KÜNYE
T.C. Ankara Bölgeadliyemahkemesi 22. Hukukdairesi
- Mercii
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2026
- T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
- 2025/1531 - 2026/409
- Esas no
- 2025/1531 (ESASTAN RET
- Karar no
- 2026/409
- İncelenen kararın mahkemesi
- ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/09/2025 (Ara Karar
- Esas-karar no
- 2025/670 E -
- Talep konusu
- İhtiyati tedbir
- Yazıldığı tarih
- 21/04/2026
Karar Metni
713 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; müvekkili şirket yetkilisi ...'in nakit paraya ihtiyaç duyduğunu ve bu durumu davalı şirket sahibi ... ile paylaştığını, bunun üzerine ... tarafından faktoring benzeri bir işlem yapılacağı taahhüt edilerek müvekkili şirket yetkilisi ...'in vermiş olduğu çeklerin nakit paraya çevrileceği ve paranın müvekiline göndereceğini belirttiğini, ayrıca ihtara konu olan 30/09/2025 tarihli 2413765 numaralı ve 30/10/2025 tarihli 2413766 numaralı iki çekin iadesini garanti altına almak için "Çek Teslim Sözleşmesi" imzalandığını, güvene dayalı şekilde çeklerini davalıya teslim eden müvekkilinin,
çek teslimini hukuki bir zemine oturtmak ve çeklerin iadesi gerçekleşmemesi durumunda kendisini koruma altına almak adına bu sözleşmeyi düzenlediğini, müvekkili ile ... arasında inançlı işlem gerçekleştiğini, ancak, karşı tarafın sözleşmeye riayet etmediğini, nakit paranın, mutfak malzemelerinin veyahut davalıya emanet olarak teslim edilen çeklerin müvekkiline iadesi gerekmekte iken ... yetkilisi ...'ın nakit parayı göndermeyerek müvekkilini oyaladığını, sonrasında çekleri iade edeceğini söylemişse de çekleri iade etmediğini,
müvekkili adına kesilmiş herhangi bir fatura bulunmadığı gibi ve endüstriyel mutfak ürünlerinin tesliminin de gerçekleşmediğini, "Çek Teslim Sözleşmesi" nin maddelerinin gayet açık olduğunu, ancak davalı tarafın sözleşmeye riayet etmediğini, ayrıca taraflarınca gönderilen ihtarnameyi de dikkate almadığını, taraflar arasındaki yazışmalar ve telefon konuşmasının iddialarını yaklaşık olarak, hatta açık bir şekilde ispatladığını, çekler hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmezse müvekkili şirketin geri dönülemez zararlara uğrayacağının kuvvetle muhtemel olduğunu belirterek,
davalıya karşı herhangi bir borçlarının bulunmadığının tespitine, çeklerin 3.kişilere ödenmesinin önüne geçmek için tedbiren ilgili 2413765 numaralı ve 2413766 numaralı çeklere ödeme yasağı konulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; davanın kambiyo senedinde bedelsizlik iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkin olduğu, bedelsizlik iddiasının şahsi def'ilerden olup yalnızca hukuki ilişkinin tarafları arasında ileri sürülebileceği, hukuki ilişkinin tarafı olmayan 3.kişilere karşı ileri sürülemeyeceği, dava dilekçesi ve dosya kapsamı nazara alındığında ödeme yasağı konulması için davalı yönünden gerekli yasal koşulların oluştuğu gerekçesiyle talebin davalı yönünden kısmen kabulüne, davanın tarafı olmayan 3.kişiler yönünden reddine verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; mahkemece davanın dayanağının yanlış tespit edildiğini, yanlış gerekçe üzerinden karar verildiğini, davalının dava konusu çekleri 3. kişilere ciro ettiğini, bu durumun telafisi imkansız zarara neden olacağını bildirerek ihtiyati tedbir talebinin 3. kişileri de kapsayacak şekilde verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık; somut olayda ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep; ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına ve özellikle ihtiyati haciz koşullarının bulunmamasına göre ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1.b.1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
NOT
BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi, E. 2025/1531, K. 2026/409, 3 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama