KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi Bam 22. Hukuk Dairesi T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Temmuz 2024
- Esas no
- 2024/936 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN
- Karar no
- 2024/971 ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİ
- Başkan
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Üye
- ... (...
- Katip
- ... (...
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/05/2024
- Esas no
- 2024/352 E
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Davanın konusu
- Menfi Tespit
- Yazıldığı tarih
- 30/07/2024
Karar Metni
939 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
Davacı vekili; müvekkili firmanın davalı firmadan inşaat malzemesi satın almak için anlaştığını, davalıya dilekçesinde ayrıntılarını belirttiği çeklerin verildiğini, inşaat malzemelerinin büyük bir kısmının teslim edilmediğini, çeklerin 7'sinin bedelsiz kaldığını, iki çek bedelinin de fazladan ödendiğini ileri sürerek, öncelikle, dava konusu 7 adet çek ile ilgili ödeme yasağı verilerek bankalara yazı yazılmasını, icra takibine konulmasını önlemek için teminatlı veya teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, bu çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitine, ödenen çek bedellerinin istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İstinafa konu ara karar tarihinde davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
İlk derece Mahkemesince; "...bedelsizlik iddiası taraf delilleri toplanmak suretiyle yapılacak yargılama ile değerlendirilebileceğinden talep yargılamaya muhtaç bulunmakla mevcut dosya kapsamı uyarınca yasada aranan yaklaşık ispat koşulu bu aşamada yerine getirilmediğinden" gerekçesiyle davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin borçlu olmamasına rağmen çekleri ödemek zorunda kalacağını ve ticari hayatının olumsuz etkileneceğini, davanın İİK'nın 72/2.
Maddesine göre açılan menfi tespit davası olduğunu, teminat yatırmaya hazır olduklarını bildirmelerine rağmen mahkemenin yaklaşık ispat ölçüsünde dahi delil olmadığını belirttiğini, dava dilekçesi ekinde davalının kestiği faturaları sunduklarını, müvekkiline faturaların toplamı kadar malzeme geldiğini, müvekkilince gelen malzeme bedelinin üstündeki tutarda çeklerin ödendiğini, müvekkilinin bu aşamada ihtiyati tedbir istemekte hukuki yararı bulunduğunu belirterek,
İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve 7 adet çek ile ilgili ödeme yasağı kararı verilerek ilgili bankaya yazı yazılmasını, çeklerin icra takibine konulmaması yönünde teminatlı veya teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir.
Dava, taraflar arasındaki ticari satım sebebiyle verilen çeklerin bedelsiz kaldığı iddiasıyla borçlu olmadığının tespiti ve ödenen çek bedellerinin istirdatı istemine ilişkin olup, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara kararı istinafa konu edilmiştir.
I-Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine ve davacı vekilinin dava konusu çeklerle ilgili ödeme yasağı verilmesi talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer istinaf sebeplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
II-Bilindiği üzere, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)'nun 72. maddesinde; borçlunun, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabileceği; icra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkemece, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebileceği belirtilmiş olup, bu madde özel bir tedbir türünü düzenlemiştir.
Eldeki davada, istem tarihi itibariyle bir icra takibi yapıldığına dair dosyada herhangi bir savunma ve bilgi de bulunmamaktadır. İİK'nın 72/2. maddesinde, mahkemece %15'den az olmamak üzere alınacak teminat karşılığında tedbir kararı verilebileceği düzenlenmiş olup, eldeki davada da teminat yatırılması karşılığında icra takibinin durdurulmasına dair tedbir kararı verilmesinde bir engel bulunmamaktadır.
Öte yandan İİK'nın 72/4. maddesinde; "Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez." hükmü düzenlenmiş olup; alacaklı tarafın belirtilen anlamda bir zararının olması halinde anılan madde uyarınca, zararın karşılanması olanağı da bulunmaktadır.
Açıklanan nedenle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararı düzeltilerek, davacı vekilinin icra takibinin durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir talebinin kabulüne dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2024/936, K. 2024/971, 30 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama