bu kapsamda müvekkili tarafından 24.10.2011 tarihli sözleşmenin 11. maddesinde belirtilen geri ödemek kaydıyla ve işyerinin açılmasına yardımcı olmak amacıyla 100.000,00 TL katkı sağlamış olduğunu, 02.01.2012-25.09.2012 tarihleri arasında düzenlenen faturalar ve şirket kayıtları ile katkı payının davalıya ödendiğini, mali yardımı alan davalının sözleşmenin edim yükümlülüklerini, kanuni ve akdi görevlerini yerine getirmediğini, işyerinde ticari faaliyetini sonlandırdığını, işyerini kapattığını,
satışı yapılacak ürünleri şirketin yetkilendirdiği bayiden uygun ve düzenli olarak süreklilik arz edecek şekilde almadığını, işyerinde şirketin itibarını azaltacak faaliyet içine girdiğini, TAPDK belgesini yenilemediğini belirterek fazlaya dair ve işlemiş faiz dâhil başkaca talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, 84.745,76 TL cezai şartın ticari avans faizi oranında tahsiline, 100.000,00 TL mali yardım/katlı tutarlarının verildikleri tarihten itibaren işlemiş faizleri de dahil olmak üzere bankalarca uygulanan en yüksek kredi faizi üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,
yargılama masraf ve avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, delil tespiti masraflarının yargılama giderleri arasında nazara alınmasına ve davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı ... vekili, sözleşmenin diğer davalı şirket ile imzalandığını müvekkilinin şahsı adına herhangi bir sözleşme ve taahhüdünün bulunmadığını, ...’un ilgili şirketin ortağı olduğunu, şirkete karşı herhangi bir şekilde sermaye veya ek ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, limited şirket ortaklarının sınırlı sorumluluklarının olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Davalı Tasfiye Halinde ... ... Ltd Şti vekili, müvekkilinin davacı ile 01.11.2011 tarihli Satış Sözleşmesi(Açık Satış Noktası Sözleşmesi) kapalı ve Açık Nokta Sözleşmeleri Ek Protokolü akdettiğini, sözleşmenin içeriğinin, müvekkili şirketin içki satış ruhsatı bulunan ... adresinde bulunan işletmede davacının ürünlerinin satışını yapılması olduğunu, müvekkilinin söz konusu işyerini ... Lokantıcılık Tur. Org.
Gıda Tekstil Seyit Kamil Dursun firmasına devrettiğini, müvekkili şirketin bu devir hususunu davacıya bildirdiğini ve davacının yeni firma ile aynı sözleşme üzerinden çalışmaya devam ettiğini, fatura ve kayıt bilgilerinin incelenmesi ile anlaşılacağını, davacının müvekkilinin devrine ilişkin tasarrufuna olumlu cevap verip devir alan firma ile çalışmaya devam ettiğinden dolayı iş bu davada kötüniyetli olduğunu, devir işlemine davacının muvafakati bulunduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... ... Ltd.
Şti'nin, 24/10/2011 tarihli sözleşme ile davacının ürettiği içecekleri 01/03/2016 tarihine kadar satma yükümlülüğü altına girmesine rağmen, 13/02/2013 tarihi itibariyle iş yerini davacının yazılı onayı olmadan devrettiği, devir öncesinde de sözleşme konusu yükümlülüklerinin yerine getirdiğine dair davalı tarafça bir delil sunulmadığı, bu şekilde sözleşmeyi ihlal etmiş olmakla, sözleşmenin 11, 14 ve 16. maddeleri uyarınca, iş yerinin dekorasyonu için kendisine yapılan 99.325,14 TL nakit bazlı katkıyı verildiği tarihlerden itibaren en yüksek faizi ile iade etmek ve kararlaştırılan 84.745,76 TL cezai şartı ödemekle yükümlü bulunduğu,
davacının taleplerinin bu yönüyle haklı olduğu kanaatine varıldığından davanın davalı ... ...
Ltd Şti yönünde kısmen kabulüne, davacı ile davalı şirket arasında Açık Satış Noktası Sözleşmesi imzalandığı, davalı ...'un sözleşmeyi şirket yetkilisi olarak imzaladığı, kefalete veya garantörlüğe ilişkin imzasının bulunmadığı, davalı ...''un şirket yetkilisi olduğu, şirket ortaklarının ancak şirket sözleşmesi kapsamında sermaye paylarını ödemekle yükümlü olduğu, şirkete yönelik yapılan sözleşme kapsamındaki edimlerden şahsi olarak sorumluluğunun bulunmadığı, davalı ...''un sözleşmeyi kefil veya garantör olarak imzalamadığı,
sözleşme kapsamında davalı ...''un sözleşme kapsamında sorumlu olacağına dair herhangi bir düzenlemenin ve maddenin bulunmadığı, bu hali ile davalı ...''un sözleşmenin tarafı olmadığı ve kendisine husumet yöneltilemeyeceği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İstinaf eden-davalı şirket vekili tarafından; Mahkemece dava dışı işletmeyi devralan şirket ile davacı arasında devirden sonra sözleşmenin aynı şekilde devam ettiği gözetilmeksizin davalı şirket yönünden kabul kararı verilmesinin doğru olmadığını, ayrıca cezai şartın fahiş olup olmadığı yönünden de değerlendirme yapılmadığını, İstinaf eden- davacı vekili tarafından; Mahkemece davalı ... yönünden davanın reddi kararının doğru olmadığı gibi diğer davalı yönünden kısmen kabul kararının hatalı olduğunu bildirilerek başvurulmuştur.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, taraflar arasında açık satış noktası sözleşmesi kapsamında davacının cezai şart ve katkı payı alacağının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki "Açık Satış Noktası Sözleşmesi" kapsamında katkı tutarı ile cezaî şart alacağının tahsili istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle sözleşmenin 6. maddesi uyarınca devir alana mal verilmesinin sözleşmeye muvafakat anlamı taşımadığının açıkça belirlenmiş olmasına, davalı şirket tarafından cezai şarttan tenkisin yargılama sırasında talep edilmemiş olmasına göre davalı vekilinin tüm davacı vekilinin sair istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davalı sözleşme devam ederken ticari faaliyetine son vermekle sözleşmenin 16. maddesi uyarınca sözleşmeyi ihlal etmiş sayılacağından davacının 84.745,76 cezai şart bedelini ve katkı payının tamamını verildiği tarihten itibaren işlemiş faizi de dahil olmak üzere bankalarca uygulanan en yüksek kredi faizi üzerinden hesaplanacak faizi ile talep etme hakkı bulunmaktadır.
Mahkemece katkı bedelinin bilirkişi raporları ile belirlenen miktarı kabul edilmiş ise de her bir ödeme için faiz başlangıç tarihi belirlenmek ile birlikte faiz oranı yönünden sözleşmedeki hüküm dikkate alınmaksızın avans faizine hükmedilmesi doğru görülmemiş, davacının bu yöne değinen istinaf itirazı kabul edilmiştir (Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 01/06/2010 Tarih, 2009/12673 Esas, 2010/6705 Karar sayılı ilamı).
Yukarıda açıklanan nedenle davacının istinaf isteminin kısmen kabulü ile yeniden yargılama yapılmasını gerektiren bir durum bulunmadığından davanın kabulüne ilişkin HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2024/175, K. 2025/89, 10 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama