KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2026
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/1470 - 2026/390
- Esas no
- 2025/1470 (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN
- Karar no
- 2026/390 KARAR VERİLMESİ
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/07/2025 Tarihli ara karar
- Esas no
- 2025/202 E
- Talep konusu
- İhtiyati Haciz
- Yazıldığı tarih
- 22/04/2026
Karar Metni
905 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... ve davalı ... vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin gıda sektöründe faaliyet gösterdiğini, davalıların ise ortak konumunda bulunduklarını, davacı şirketin fabrikasına ve işletmesine ait çok sayıda malzeme ve ekipmanlar (üretim bantları, makineler, dolap, tepsi, kazan v.s.) için davalılar ile sözleşme yapıldığını ve sözleşme kapsamında malzemeler ile ekipmanların davalılara satıldığını, sonrasında ise teslim işleminin gerçekleştirildiğini,
bahsi geçen malzemelerin davalılarca kullanılması ve satımı kapsamında 55.000.000,00 TL satım bedeli belirlendiğini ve bu bedelin en geç 31/01/2025 tarihine kadar ödenmesi konusunda mutabakata varıldığını, bunun yanı sıra ödemenin yapılmaması durumunda ayrıca 15.000.000,00 TL cezai şart tutarının ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak davalı yanın ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini, müvekkil şirket tarafından alacağın tahsili amacıyla gönderilen Konya 16. Noterliği'nin 12/03/2025 tarih ve 005531 yevmiye numaralı ihtarnamesine karşın yine olumlu bir sonuç alınamadığını, malzemelerin davalı tarafın zilyetliğinde beklediğini,
alacağın para alacağına ilişkin olduğunu, davalıların malvarlıklarını kaçırma ihtimalinin bulunduğu belirtilerek, ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ
Mahkemece 14/03/2025 tarihli ara kararı ile, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için davacı alacaklının muaccel bir alacağı olduğunu yaklaşık olarak ispat etmesi gerektiği, dava dilekçesi ekinde sunulan ve taraflar arasında tanzim edildiği anlaşılan 06/01/2025 tarihli belgenin incelenmesinde, davalıların davacıya 30/01/2025 tarihinde 55.000.000,00 TL bedelin nakden ödeneceği hususunda taahhütte bulundukları, alacağın muaccel olduğu, bu halde İİK'nun 257/1 maddesi gereğince ihtiyati haciz şartlarının değerlendirilmesi gerektiği ve somut olayda yaklaşık ispat koşulunun oluştuğu yönünde kanaat hasıl olduğu gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Verilen ihtiyati haciz kabul kararına davalı borçlular ... ve ... vekili tarafından süresinde itiraz edilmesi üzerine mahkemece duruşma açılarak inceleme yapılmış, 14/07/2025 tarihli ek karar ile; itiraz edenlerce sunulan dilekçelerde ileri sürülen hususların yargılamayı matuf olduğu, bu sebeple itirazın yerinde bulunmadığı gerekçesiyle, ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati haciz kararına itiraz eden davalı borçlular ... ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ...'ın ve ...'ın davacı şirketin eski pay sahipleri olduklarını ve makinelerin kira alacağı olduğunu ifade ederek müvekkillere teminat senedi imzalattıklarını, ilgili senedin teminat senedi niteliğinde olmasına karşın bono gibi kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, mahkemece müvekkillerin tüm malvarlığı üzerine ihtiyati haciz işlemi uygulanmasının mümkün olmadığını, icra dosyasında borcun tamamının yatırıldığını,
söz konusu malzemelerin değerinin 55.000.000,00 TL olmasının hayatın olağan akışına aykırılık teşkil ettiğini, imza incelemesi yapılmadan sözleşme kapsamında yaklaşık ispat koşulunun sağlandığının değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, müvekkiller ile malzemeleri kiralayan dava dışı ...
Şirketi arasında bir ilişki bulunmadığını, müvekkillerin iradesinin sakatlandığını, söz konusu malzemelerin davalılara teslim edilmediğini, malzemelerin hacizli olduğunu ve dava dışı ... şirketine yedi emin sıfatı ile bırakıldığını, malzemelerin ... şirketine senet karşılığı kiralandığını ve ismi geçen bu şirket tarafından kullanıldığını, davalıların malzemeleri kiralamadığını ya da satın almadığını, davalı yanın tehdit ile kira borcuna kefil olmaya zorlandığını, arabuluculuk tarihi ile dava tarihinde yetkili bulunmayan ... tarafından vekaletname verildiğini, ancak bu vekaletnamenin geçersiz olduğunu,
ihtiyati haciz şartlarının somut olay açısından oluşmadığını belirterek, ilk derece mahkemesinin ara kararının kaldırılmasını ve ihtiyati haczin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, ihtiyati haciz şartlarının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan delillere göre ihtiyati haciz kararı verilmesi için gereken yaklaşık ispat koşulunun sağlanamadığı göz önünde bulundurularak, mahkemece itirazın kabulüne yönelik karar verilmesi gerekirken, itiraz edenlerce sunulan dilekçelerde ileri sürülen hususların yargılamayı matuf olduğu gerekçesiyle red kararı verilmesinin hukuka uygun olmadığı anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle ihtiyati hacze itiraz eden davalı borçlular ... ve ... vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK 353/1-b-2.maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2025/1470, K. 2026/390, 1 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama